Hem Fas çekirgesi hem de beyaz alınlı çekirge insanlar için tehlikeli değil
Son haftalarda sosyal medyada Bulgaristan'ın farklı bölgelerinden dev çekirge istilasıyla ilgili çok sayıda şikayet paylaşılıyor.
“Organize, kitlesel ve vahşi bir saldırı”, “bu iğrenç yaratıklar tarafından saldırıya uğradık” ve “bir tane çekirge yüzünden perdeyi kesmek zorunda kaldım” Facebook'taki yorumlardan sadece birkaçı.
Şikayetler ülke genelinden geliyor ancak ağırlıklı olarak Pazarcık, Filibe, Blagoevgrad, Sofya ve Sliven bölgelerinden. İnsanlar böceklerin her yerde olduğundan, balkon ve bahçelere çıkamadıklarından, sıcakta pencere ve kapıları açamadıklarından yakınıyor.
Birçok kişi sosyal medyada bunun Fas çekirgesi olduğunu söylüyor. Fas çekirgesi, Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerindeki en tehlikeli tarım zararlılarından biri. Popülasyonu büyüdüğünde sürü haline geçebiliyor; milyonlarca çekirge dev sürüler oluşturup bitki örtüsünü yok ediyor. İnsanlar için tehlikeli değil, hastalık taşımıyor, boyu 2 ila 4 cm arasında.
Yetkililer ise çoğu yerde aslında beyaz alınlı çekirge olduğunu söyleyerek halkı sakinleştirdi. Beyaz alınlı çekirge, Güney Avrupa'daki ağaç çekirgesi familyasının en büyük üyelerinden biri. Yetişkinleri 6-7 cm görünür uzunluğa ulaşabiliyor, bu da genellikle alışılmadık derecede büyük oldukları izlenimi yaratıyor. Bulgarca adını başının açık renkli alın kısmından alıyor. Bu tür de insanlar için tehlikeli değil.
İki tür arasındaki fark, beyaz alınlı çekirgenin bitki örtüsünü yok eden büyük sürüler oluşturma eğiliminin düşük olması. Ayrıca Bulgaristan'da Fas çekirgesinden daha yaygın.
Beyaz alınlı çekirge bir avcıdır ve diğer küçük böceklerle beslenir. Bu nedenle ekosistem için faydalı kabul edilir ve tarım zararlıları arasında sayılmaz.
Yaz aylarında kentsel alanlarda bu kadar yoğun görülmelerinin nedeni bir dizi faktörün birleşimi: böcekler şehirlerdeki yapay ışıklara çekiliyor. Geceleri genellikle sokak lambalarının, aydınlatılmış bina cephelerinin ve pencerelerin çevresinde görülebiliyorlar, bu da “istila” izlenimi yaratıyor.
Bu tür olaylar genellikle haziran ortasından temmuz sonu veya ağustos başına kadar gözlemleniyor, ardından türün sayısı önemli ölçüde azalıyor.