Ankara, bugün ve yarın dünya siyasetinin merkezi haline geliyor. NATO'nun 36. zirvesi, ittifakın 32 üye ülkesinin liderlerini bir araya getiriyor. Türkiye'nin başkentinde, bugün gelecek olan ABD Başkanı Donald Trump, Genel Sekreter Mark Rutte, ortak ülkelerin ve uluslararası kuruluşların temsilcileri ile binlerce diplomat, askeri uzman ve gazeteci ağırlanıyor.
Bulgaristan heyetine Başbakan Rumen Radev başkanlık ediyor. Radev dün Ankara'ya geldi ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikili ilişkilerin gelişimi üzerine görüştü.
Zirve, transatlantik bağın her zamankinden daha gergin göründüğü bir dönemde başlıyor. Ukrayna, savunma harcamaları, askeri sanayi ve ABD'nin Avrupa'daki rolü gündemin merkezinde yer alıyor.
Ankara, İttifakı İkinci Kez Ağırlıyor
İki gün sürecek zirve, Türkiye'nin başkentindeki Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacak. Bu, Türkiye'nin 2004'teki İstanbul zirvesinden sonra ev sahipliği yaptığı ikinci NATO zirvesi. Ankara için bu, son yılların en büyük uluslararası ev sahipliklerinden biri; aynı anda diplomatik, askeri, lojistik ve medya açısından bir sınav niteliği taşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefikleri, ülkesinin yine birçok kritik hattın merkezinde olduğu bir dönemde ağırlıyor: Karadeniz, Orta Doğu, Suriye, Gazze, göç, enerji koridorları ve ABD ile ilişkiler. Bu nedenle zirve sadece sıradan bir ittifak forumu değil, aynı zamanda Türkiye'nin ev sahibi ülke ve büyük bir bölgesel rolü olan bir müttefik olarak ağırlığını gösterdiği bir sahne.
Bulgaristan Zirveye Radev-Erdoğan Görüşmesinin Ardından Giriyor
Rumen Radev, zirvenin başlamasından önce Ankara'ya geldi ve Erdoğan ile bir görüşme yaptı. İkili, ikili ilişkilerin gelişimini ele aldı. Bu görüşme, Bulgaristan'ın varlığını daha geniş bir bağlama oturttu; sadece bir NATO zirvesine katılım değil, aynı zamanda Sofya ile Ankara arasında bağlantı, güvenlik, ticaret, ulaşım ve enerji gibi konularda devam eden diyaloğun bir parçası olarak değerlendirildi.
Zirvenin Bulgaristan için özel bir önemi var. Ülke, doğu kanadında bir müttefik, bir Karadeniz ülkesi ve Avrupa Birliği'nin dış sınırı olarak katılıyor. NATO gündeminde bu konular ayrı ayrı ele alınmıyor; caydırıcılık, askeri hareketlilik, göç baskısı, enerji güvenliği ve Karadeniz çevresindeki istikrar tartışmalarında kesişiyor.
Daha Fazla Savunma, Daha Fazla Üretim
Zirvenin ana başlıkları arasında ittifakın caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, Avrupa-Atlantik güvenliği, savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayisinin geliştirilmesi, NATO'nun gelecekteki stratejik hedefleri ve Ukrayna'ya devam eden destek yer alıyor. Bunlar artık diplomatik formüller gibi değil, müttefikler için günlük bir gereklilik olarak duyuluyor.
NATO, zirveye savunma harcamalarının gerçek bir güce dönüştüğünü gösterme hedefiyle giriyor: teçhizat, mühimmat, hava savunma sistemleri, yeni teknolojiler ve kriz anında daha hızlı tepki. Bu nedenle forumda savunma sanayisine özel bir vurgu yapılacak. NATO Savunma Sanayii Forumu, ittifakın üst düzey temsilcilerini, ortak ülkeleri ve şirketleri bir araya getirerek üretim kapasiteleri, yatırımlar ve ortak projeleri tartışacak.
Trump Ağır Sorularla Geliyor
En çok beklenen katılım, ABD Başkanı Donald Trump'a ait. Türkiye'ye ilk ziyareti olan bu seyahat, ABD'nin müttefiklerden beklentileri konusundaki gerginliğin ardından geliyor. Zirve öncesinde Trump, bazı NATO ülkelerinin Amerikan güçlerinin İran'a yönelik saldırılar için kendi üslerini kullanmasına izin verme konusunda tereddüt etmesinin ardından "sadakat" talep etti.
Bu anlaşmazlık, geleneksel olarak dünyanın en büyük askeri ittifakının birliğini göstermesi gereken bir foruma ekstra gerginlik katıyor. Ancak şimdi transatlantik bağ her zamankinden daha kırılgan görünüyor. Washington, Avrupalıların kendi güvenliklerinin yükünün daha büyük bir kısmını üstlenmesinde ısrar ederken, Avrupa başkentleri ABD'nin kıtadaki mevcut askeri varlığını sürdürüp sürdürmeyeceği konusunda netlik bekliyor.
Washington 'NATO 3.0'dan Bahsediyor
Zirve arifesinde ABD yönetimi, ittifakın bir tür yenilenmesi olarak tanımlanan 'NATO 3.0' formülünü gündeme getiriyor. Bunun arkasında, Avrupa'nın NATO içinde daha güçlü hale gelmesi ve müttefiklerin savunma, üretim ve hazırlık konusunda daha somut taahhütler üstlenmesi beklentisi yatıyor.
ABD'nin Avrupa'daki güçleri konusu en hassas başlıklardan biri olacak. Pentagon, ABD askeri varlığına ilişkin altı aylık bir inceleme başlattı. Odak noktası, Avrupa'nın kendi savunmasındaki ilerlemesi ve aynı zamanda ABD'nin üslere ve hava sahasına erişimi. Avrupalı müttefikler için bu sadece askeri bir matematik meselesi değil, aynı zamanda siyasi bir güvenlik meselesi.
Erdoğan ve Trump Baş Başa Görüşecek
Forum kapsamında Trump ile Erdoğan arasında baş başa bir görüşme yapılması bekleniyor. Bu görüşmenin ana başlıkları arasında Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına olası dönüşü, Suriye ve Gazze'deki durumun gelişimi ile ikili ve bölgesel gündemdeki diğer konular yer alacak.
Ankara ile Washington arasındaki ilişkiler yıllardır stratejik zorunluluk ile sert anlaşmazlıklar arasında gidip geliyor. Bu nedenle iki lider arasındaki görüşme sadece Türkiye ve ABD'de değil, tüm Avrupa'da dikkatle izlenecek. Alınacak kararlar veya verilecek sinyaller, savunma sanayii, bölgesel krizler ve NATO'nun güney kanadındaki denge açısından önem taşıyabilir.
Ukrayna, Müttefik Kaygılarının Merkezinde Olmaya Devam Ediyor
Zirvenin bir diğer büyük konusu Ukrayna'ya devam eden destek. Rusya ile savaş, tam kapsamlı işgalin beşinci yılına girerken Kiev'in ihtiyaçları büyük olmaya devam ediyor: mühimmattan eğitime, hava savunma sistemlerine kadar.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin programa katılması beklenirken, dışişleri bakanları NATO-Ukrayna Konseyi formatında toplanacak. Müttefiklerin Kiev'e siyasi ve askeri desteği teyit etmeleri, ancak Avrupa ülkeleri ve Kanada'nın Ukrayna'nın ihtiyaçlarının giderek daha büyük bir kısmını üstlendiği bir dönemde bunun nasıl daha sürdürülebilir hale getirileceğini tartışmaları bekleniyor.
Asya-Pasifik Ortakları da Resme Giriyor
Ankara'daki zirve sadece 32 üye arasında bir iç görüşme olmayacak. Erdoğan'ın katılımcılar için vereceği akşam yemeğinde Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda temsilcilerinin de bulunması bekleniyor. Müttefiklerin savunma bakanları, Hint-Pasifik bölgesindeki ortaklarıyla görüşecek ve ayrı bir toplantıda Körfez ülkelerinin temsilcileri yer alacak.
Bu, NATO'nun siyasi ufkunu nasıl genişlettiğini gösteriyor. İttifak Avro-Atlantik olarak kalıyor, ancak artık Çin, Rusya, Orta Doğu, siber tehditler ve askeri teknolojilerin tek bir resimde birleştiği küresel bir ortama bakıyor. Ankara, bu geniş ortaklık ağının yeni bir görünürlük kazanacağı yer olacak.
Türkiye Güvenliği Maksimuma Çıkarıyor
Türk yetkililer, forumun organizasyonunu ülkenin son yıllardaki en büyük uluslararası operasyonlarından biri olarak tanımlıyor. Güvenlik için yaklaşık 57.000 personel görev yapacak: 48.800'den fazla polis, 7.400'den fazla jandarma ve yaklaşık 640 siber güvenlik uzmanı.
Hava sahasında, ana yollarda ve Ankara'daki stratejik noktaların çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Yakın mahallelerin bir kısmında trafik sınırlaması var, bazı kamu çalışanlarına yolların yükünü azaltmak için izin verildi ve toplu etkinlikler yasaklandı. Forum öncesi yapılan kontrollerde, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin bildirdiğine göre iki gazeteci de dahil olmak üzere gözaltılar oldu.
Medya Merkezi Ayrı Bir Şehir Büyüklüğünde
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, modern iletişim altyapısı, genel kurul salonları, ikili görüşme odaları ve basın toplantıları için alanlarla donatıldı. Gazeteciler için Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kurulan Uluslararası Medya Merkezi, etkinliğin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Merkezde 1.800 çalışma masası, 40 montaj odası, 100'den fazla canlı yayın noktası ve 11 basın toplantı salonu bulunuyor. Bunların en büyüğü 500 kişi kapasiteli. Ankara, iki gün boyunca sadece bir diplomatik başkent değil, aynı zamanda ittifakın geleceğine dair mesajların yayılacağı dev bir dünya haber merkezi olacak.
Çalışma Oturumu Yarın
Liderlerin resmi çalışma oturumu Çarşamba günü yapılacak ve yaklaşık üç saat sürmesi bekleniyor. Oturumun ardından NATO, zirvenin sonuçlarına ilişkin kısa bir kapanış bildirisi yayımlayacak. O zamana kadar dikkatler ikili görüşmelere, Erdoğan'ın akşam programına, müttefikler ve ortaklarla yapılacak toplantılara ve Washington'dan gelecek sinyallere odaklanmış olacak.
Ankara, güvenlikle ilgili her sözün normalden daha ağır olduğu bir dönemde NATO'yu ağırlıyor. İttifakın birlik göstermesi, aynı zamanda sorulara yanıt vermesi gerekiyor: Avrupa savunması için ne kadar ödeyecek, Ukrayna nasıl desteklenecek, ABD'nin rolü ne olacak ve ittifak siyasi vaatleri gerçek askeri güce nasıl dönüştürecek?