Büyük Bulgar aktör Yosif Sırçaciyev, geçtiğimiz Çarşamba günü 81 yaşında hayata veda etti. Vasiyeti üzerine herhangi bir resmi cenaze töreni düzenlenmedi. Ardında sadece sanat dolu bir kariyer değil, aynı zamanda yıllara yayılmış büyük bir aile dramı da bıraktı.
80'li yılların mahkeme salonlarında söylediği "Aleks'i kızım olarak kabul etmedim çünkü onun doğumunda sürekli olarak yoktum" sözü, bugün hâlâ hafızalarda. Bu insanı isyan ettiren ifade, modern Bulgar kültürünün en acılı aile dramlarından birinin fitilini ateşledi.
Büyük aktörün babalıktan kaçmak için kullandığı bu savunma, onu ömür boyu sürecek bir yabancılaşmaya mahkûm etti. Soğuk ve acımasız argümanı sadece DNA testleri karşısında çökmekle kalmadı, aynı zamanda kendisiyle yeni doğan kızı arasında aşılmaz bir duvar ördü.
Aleksandra Sırçaciyeva, Yosif ile Bulgar tiyatro ve sinemasının bir başka efsanesi Pepa Nikolova arasındaki yasak aşktan dünyaya geldi. Ne var ki Sırçaciyev uzun yıllardır senarist Rayna Tomova ile evliydi. Yosif, resmi ailesini korumak için biyolojik gerçeği inkar etmeyi seçti ve kendi kanından olan kızını hayatından sildi.
Bu trajik hikâyenin ve sıra dışı bir sanat hayatının kronolojisi, yıllar içinde yaşananları gözler önüne seriyor:
20. yüzyıl ortaları: Yosif, tiyatro profesörü Stefan Sırçaciyev ile Anna Fadenheht'in oğlu olarak dünyaya geldi. Sanatla iç içe büyüyen Sırçaciyev, babasının Çekya'dan getirdiği kuklalarla kardeşleriyle evlerinde '101 Delik' adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Askerlik görevi sırasında Yambol'da tanıştığı aktris Rayna Tomova'ya ömür boyu sürecek bir aşkla bağlandı. Evli olan Tomova, onun için eşinden ayrıldı ve sahneyi bırakarak senarist oldu.
1983: Aleksandra Sırçaciyeva, Pepa Nikolova ile Yosif Sırçaciyev'in evlilik dışı ilişkisinden doğdu. O sırada evli olan Sırçaciyev, bebeği tanımayı reddetti.
80'lerin ortası: Pepa Nikolova'nın açtığı babalık davası sürerken Sırçaciyev, mahkemede "Aleks'i kızım olarak kabul etmedim çünkü doğduğu sırada sürekli yoktum" diyerek skandal bir savunma yaptı. Ancak DNA testi babalığını kesin olarak kanıtladı. Buna rağmen Sırçaciyev, sadece bir kızı olduğunu (Ana) kamuoyunda ısrarla dile getirdi.
80'lerin sonu ve 90'lar: Aleks annesinin bakımıyla büyüdü ama babasının yokluğunu derinden hissetti. Yıllar sonra o dönemi şöyle anlattı: "Küçükken neden babam olmadığı, neden tek ebeveynli olduğum için çok üzülüyordum. Onunla hiçbir ilişkim yokken diğer çocuklar babalarının onlar için yaptıklarını anlatıyor, bense boş ellerime bakıyordum."
2002: Uzun bir aranın ardından Sırçaciyev Sofya'ya döndü ve Kanal Arkası Küçük Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıktı.
2004: Sırçaciyev ağır bir felç geçirince Aleks, onu ziyaret etmeyi çok istese de heyecanlanmasından korktu ve doktorunu arayarak durumunu takip etti. "Gitmedim ama her gün doktorunu arayıp nasıl olduğunu sordum" dedi. Bu felç sırasında yaşadığı ölüme yakın deneyimi sık sık anlatan aktör, "Öteki dünya en güzel şey. Korkmayın! Korkunç değil. Üzücü olan gerçeklik" sözleriyle hafızalara kazındı. Büyük bir iradeyle rehabilitasyon sürecini atlatarak sahnelere geri döndü.
2006: Pepa Nikolova hayatını kaybetti. 23 yaşındaki Aleks dünyada yapayalnız kaldı. Babasından gelen tek şey, kısa bir internet mesajıydı: "Acın büyük, Tanrı seninle olacak. Yosif."
2011: Aleks, bir televizyon programında patladı: "Bu adamın bana babalık yapmasından utanıyorum. Hiç bakmamış bir insan baba olamaz. O benim için sadece biyolojik bir baba. Bana karşı kayıtsız ve kayıtsızlık en korkuncu."
2016: Yıllar sonra Sırçaciyev pişmanlığını dile getirdi: "Kötü bir ebeveyn oldum! Kızımla konuşamamak ağırıma gidiyor. Onu televizyonda izlemiyorum çünkü sadece haberleri takip ediyorum."
2021: Sinemadaki son rolü olan Andrey M. Paunov'un yönettiği "Ocak" (Yanuari) filminde izleyici karşısına çıktı.
2021-2022: Aleks Sırçaciyeva, kendi hayat hikâyesinden yola çıkarak "Canlı" adlı otobiyografik bir gösteri hazırladı. Bu sahne çalışmasıyla geçmişiyle yüzleşti ve babasına içten içe af diledi: "Öfke ve kırgınlık gidince insanın içi çok rahatlıyor. Birini zorla sevdiremezsiniz. O mutluysa ben kimim ki yargılayayım?"
2024: Hayatının aşkı ve 60 yılı aşkın süredir hayat arkadaşı olan Rayna Tomova vefat etti. Sırçaciyev bu kaybın ardından yıkıldı ve "O, enerji motoruydu, ailemizin toparlayıcı gücüydü. Rayna olmasaydı ben olmazdım. Beni bir kişilik olarak o yarattı" sözleriyle duygularını ifade etti. Eşinin ölümünün ardından yaşama tutunamadığı belirtildi.
30 Haziran 2026: Büyük aktör ve yönetmen Yosif Sırçaciyev vasiyeti gereği herhangi bir resmi tören düzenlenmeksizin hayata veda etti. Baba ile kız arasındaki ilişkinin son yıllardaki boyutu ise merak konusu olmaya devam ediyor. Bazıları yıllardır hiç selamlaşmadıklarını iddia ederken, bazıları ise Satira Tiyatrosu'nda dostane bir şekilde bir araya geldiklerini öne sürdü. Her şeye rağmen Aleksandra'nın hem yetenek hem de duruş olarak babasının izinden gittiği herkesin takdirini kazandı.