Hakimler, bunların idari ihlallerin tespiti için olmadığını belirtiyor.
Anayasa Mahkemesi oybirliğiyle, en genel ifadeyle Rekabet Koruma Komisyonu'na (KZK) karmaşık kartel anlaşmalarını ortaya çıkarmak istediğinde trafik verilerini kullanma hakkı veren düzenlemeleri anayasaya aykırı ilan etti.
Bu metinlerin iptal edilmesi talebi geçen yıl kasım ayında dönemin Cumhurbaşkanı Rumen Radev tarafından yapıldı. Ona göre, KZK'ya verilen bu hak, temel yasada yer alan özel hayatın gizliliği ve haberleşmenin gizliliği ilkelerine aykırıdır.
Söz konusu metinler, 2025 yılında kabul edilen ve KZK'ya karteller ve diğer rekabet ihlallerini soruştururken telekomünikasyon operatörlerinden trafik verilerini talep etme, kullanma ve saklama imkanı veren düzenlemelerdir. Cumhurbaşkanı o dönemdeki talebinde, yasanın hassas bilgilere erişime net garantiler olmadan, net bir meşru amaç olmadan ve suistimale karşı etkili bir kontrol olmadan izin verdiğini belirtti. Cumhurbaşkanına göre metinler anayasanın yanı sıra uluslararası sözleşmelere de aykırıydı.
KZK, trafik verilerine erişim hakkını Elektronik Haberleşme Kanunu'nda yapılan değişikliklerle elde etti. İşletmelerin elektronik iletişim verilerinin, rekabet ihlallerinin incelendiği durumlarda gerektiğinde saklanması ve mahkeme izniyle KZK'ya sağlanması öngörülmüştü.
Anayasa Mahkemesi'ne göre ise KZK'ya sağlanan erişim, vatandaşların özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğü ve gizliliği gibi temel, anayasal olarak korunan haklarına müdahale teşkil etmektedir. Hakimler, bu durumda parlamentonun, temel yasanın trafik verilerinin yalnızca ağır suçların ortaya çıkarılmasında kullanılacağına dair sınırlamasını aştığını belirtiyor. Anayasa Mahkemesi ayrıca bu tür verilerin idari ihlalleri soruşturmak ve cezalandırmak için kullanılamayacağını belirtiyor.
Hakimler, KZK'nın erişebileceği trafik verilerinin, bu iletişimin içeriğini ifşa etmeden piyasa aktörleri arasında iletişim olup olmadığını tespit etmek için kullanılabileceğini, ancak bu verilerin diğer delillerle birlikte değerlendirilmek üzere yalnızca dolaylı delil olarak hizmet edebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle, bu önlemin ne geniş kapsamını ne de vatandaşların özel hayatının gizliliğine ve haberleşme özgürlüğü ve gizliliğine ciddi müdahale göz önüne alındığında yol açtığı temel hak ihlallerini haklı çıkarmadığını belirtiyorlar.