Avrupa Birliği yetkilileri, Çin'den ithal edilen plug-in hibrit araçlara ek gümrük vergisi getirme olasılığını değerlendiriyor. Alman Handelsblatt gazetesinin aktardığına göre, şu anda sadece elektrikli araçlar için geçerli olan bu tarifeler, PHEV'leri kapsamıyor.
Mevcut gümrük vergileri, Avrupa'ya ithal edilen elektrikli araçların Çinli yetkililerden devlet desteği aldığının ortaya çıkmasının ardından yürürlüğe kondu. Bu nedenle 31 Ekim 2024'ten itibaren AB'nin %10'luk temel ithalat vergisine, üreticiye göre değişen ek ücretler eklendi: BYD için %17, Geely için %18,8 ve MG'nin çatı şirketi SAIC için %35,3.
Ancak tarifeler yalnızca tamamen elektrikli araçları kapsarken, içten yanmalı motorlu modeller, geleneksel hibritler ve plug-in hibritler kapsam dışı kaldı. Şimdi bu durum değişmek üzere, çünkü BYD, MG, Omoda ve Jaecoo ile Chery, Geely gibi önde gelen Çinli üreticiler ek tarifelerden kaçınmak için özellikle PHEV modellere yöneldi.
Bu strateji meyvelerini verdi ve Çin'den gelen plug-in hibritler Avrupa'da giderek daha popüler hale geliyor. 2025 yılında BYD Seal U DM-i, Kıta Avrupası'nın en çok satan PHEV modeli olarak Volkswagen Tiguan eHybrid, Volvo XC60 Recharge, Ford Kuga ve Toyota C-HR gibi popüler modelleri geride bıraktı.
Henüz nihai bir karar alınmamış olsa da Handelsblatt, AB'nin soruşturma başlattığını ve ek tarifeleri PHEV'leri de kapsayacak şekilde genişletme olasılığını değerlendirdiğini belirtiyor. Aynı zamanda, plug-in hibritler için vergilerin elektrikli araçlara kıyasla daha düşük olması bekleniyor, çünkü bu araçların bataryaları daha küçük ve maliyet yapıları farklı.
Unutulmamalıdır ki, AB'de satılan yeni araçların ortalama emisyonları AB düzenlemeleriyle sınırlandırılmıştır ve limitin aşılması üretici için büyük para cezaları anlamına gelmektedir: Limiti aşan her araç için her gram başına 95 Euro. AB'de satılan her Çin yapımı plug-in hibrit, üreticinin CO2 dengesini iyileştirir ve Avrupa pazarında yüksek CO2 emisyon cezalarına maruz kalmadan daha sıradan hibritler veya klasik benzinli araçlar satmasına olanak tanır.
Avrupa tarifeleri daha da sıkılaşırsa, Çinli markalar üretimi AB'ye kaydırma veya ihracat önceliklerini değiştirme konusunda daha aktif olabilir. Bu tür kararlar zamanla belirli modellerin diğer pazarlarda bulunabilirliğini etkileyebilir.