ABD başkanları genellikle büyük konuşmaları, savaşları ve resmi törenleriyle hatırlanır. Oysa Beyaz Saray'ın kapıları ardında, onların insani yönlerini ortaya koyan pek çok ilginç alışkanlık ve olay yaşanmıştır. Diş protezleri, küfürbaz bir papağan, sabah çıplak yüzme, evcil bir rakun ve karaya oturan tekneler bunlardan sadece birkaçı.
George Washington hakkında en yaygın efsane, tahta diş taktığıdır; ancak bu doğru değildir. İlk başkan ciddi diş sorunları yaşamış ve bu nedenle çeşitli malzemelerden yapılmış protezler kullanmıştır. İnsan veya hayvan dişleri, fildişi ve metal parçalardan oluşan bu protezler rahatsızlık vermiş, konuşmasını ve yemek yemesini zorlaştırmıştır. Portrelerindeki sert ifadenin ardında aslında bu protezlerin acısı yatıyor olabilir.
Thomas Jefferson yalnızca bir yazar ve düşünür değildi; aynı zamanda iyi bir kemancıydı. Gençliğinden itibaren keman çalan Jefferson, bu enstrümanı eğitimin önemli bir parçası olarak görüyordu. Yanında taşıdığı kemanıyla sık sık çalan Jefferson, müziği eşi Martha'yı etkilemek için de kullanmıştı. Monticello evinde kitaplar, mimari ve sohbetler kadar müzik de önemliydi.
James Madison, 1.63 metre boyu ve 45 kilo ağırlığıyla ABD tarihinin en kısa başkanıydı. Dönemin kalın kıyafetleri ve yüksek yakaları arasında pek etkileyici görünmeyen Madison, bu fiziksel özelliğiyle sıkça anılır.
John Quincy Adams, her sabah çıplak yüzme alışkanlığıyla dikkat çekti. Washington'un o dönem daha sakin olan sularına giren Adams, şehir uyanmadan yüzmeye çıkardı. Bir gazetecinin kıyafetlerinin üzerine oturarak ondan röportaj alma hikayesi de bu alışkanlığıyla özdeşleşmiştir.
Andrew Jackson'ın papağanı Pol, başkanın cenazesinde küfürler yağdırarak törenden çıkarılmıştı. Jackson'ın öfkeli mizacına bir gönderme olarak anlatılan bu hikaye, papağanın sahibinin sık kullandığı kelimeleri öğrenmiş olmasıyla açıklanır.
Martin Van Buren'in ana dili İngilizce değildi. Felemenk kökenli bir ailede büyüyen Van Buren, ilk olarak Felemenkçe konuşmayı öğrendi. Bu nedenle, anadili İngilizce olmayan tek ABD başkanı olarak bilinir.
John Tyler, 15 çocukla en fazla çocuğa sahip başkandır. İki evlilik yapan Tyler'ın bu kadar geniş bir aileye sahip olması, onun biyografisinin en ilginç yanlarından biridir. Çocuklarının ileri yaşlarda baba olması sayesinde Tyler'ın torunları 20. yüzyıla kadar yaşamıştır.
Abraham Lincoln, patent alan tek ABD başkanıdır. 1849 yılında, nehir taşımacılığında kullanılmak üzere hava odalı bir sistem icat etti. Buluş ticari başarı elde etmese de Lincoln'ün mühendislik yönünü göstermesi açısından önemlidir.
Ulysses S. Grant, at sürerken hız yaptığı için 20 dolar para cezasına çarptırıldı. Olay, başkanlığı döneminde yaşanmamış olsa bile, Grant'ın atlara olan düşkünlüğünü gösteren bir anekdottur.
James Garfield'ın iki eliyle farklı dillerde yazı yazabildiği söylenir. Bu iddia ne kadar abartılı olursa olsun, Garfield'ın eğitimine düşkün, klasik dillere hakim bir entelektüel olduğu bilinir.
Chester Arthur, şıklığıyla ünlüydü ve yaklaşık 80 pantolonu olduğu rivayet edilir. Gardırobuna verdiği önem onu dönemin diğer devlet adamlarından ayırıyordu.
Grover Cleveland'ın ağzındaki tümör, 1893 yılında gizlice alındı. Ameliyat, Oneida yatında gerçekleştirildi. Bu, ABD tarihinin en sıra dışı başkanlık ameliyatlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Benjamin Harrison ve eşi Caroline, Beyaz Saray'a elektrik geldiğinde düğmelere dokunmaktan korkuyorlardı. Bu nedenle ışıkları kendileri kapatıp açmıyor, çalışanlara bırakıyorlardı.
Theodore Roosevelt döneminde Beyaz Saray adeta bir hayvanat bahçesiydi. Ailenin çok sayıda evcil hayvanı vardı. En bilinen hikayelerden biri, midillinin hasta ziyareti için asansörle yukarı çıkarılmasıdır.
William Howard Taft'la ilgili en meşhur efsane, Beyaz Saray küvetine sıkışmasıdır. Doğruluğu kanıtlanamamış olsa da Taft için özel olarak büyük bir küvet yaptırıldığı bilinir.
Calvin Coolidge, Şükran Günü yemeği için gönderilen rakunu kesmek yerine ona Rebecca adını verdi ve beslemeye başladı. Rebecca, Beyaz Saray'da tasmayla gezdirilen sıradışı bir evcil hayvan oldu.
Herbert Hoover ve eşi Lou, Çin'de yaşadıkları dönemde öğrendikleri Çinceyi başkanlık yıllarında da kullandı. Özel konuşmalarını çevredekilerin anlamasını engellemek için sık sık Çince konuşuyorlardı.
Harry Truman'ın kızı Margaret'in piyanosu, 1948 yılında zeminin çökmesiyle neredeyse alt kata düşüyordu. Bu olay, Beyaz Saray'ın yapısal sorunlarını ortaya çıkardı ve binanın acilen onarılması gerektiğini gösterdi.
Dwight Eisenhower, boş zamanlarında resim yaparak dinleniyordu. Portreler ve manzaralar çizen Eisenhower'ın eserleri daha sonra sergilenmiştir.