Alman Bild gazetesi, NATO'nun Rusya'nın Estonya, Letonya veya Litvanya'ya yönelik olası bir saldırısına karşı üç temel harekat planı geliştirdiğini duyurdu. Konseptin temel amacı, Rus ordusunun ilerleyişini en kısa sürede durdurmak ve saldırıya devam etme kapasitesini en aza indirmek. Gazeteye göre bu plan; hava kuvvetleri, füzeler, insansız hava araçları, otonom kara sistemleri ve özel kuvvetlerin ortak kullanımını öngörüyor. Bild, bu üç senaryoyu ABD'li Binbaşı Andrew Pinckney'in öncülük ettiği yeni bir kara savaşı konseptiyle ilişkilendiriyor.
Baltık bölgesi, en hassas nokta olmaya devam ediyor. Bu iddialar, NATO'nun doğu kanadındaki savunmasını keskin bir şekilde artırmasıyla gündeme geldi. NATO, müttefiklerin hava sahasının Eylül 2025'te ihlal edilmesinin ardından ek savaş uçakları, hava savunma sistemleri, keşif uçakları ve gemilerin de dahil olduğu Doğu Nöbetçisi operasyonunu başlattığını açıkladı. Haziran 2026 itibarıyla İttifak, Estonya, Letonya ve Litvanya da dahil olmak üzere doğu kanadında dokuz çok uluslu muharebe grubu konuşlandırmış durumda.
Bölgedeki gerilim sadece planlarla sınırlı değil, sahada da doğrudan hissediliyor. 14 Ağustos'ta yabancı bir insansız hava aracı Letonya hava sahasına girmiş ve Balvi yakınlarında bir NATO ülkesinin savaş uçakları tarafından düşürülmüştü. Letonya ordusu o dönemde aracın menşei konusunda kesin bir açıklama yapmamıştı.
İlk hamle: Füze saldırısını kırmak. Rus kuvvetlerinin Baltık bölgesine füze ve dronlarla saldırıp eş zamanlı olarak kara harekatına başlaması senaryosunda, ilk görev vuruşu yapan sistemleri etkisiz hale getirmek. Bunun için savaş uçakları, füzeler ve insansız hava araçları kullanılacak. Potansiyel hedefler arasında, Moskova'nın önemli füze ve hava savunma kapasiteleri konuşlandırdığı Polonya ile Litvanya arasındaki Rus toprağı Kaliningrad bölgesi de var. Buradaki fikir, bu sistemlerin NATO'nun Baltık semalarındaki harekatını engelleme yeteneğini kısıtlamak.
Sınırlarda otonom bölge oluşturulacak. İkinci hat ise oldukça fütüristik bir görünüm çiziyor. Rusya ve Belarus sınırlarında, asker varlığının en aza indirildiği bir tür otonom bölge kurulacak. İlerleyen birliklere karşı bu bölgelerde ağırlıklı olarak dronlar ve insansız kara muharebe araçları görev yapacak. Bu yön, NATO'nun kamuya açık çalışmalarında da kendisini gösteriyor. İttifak, Haziran ayında insansız ve minimum personel gerektiren sistemleri kullanan bir kara harekatı konseptini duyurmuştu. Şubat ayında ise sekiz Baltık müttefiki, teknolojik ve çok alanlı yeteneklerin entegrasyonunu hızlandırmak üzere anlaşmaya varmıştı.
Üçüncü hamle Rus sınırını geçiyor. Savaşın uzaması durumunda, Bild'e göre bir sonraki görev Rusya'nın ilerleyen kuvvetlerini ikmal etme yeteneğini kesmek olacak. Özel kuvvetler, Rus topraklarındaki askeri ve lojistik hedeflere; havaalanlarına, savunma sanayii tesislerine, köprülere ve personel ile zırhlı araçların taşındığı demiryolu hatlarına karşı kullanılabilecek. Alman basınında yer alan konseptte, Vladimir Putin yönetimine karşı çıkan Rusların da kullanılması değerlendiriliyor. Ayrıca, dronların ve robotik sistemlerin Rus askeri havaalanlarına ve üslerine karşı harekat yapması için Rus topraklarına aktarılacağı bir tür hava köprüsü de öngörülüyor.
Moskova neyle karşılaşacağını bilmeli. Bild'e göre bu senaryo, Rus topraklarının ele geçirilmesini veya elde tutulmasını öngörmüyor. Böyle bir gelişmedeki nihai askeri hedef, Rus kuvvetlerini NATO sınırlarının geri itmek ve saldırıya yeniden başlama kapasitelerini sınırlamak. Bild tarafından yayımlanan somut operasyonel detayların büyük bir kısmı NATO tarafından kamuya açık olarak doğrulanmış değil. Ancak İttifak, Soğuk Savaş'tan bu yana en kapsamlı savunma planlarına ve müttefikleri korumak için önceden belirlenmiş özel kuvvetlere sahip olduğunu resmi olarak belirtiyor. NATO, önlemlerinin tamamen savunma amaçlı olduğunu ve caydırıcılığın her üye ülkeyi koruma kapasitesini ve kararlılığını göstermesi gerektiğini vurguluyor.