Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV), Avrupa Şampiyonası öncesi Bulgaristan erkek milli takımını tanıttı. Kurumun resmi sitesinde yer alan oldukça duygusal yazıda, milli takımın bir yıl içinde nasıl bir gelişim gösterdiği; Dünya Şampiyonası'ndaki gümüş madalyadan, bir ay sonra başlayacak Avrupa Şampiyonası'na uzanan süreci anlatıldı. Bulgaristan, Avrupa Şampiyonası'na İtalya, Finlandiya ve Romanya ile birlikte ev sahipliği yapıyor.
CEV'in yazısında şu ifadelere yer verildi: "Bu sonbahar 'Arena 8888' farklı görünecek. Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandıktan sadece bir yıl sonra, Bulgaristan kendi seyircisi önünde oynamaya hazırlanıyor. Gianlorenzo Blengini yönetimindeki takım, halkın sokaklara dökülüp kahramanlarıyla birlikte kutlama yapmasını sağlamıştı. Şimdi kendi seyircisi önünde bir Avrupa Şampiyonası var. Bulgaristan'ın yer aldığı grubun zorluğunu kelimelerle anlatmak güç. Polonya, Ukrayna, Kuzey Makedonya, Portekiz ve İsrail, dört grup arasındaki en zorlu kadroyu oluşturuyor."
Başantrenör Blengini için artan beklentiler omuzlarında bir yük değil. Bu beklentiler, kaydedilen ilerlemenin net bir kanıtı olarak görülüyor.
İtalyan çalıştırıcı konuyla ilgili şunları söyledi: "Baskıyı bir gerilim olarak değil, değerli bir şey başardığımızın bir takdiri olarak görüyoruz. Yüksek beklentileri hak ettik. Bu da bize tatmin duygusu veriyor. İnsanlar artık bizi en iyi takımlarla aynı seviyede görüyor; bu da projeye başladığımızda koyduğumuz temel hedeflerden biriydi."
Milletler Ligi'nde alınan 8.'lik, hafif bir hayal kırıklığı yarattı. Takım, puan averajıyla finallere çok az bir farkla veda etti. Ancak asıl önemli olan, gerçek zamanlı olarak gelişen ve güçlenen büyük resim. Blengini takıma taze kan kattı, farklı taktik varyasyonlarını denedi ve Bulgaristan'ın uluslararası arenada herkesle rekabet edebileceğini, aynı zamanda ayaklarının yere sağlam bastığını kanıtladı.
Blengini sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl Milletler Ligi'nin seviyesi daha yüksekti ve biz kendimize olan büyük güvenimizle her rakibin karşısına çıkabileceğimizi gösterdik. Her takımın bizi zorlayabileceğinin farkındayız. Bunu Milletler Ligi'nde kanıtladık; puan kazanmada kilit rol oynayan genç çocukları kadroya dahil ettik. Genç olup olmaması önemli değil, önemli olan oyuncunun sahaya ve takıma kattığı kalitedir. Avrupa Şampiyonası'nda zor bir grupta olduğumuzu biliyoruz. Belki de en zor grup. Ancak uzun soluklu turnuvalarda sadece nihai hedefe odaklanmanın bir anlamı yok. Maç maç ilerlemeli, her gün mümkün olan en iyi şekilde hazırlanmalı ve her yeni maça alçakgönüllülükle ve tam bir konsantrasyonla çıkmalıyız."
Blengini taktiksel pusulayı belirlese de, bu kolektifin kalbi Denislav Bardaşkov gibi oyuncular sayesinde atıyor. Genç oyuncunun Milletler Ligi'ndeki çıkışı, istatistiksel bir başarının çok ötesindeydi. Bu, aynı zamanda tribünlerden takımı izlerken yeşeren bir çocukluk hayalinin gerçeğe dönüşüydü.
Bardaşkov duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Milli formayı giymek, uluslararası arenada kendi seyircimizin önüne çıkmak, dünyanın en iyilerine karşı oynayıp ülkeniz için kazanmak... Bundan daha güzel bir his olamaz. Çocukken bu, hayallerimin zirvesiydi. İzlediğim her an bunun bir parçası olmak istedim. Milletler Ligi'ne katılmak bize tam olarak neyi geliştirmemiz gerektiğini gösterdi. Takım ruhu çok yüksek seviyede. Her birimiz başarıya açız ve büyük işler başarmak istiyoruz. Her geçen gün salonun içinde ve dışında birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Avrupa Şampiyonası'nda elimizden gelenin en iyisini yapmak ve insanları tekrar kutlamaya çıkarmak istiyoruz."