Yol Güvenliği Enstitüsü, yürürlüğe giren "bonus-malus" sisteminin sürücülerin trafikteki davranışlarını düzeltmede hiçbir önleyici etkisi olmadığını savundu. Enstitü yetkililerine göre, sistemin asıl dayanağı olması gereken Risk Değerlendirme, Yönetimi ve Kontrolü için Tek Bilgi Sistemi'nin kurulması için tanınan 18 aylık süre henüz dolmadı.
Enstitü temsilcileri, gerçek bir "bonus-malus" sisteminin sigorta şirketlerinin kasasını doldurmak için değil, sigortacıları yol güvenliğine ortak etmek için tasarlanması gerektiğini vurguladı. Asıl amacın risk yönetimi ve önleme olması gerekirken, mevcut düzenlemenin sigorta şirketlerine kendi risklerini daha hassas fiyatlandırma ve yönetme imkanı tanıyan bir araç haline geldiğini belirten yetkililer, "Gerçek bir sistem, kaza olmadan önce sürücünün davranışlarını, kurallarını ve risk algısını etkilemelidir" dedi.
Enstitü, Mali Denetim Komisyonu'ndan (KFN) net cevaplar istedi. Kurum, "Güvenli sürücünün elde edeceği gerçek mali fayda nedir? Kuralları sürekli ihlal eden bir sürücünün karşılaşacağı gerçek mali yaptırım nedir?" sorularının yanıtlanmadığı sürece, ortada önleyici bir sistem değil, sadece sigorta şirketlerini avantajlı kılacak bir mekanizma olduğunu savundu.
Zorunlu "Mali Sorumluluk" (Trafik) sigortasında uygulanan "bonus-malus" sistemi 25 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girmişti. Sistem, her sürücünün son beş yılda karıştığı kazaların ve verdiği zararların geçmişine dayanıyor. Mali Denetim Komisyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, sürücülerin sigorta geçmişleri, hangi şirkette sigortalı olurlarsa olsunlar, Garanti Fonu tarafından merkezi olarak doğrulanacak. Buradaki temel amaç, sigorta şirketlerinin Garanti Fonu onaylı eksiksiz ve doğru verilerle, her bir sürücü için üstlendikleri riski en doğru şekilde hesaplayabilmelerini sağlamak.