Atina'nın Kipseli semtinde terk edilmiş bir binada 18 Temmuz'da bir bavul içinde bulunan parçalanmış cesedin, 38 yaşındaki İngiliz bir kadına ait olduğu ortaya çıktı.
Yunan polisi, Interpol ile yaptığı işbirliği sayesinde iki haftadan kısa bir sürede cesedin kimliğini belirlemeyi başardı. Olayın hemen ardından alınan parmak izleri Yunan veri tabanlarında eşleşmedi. Polisin işini zorlaştıran bir diğer unsur da Yunanistan'da bu tarife uyan bir kadının kaybolduğuna dair herhangi bir ihbarın yapılmamış olmasıydı.
Kayıp kişilerin yakınlarından alınan örneklerle yapılan DNA analizleri de sonuç vermeyince soruşturma ülke sınırlarının dışına yöneldi.
Yunan polisi, kurbanın verilerini birçok ülkenin yetkili birimlerine göndererek Interpol'den yardım istedi.
Soruşturmacıların elindeki az sayıdaki ipucundan biri kadının kıyafetleriydi. Yapılan incelemede kadının, üzerinde bir Fransız üniversitesinin logosu bulunan şort giydiği tespit edildi. Bu detay, kadının büyük olasılıkla Yunan vatandaşı olmadığı ihtimalini güçlendirdi.
Interpol, Yunan polisine kurbanın kimliğinin belirlendiğini bildirdi. Söz konusu kişinin, baş harfleri E.R. olan, Şubat 1988'de İskoçya'da doğmuş 38 yaşında bir İngiliz kadın olduğu açıklandı. Kadının, ABD üzerinden Kıbrıs'a uçtuktan sonra Yunanistan'a geldiği tahmin ediliyor.
Soruşturmacıların şu anki en önemli görevi, kadının tüm seyahat rotasını yeniden oluşturmak ve yalnız mı seyahat ettiğini yoksa bir başkası tarafından mı eşlik edildiğini belirlemek.
Polis, kadının ülkeye giriş yaptıktan sonraki tüm hareketlerine odaklanmış durumda. Ziyaret ettiği yerler, olası temasları ve kaldığı otel ya da evler tek tek inceleniyor.
Yunan polisinin, İngiliz kadının Yunanistan'a geldiği havayolu şirketinden de bilgi talep etmesi bekleniyor. Ayrıca güvenlik kamerası kayıtları, telefon görüşmeleri ve hayatının son günlerine ışık tutabilecek diğer deliller de analiz ediliyor.
Polisin temel hedefi, cesedin bulunduğu bavulu terk edilmiş binaya bırakan kişiyi ve cinayete karışmış olabilecek herkesi tespit etmek. Yetkililer, kadının ölümünün cesedin bulunmasından beş ila yedi gün önce gerçekleştiğini hesapladı. Yunanistan'daki İngiliz Büyükelçiliği ve kadının babası trajediden haberdar edildi.
Olay, Yunanistan'da büyük bir kamuoyu ilgisi uyandırmaya devam ediyor. Yetkililer, kadının yolculuğuna dair yeni bilgilerin, ülkede son ayların en gizemli cinayetlerinden birinin aydınlatılmasına yardımcı olmasını bekliyor.