Ortodoks Kilisesi, 30 Temmuz'da Yetmiş Havarilerden Silas, Silvanus, Crescens, Epenetus ve Andronikos'u anıyor. Halk takviminde bu gün, iki ana uyarıyla ilişkilendiriliyor: uzun süre güçlü güneş ışığına maruz kalmamak ve yeni girişimlere başlamamak. İnanışlar, bu tarihi yaz ile yaklaşan sonbahar arasındaki sembolik sınır olarak konumlandırıyor. Bu yasaklar kilise kurallarından değil, halk geleneğinden kaynaklanıyor.
Vaaz Vermeye Gönderilen Havariler
Anılan azizler, İsa'nın öğretisini yaymak üzere gönderilen 70 havari arasında yer alıyor. Silas, erken dönem Kudüs Kilisesi'nin önde gelen üyelerinden biriydi ve Havari Pavlus'a ikinci misyonerlik yolculuğunda eşlik etti. Filipi'de ikisi de dövülüp hapse atıldı, ancak serbest bırakıldıktan sonra vaazlarına devam ettiler. Silvanus, Havariler Petrus ve Pavlus'la birlikte vaaz verdi ve kilise geleneğine göre Selanik piskoposu oldu. Crescens, inancı Galatya ve Galya'da yaydı; Epenetus, Kartaca Kilisesi'yle bağlantılıydı; Andronikos ise Pannonia'da vaaz verdi. İsimleri, Havari Pavlus'un mektuplarında da geçiyor.
Halk Takvimindeki İki Yasak
İlk uyarı, açık güneş altında çok uzun süre vakit geçirmemekle ilgili. Eski inanışa göre, temmuz sonunda güneş özellikle tehlikeliydi ve insana zarar verebilirdi; bu nedenle "Güneş sırtı yakıyor" ifadesi kullanılırdı. İkinci yasak ise yeni işlere başlamamakla ilgili. 30 Temmuz'da başlanan bir işin kalıcı olmayacağına ve beklenen sonucu vermeyeceğine inanılırdı, çünkü doğanın yavaş yavaş sonbahara yöneldiği düşünülürdü. Bu iki ana uyarıya ek olarak, hayvanların başıboş bırakılmaması gerektiğine dair bir kural da vardı. İnsanlar, yalnız bırakılan hayvanların hastalığa veya başka bir belaya yakalanabileceğine inanırdı.
Mevsimler Hakkında Fal Bakılan İşaretler
Kurak ve sıcak bir 30 Temmuz, karlı ve soğuk bir kışın habercisi olarak kabul edilirdi. Gök gürültülü fırtınalar, uzun ve yağışlı bir sonbaharın; bol sabah çiyi ise bereketli bir hasat ve sıcak bir ağustos ayının işaretiydi. Açık ve yıldızlı bir gökyüzü, önümüzdeki günlerde güzel hava vaat ederdi. Kızıl bir gün batımı ise ertesi günün de sıcak olacağına yorulurdu.
Halk inanışına göre, 30 Temmuz'dan itibaren gündüz saatleri belirgin şekilde kısalmaya başlar. Sıcaklar devam edebilir, ancak doğadaki değişimler sonbaharın yaklaştığını haber verir.
30 Temmuz'da Doğanlar İçin Kehribar
Bu tarihte doğanların tılsımı olarak kehribar taşı gösteriliyor. Halk inanışlarında bu taşın şans getirdiğine, ruh halini iyileştirdiğine ve refah çektiğine inanılıyor.