Son aylarda ve özellikle son günlerde sıradan soğan piyasası son derece gergin ve hareketli günler geçiriyor. Avrupa diken üstünde, Asya temkinli, Afrika ise bağımlı durumda. Dünyadaki üreticiler ise piyasadan çok gökyüzüne, yani havaya bakıyor. Çünkü bu yıl iklim değişiklikleri soğanı tam anlamıyla stratejik bir ürüne dönüştürdü.
Piyasadaki bu gerginlik nadiren görülen bir kombinasyondan kaynaklanıyor: erken gelen sezonlar, kavurucu sıcaklar, kuraklık, lojistik sorunlar ve tükenmiş üreticiler. Soğan, tam zamanında ekilip biçilmesi gereken bir ürün. Sıcaklıklar aniden fırlarsa rekolte düşüyor, sezon gecikirse kalite bozuluyor, aşırı yağışlarda ise soğanlar çürüyor. Bu yıl Avrupa sezona erken girdi ancak ihraç edilebilecek miktarlar sınırlı kaldı. Polonya, Hollanda ve Almanya'daki tarlalar yüksek sıcaklıklar nedeniyle stres yaşadı. Bu durum üreticileri temkinli hale getirdi ve ürünlerinin bir kısmını iç piyasada tutmalarına neden oldu.
İşte krizin ilk belirtileri böylece ortaya çıktı: piyasa nefes almakta zorlanmaya başladı. Tüccarlar gergin bir bekleyişten, analistler oynaklıktan, tüketiciler ise anlaşılmaz zamlardan bahsediyor. Ancak gerçek çok basit: iklim tam da soğanın en savunmasız olduğu noktayı vurdu.
Soğan istikrar isteyen bir ürün. Ani değişikliklere tahammülü olmayan bir döngüde yetişiyor. Ilıman sıcaklık, düzenli nem ve su tutmayan toprak istiyor. Avrupa'da bu dengeyi sağlamak oldukça zor. Haziran ve Temmuz aylarındaki sıcaklar erken olgunlaşmaya yol açarken, bazı bölgelerdeki kuraklık soğanların boyutunu küçülttü. Üreticiler kendilerini iç piyasa için yeterli ama ihracat için yetersiz bir rekolte ile karşı karşıya buldu. Avrupa ihracat yapmadığında ise küresel piyasa gerilmeye başlıyor.
Küresel borsalarda Euro bazlı fiyatlar stabil görünse de bu sadece bir illüzyon. Analizler, yeni iklim şoklarında fiyatların fırlayabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa'da soğan şimdiden son üç yılın ortalamasının üzerinde satılıyor. Güney Avrupa'da artış hissedilir düzeydeyken, Orta Avrupa'da haftalar arasında keskin dalgalanmalar yaşanıyor. Perakendede ise fiyatlar her zamankinden yüksek. Bazı ülkelerde tüketicilerin yıllardır görmediği rakamlar telaffuz ediliyor.
Şu anda Avrupa borsalarında soğan kilogramda 0.55 ile 0.85 Euro arasında işlem görüyor. Hollanda ve Polonya'dan gelen kaliteli ürünlerde bu rakam 0.95 Euro'ya kadar çıkıyor. Bu, geçen yazki ortalama fiyatlara kıyasla yüzde 15-20'lik bir artış anlamına geliyor. Sıcakların erken ekimleri vurduğu İtalya ve İspanya gibi güney bölgelerinde ise artış yüzde 25'i aşıyor. Perakendede tablo çok daha çarpıcı: Bulgaristan'da süpermarketlerde soğan kilogramda 0.60 ile 1.00 Euro arasında satılırken, Batı Avrupa'da çeşidine ve menşeine göre 1.80 ile 2.80 Euro arasında değişiyor. Bu, son üç yılın en yüksek seviyesi ve erken sezon, tarlalardaki stres ile sınırlı ihracat miktarlarının doğrudan bir sonucu. Piyasa gergin, çünkü yeni bir sıcak hava dalgası tahmini fiyatları daha da yukarı çekebilir ve hem üreticiler hem de tüccarlar bunun farkında.
Küresel üretim ve ihracat liderleri çok net: Hindistan ve Mısır. Bu iki ülke, özellikle Orta Doğu, Afrika ve Avrupa'nın bir kısmına giden uluslararası ticaret akışını yönlendiriyor. İhracatları istikrarlı olsa da Avrupa'daki dalgalanmaları telafi etmeye yetmiyor. Avrupa güçlü bir üretici ancak ihracatta küresel bir lider değil. Daha çok büyük iç pazarları olan ve küresel ticarete hakim olma kapasitesi sınırlı bölgesel bir oyuncu konumunda.
Avrupa kilit bir ihracatçı olmak, küresel ticaretten büyük pay kapmak ve fiyatları belirleyen faktör olmak istiyor. Ancak bunu başaramıyor. Bunun üç temel nedeni var: iklim öngörülemez, üretim maliyetli ve Asya ile Afrika'dan gelen rekabet son derece agresif. Avrupa soğanı kaliteli ama kitlesel bir üretim yapamıyor. Bu da onu kırılgan hale getiriyor. Sezon iyi geçtiğinde Avrupa piyasayı dengeliyor, ancak sezon zayıf geçtiğinde tüm dünya bu gerilimi hissediyor.
Peki bu tabloda Bulgaristan nerede duruyor? Bulgaristan istikrarlı bir bölgesel üretici konumunda. Piyasamız Avrupa'daki gelişmelere çok hızlı tepki veriyor. Avrupa'da erken hasat olduğunda ülkemize gelen ithalat ucuzluyor, Polonya ve Hollanda'daki tarlaları sıcaklar vurduğunda ise Bulgar soğanının fiyatı artıyor. Şu anda Bulgaristan ılıman fiyatlar bölgesinde yer alıyor ancak Avrupa rekoltesi beklentilerin altında kalırsa fiyatların artma potansiyeli yüksek. Üreticilerimiz baskı altında çalışıyor; maliyetler artıyor, iklim istikrarsızlığını koruyor ve ithalattan gelen rekabet çok güçlü.