Icerige atla
Yaşam ⭐ 72/100

Bu şehirlerdeki gıda en çok kirletiyor: Paris ve Berlin büyük suçlulardan

Bu şehirlerdeki gıda en çok kirletiyor: Paris ve Berlin büyük suçlulardan

Masaya gelen yiyeceğin iklim üzerindeki etkisi göründüğünden çok daha büyük. Ne yediğimiz kadar yiyeceğin nasıl üretildiği, işlendiği ve bize nasıl taşındığı da önem taşıyor. Leyden Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı kapsamlı araştırma bunu gösteriyor. Araştırma BTA’nın Phys.org’a dayandırdığı haberine göre yürütüldü. Araştırmacılar 159 ülkedeki 12.228 kent merkezini inceleyerek beslenmeyle bağlantılı sera gazı emisyonlarını izledi.

Environmental Research Letters dergisinde yayımlanan sonuçlara göre beslenme kaynaklı karbon ayak izi nispeten az sayıda kentte yoğunlaşıyor. 200 şehir, incelenen tüm kent bölgelerindeki beslenmeyle ilgili emisyonların 45,6’sını üretiyor. Bu kentlerde incelenen bölgelerin kentsel nüfusunun 39,8’i yaşıyor. İncelenen kentlerde beslenmeyle bağlantılı toplam emisyonlar yılda yaklaşık 5,15 gigaton karbondioksit düzeyinde.

Nedenler kentten kente değişiyor. Bazı kentlerde asıl sorun nüfusun beslenme alışkanlıkları olurken, bazılarında emisyonların büyük bölümü yiyeceğin üretim, işleme ve dağıtım biçimi kaynaklı.

Bilim insanları beslenme modellerinin kentler arasındaki emisyon farklılıklarının yaklaşık 48’ini açıkladığını tespit etti. Yine 48’i gıda tedarik zincirlerinin verimliliğiyle ilişkili. Kalan 4’lük kısım nüfusun yaş yapısı gibi demografik faktörlerden kaynaklanıyor. Bu durum kentlerin beslenme karbon ayak izini azaltmak için tek bir yolunun olmadığını gösteriyor.

Paris ve Berlin’de sorun menüde. Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin en büyük etkiyi yaratacağı kentler arasında Paris ve Berlin bulunuyor. Bu kentlerde gıda tedarik zincirleri görece verimli ancak nüfus iklim ayak izi yüksek ürünleri, özellikle et ve süt ürünlerini daha fazla tüketiyor. Araştırmacılara göre emisyonları sınırlamada en etkili adım menüde değişiklik yapmak olabilir.

Cakarta ve Dakka’da sorun tedarik zincirinde. Cakarta ve Dakka gibi kentlerde durum farklı. Beslenme daha çok bitkisel ürünlere dayanıyor ancak yiyeceğin üretimi ve dağıtımı yüksek emisyon yaratıyor. Bu kentlerde beslenme alışkanlıklarından çok tedarik zincirlerinin iyileştirilmesi daha fazla sonuç verir.

Lima ve Sao Paulo’da hem beslenme hem de üretim ve dağıtım tarafında önlem alınması gerekiyor. Her iki alanda da aksiyon alınması gerekiyor.

Kahire için yeterli veri yok. Kahire, mevcut bilginin emisyonların asıl kaynağını yeterince net göstermediği bir kent örneği olarak gösteriliyor. Bu durum en etkili azaltım önlemlerinin seçilmesini zorlaştırıyor.

Bilim insanlarının ulaştığı sonuç, kentlerde beslenmeyle ilgili emisyonları azaltmak için evrensel bir reçete olmadığı yönünde. Önlemler yerel beslenme alışkanlıklarına, ekonomik koşullara ve gıda üretim ile dağıtım sistemlerinin işleyişine göre uyarlanmalı. Bu amaçla kentlerin karşılaştırılmasına ve beslenme ayak izinin izlenmesine olanak tanıyan MATILDA-City çevrimiçi platformu geliştirildi. Araştırmacılara göre bu tür veriler yerel yönetimlerin iklim üzerinde en büyük etkiye sahip hangi gıdaların ve tedarik zincirinin hangi aşamalarının olduğunu belirlemesine ve hedefli önlemlerin en iyi sonucu vereceği noktaları bulmasına yardımcı olabilir.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü