Detaylı imar planı olmayan yapılarla ilgili 230 tespit tutanağı düzenlendi.
Bu yapılardan 12'si için şimdiden yıkım kararı çıkarıldı.
Bölgesel Kalkınma Bakanı İvan Şişkov'a göre, yerel su ve elektrik dağıtım şirketleri gerekli iş birliğini sağlamıyor.
Devlet ve Varna Belediyesi, Baba Alino mevkiindeki sözde 'kaçak şehir' olarak adlandırılan bölgeye karşı yeni adımlar atıyor. Kaçak yapılara su ve elektrik bağlantılarının kesilmesinin yanı sıra, yıkımlarına dair yeni kararlar da çıkarılacak.
Bu açıklamalar, Bölgesel Kalkınma Bakanı İvan Şişkov ve Varna Belediye Başkanı Blagomir Kotsev'den geldi.
Şu anda 12 yapı için yıkım kararı verilmiş durumda. Belediye Başkanı Kotsev, önümüzdeki haftalarda 8 karar daha çıkarılmasını beklediklerini belirtti.
Belediye Başkanı, "Bir iki hafta içinde yıkım kararlarının toplam sayısı 20'ye ulaşacak" dedi. Mevcut tespit tutanakları bulunan 22 yapının tamamı için bir ay içinde yıkım kararı çıkarılması hedefleniyor.
Atılacak bir sonraki adım, bu kaçak yapıların su ve elektrik bağlantılarını kesmek.
İvan Şişkov, devletin zaten Varna Su ve Kanalizasyon İdaresi (ViK) müdürünü değiştirmek için bir süreç başlattığını söyledi. Amaç, yeni yönetimle birlikte bu yapılara giden suyu kesmek için teknik bir çözüm bulmak.
Şişkov, "Bu işe bulaşan herkesi değiştireceğiz. Çok kısa süre içinde ViK'in yeni yönetimiyle teknik çözümü bulacak ve kaçak yapılara giden suyu keseceğiz" ifadelerini kullandı.
Olayı tartışmasız bir kaçak inşaattan ibaret olarak nitelendiren Bakan Şişkov, yıllar içinde bu sürece birçok kurumun dahil olduğunu vurguladı.
"Şimdiye kadar pek çok kurum bu hukuk dışılığın bir parçası oldu. Umarım artık yargı sistemi vatandaşların yanında yer alır. Bu binaların yıkımının başladığını görmek istiyorum" diyen Bölgesel Kalkınma Bakanı, sürecin takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.
Belediye Başkanı Blagomir Kotsev'e göre, belediye daha 2025 yılında inşaatı durdurma kararı verilen ilk beş yapı için elektrik kesintisi talep etmişti.
Ancak Varna Su ve Kanalizasyon İdaresi ile Kuzey Elektrik Dağıtım Şirketi (ERP Sever) bu talebi reddetti. Zira ana elektrik ve su hatları yasal olarak inşa edilmiş bir binadan geçiyor ve kaçak yapılara bu binadan bağlantı verilmiş durumda.
Kotsev, "Kaçak binaların su ve elektriğini kesmek için yasal binanınkini de kesmek zorunda kalıyoruz" açıklamasını yaptı.
Ona göre şirketler, sadece kaçak inşaata giden bağlantının kesilebileceği tam sınırı belirlemelerini istedi.
Belediye Başkanı, bölgedeki yapılar için şu anda 22 tespit tutanağı bulunduğunu ve bunların yıkım kararına dönüştürüleceğini duyurdu.
12 yapı için yıkım kararı çıkarken, 8'i için de önümüzdeki haftalarda belge düzenlenmesi bekleniyor.
İşler planlandığı gibi yürürse, iki hafta içinde karar sayısı 20'ye, bir ay içinde ise tüm 22 yapı için yıkım kararlarına ulaşılacak.
Ancak gerçek yıkım süreci sadece belediyenin elinde değil. Şişkov'a göre, son tarihi yargı süreçleri belirleyecek.
Şişkov ayrıca, detaylı imar planı olmayan yapılar için 230 tespit tutanağı düzenlendiğini hatırlattı. Ona göre, bu yapıların yapı kullanım izni (tolerans belgesi) almaması gerekiyordu.
Bakan, Varna Belediye Başkanı'na bölge için verilen detaylı imar planı iznini geri çekmesi ve iptal etmesi çağrısında bulundu. Söz konusu belgenin ciddi kusurlar içerdiğini ve zaten yapılmış olan kaçak inşaatları yasallaştırma girişimi olduğunu savundu.
Bölgeyle ilgili denetimler devam ediyor.
Bölgesel Kalkınma Bakanı, geçici bakanlığı döneminde Baba Alino mevkiine dair kendisine herhangi bir ihbar ulaşmadığını ve o dönemde bir soruşturma yürütmediğini belirtti.
Bir yapının kaçak sayılmasının, mal sahibinin ev için noter satış senedine sahip olmasıyla nasıl çelişebileceğine dair bir soru üzerine Şişkov, yatırımcının hangi belgeleri sunduğunu bilmediğini açıkladı.
Bakan, kaçak binaların inşasında yolsuzluk ihtimalini de dile getirdi.
Baba Alino meselesi, çok sayıda müstakil mülk ve halihazırda ortaya çıkan hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle karmaşık bir hal almış durumda. Kurumların artık sadece tespit ve karar aşamasından çıkıp, önlemleri fiilen uygulamaya geçmesi bekleniyor.
Binaların gerçekten yıkılıp yıkılmayacağı ve bunun ne zaman gerçekleşeceği ise hem belediyenin hem de devlet kurumlarının atacağı adımlara ve mahkeme kararlarına bağlı.