Yola çıkmadan önce sadece devletin değil, ilgili uçuşun, havayolunun, otelin ve hatta restoranın gerekliliklerini kontrol etmek gerekiyor.
Köpek aileden biri olduğu için giderek daha fazla sahip, tatile çıkarken onu birine veya otele bırakmak istemiyor. Ancak evcil hayvanı son dakikada rezervasyona eklemek mümkün değil. Bunun için belge, özel çanta veya kafes, ağırlık ve boyut sınırlamaları, ayrı bir ücret gerekiyor ve bazen hiç uçağa alınmaması da söz konusu olabiliyor.
Planları bozabilecek bir başka ayrıntı da şu: bir havayolunun köpek ve kedi taşıması, her uçuşta kabul ettiği anlamına gelmiyor. Uçaktaki hayvan sayısı sınırlı olabiliyor ve aktarmalı uçuşlarda güzergâhtaki her taşıyıcının kurallarına uyulması gerekiyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), yolcuların hayvanın seçilen uçuşta kabul edildiğine dair havayolundan onay istemesini tavsiye ediyor.
Bulgarların sıkça kullandığı bazı havayollarının kuralları, koşulların ne kadar farklı olabileceğini gösteriyor. Köpek veya kedinizle seyahat ederken hayvan için ayrı yolcu gibi ikinci bir uçak bileti almıyorsunuz. Hayvanın
kendi koltuğu yok ve taşıma çantasının dışına çıkarak sahibinin yanında seyahat edemiyor.
Bunun yerine havayolu tarafından talep edilmesi ve onaylanması gereken ayrı bir evcil hayvan taşıma hizmeti ödeniyor. Temelde iki seçenek var: hayvan kabinde seyahat ediyor ya da uçağın bagaj bölümünde taşınıyor. Hangisinin mümkün olduğu havayoluna, evcil hayvanın boyutu ve ağırlığına, taşıma kafesine, rotaya ve ilgili uçağa bağlı.
Küçük köpekler ve kediler sıkı koşullara bağlı olarak kabinde seyahat edebiliyor. Wizz Air ve Ryanair normal evcil hayvanları uçağa almıyor; rehber köpekler ve yardımcı köpekler için ilgili şartlara uyulduğunda istisna yapılıyor. Bulgaria Air, Lufthansa, Turkish Airlines ve KLM'de örneğin hayvanın ve taşıma çantasının toplam ağırlığı 8 kiloya kadar. Boyutlar ise farklı: Bulgaria Air'de çanta en fazla 48 x 35 x 22 cm, Lufthansa'da 55 x 40 x 23 cm, Turkish Airlines'ta 40 x 30 x 23 cm, KLM'de ise 46 x 28 x 24 cm olmalı. Hayvan, yolcunun önündeki koltuğun altına konan kapalı taşıma çantasında kalıyor ve uçuş süresince oradan çıkması yasak.
Çanta sıradan bir kadın çantası veya spor çantası değil. Hayvan taşımaya uygun olmalı, köpeğin dik durmasına, dönmesine ve doğal pozisyonda uzanmasına izin vermeli, güvenli şekilde kapanmalı ve sıvı geçirmemeli. IATA, konteynerin yeterli havalandırmaya ve emici bir altlığa sahip olmasını öneriyor.
Köpek kabinde seyahat edecek kadar küçük değilse bazı havayolları bagaj bölümünde taşıma imkânı sunuyor. Bu, hayvanın valizlerin arasında serbestçe durduğu anlamına gelmiyor. Hayvan, belirli şartları karşılaması gereken sert bir taşıma kafesinde seyahat ediyor. Kafes köpeğin dik durmasına, dönmesine ve normal şekilde uzanmasına yetecek kadar büyük olmalı, güvenli olmalı, sıvı geçirmemeli ve iyi havalandırılmalı. Boyutlar ise her taşıyıcı tarafından bireysel olarak belirleniyor.
Hizmet en az 72 saat önce talep edilmeli. Aksi halde taşıma havalimanında reddedilebilir. Uluslararası hatlardaki ücret şirketlere göre değişiyor, ancak Avrupa ülkesine uçuş için yaklaşık
toplam ağırlık 9-23 kg için 110 euro,
23-45 kg için 150 euro ve 45 kg üzeri için 190 euro. Bagaj bölümü valizlerin konduğu bölümle aynı değil, özel olarak donatılmış ve havayolunun havalandırma ve sıcaklık konusunda karşılaması gereken şartları var.
Ancak her köpek bagaj bölümünde seyahat edemiyor. Özellikle burunları kısa olan ırklara dikkat ediliyor. Bunlar arasında mopslardan, Fransız ve İngiliz bulldog, Boston teriyeri, pekinez gibi ırklar sayılıyor. Bu ırklarda uçuş sırasında, özellikle stres ve yüksek sıcaklıkta solunum sorunları riski daha yüksek. Bulgaria Air örneğin bu ırkları bagaj bölümüne almıyor, kabin için ise veteriner hekimle konsültasyon öneriyor. Burunları kısa ırkların taşınması diğer havayolları tarafından da kısıtlanabiliyor ancak kurallar aynı değil. Bu yüzden ırk, bilet alınmadan önce değil havalimanında değil, önceden kontrol edilmeli.
Köpek bagaj bölümünde seyahat edecekse kafes son dakikada alınmamalı. Hayvanın önceden kafese alışması gerekiyor çünkü yabancı ortam, havalimanı ve uçuş stresli olabiliyor. Kalkıştan önce köpeğin gezdirilmesi iyi olur ve seyahatten hemen önce bol miktarda beslenmemeli. Taşıma için teslim edilene kadar su bulunmalı.
Sakinleştiriciler, sahibin tek başına alacağı bir çözüm değil. IATA, olası istenmeyen etkiler nedeniyle hava taşımacılığında sedatif ve sakinleştirici kullanımını önermiyor. Veteriner hekim tıbbi nedenlerle ilaç kullanımının gerekli olduğuna karar verirse bu onun gözetiminde yapılmalı ve havayolu bilgilendirilmeli.
Uçuş için sahip hayvanın kimliğini ve gerekli tüm belgeleri yanında bulundurmalı. Kafesin üzerinde köpeğin adı ve iletişim telefonu bilgisi bulunması iyi olur. Uluslararası seyahatte belgeler sadece havayolunun değil, hayvanın geçtiği ülkelerin kurallarına da uymalı.
AB ülkeleri arasında seyahatte köpek, kedi veya birçok kişi için evcil hayvan olan gelincik mikroçiple tanımlanmış olmalı ve
geçerli kuduz aşısı ve Avrupa pasaportuna sahip olmalı.
Kuduz aşısının ilk uygulaması durumunda hayvanın seyahat edebilmesi için en az 21 gün beklenmesi gerekiyor. Bu yüzden hazırlık son haftaya bırakılmamalı.
AB dışına uçuşlarda gereklilikler farklı ve daha karmaşık olabiliyor. Ülkeye göre veteriner sertifikası, kuduz karşıtı antikor testi, ek işlemler veya başka belgeler gerekebiliyor. Örneğin bazı ülkeler Echinococcus multilocularis tenyasına karşı tedavi de istiyor. Bu yüzden hem Bulgaristan'dan çıkış hem de ilgili ülkeye giriş kuralları kontrol edilmeli. Uçaktan sonra gelen
bir sonraki sınav otel.
Pet friendly ibaresi yeterince açık gibi görünse de farklı şeyler ifade edebiliyor. Bir otel sadece belirli ağırlığa kadar köpek kabul ederken, diğeri ek ücret istiyor, bir diğeri depozito alıyor. Hayvanın odada kalmasına izin verilebiliyor ancak restoranda, spa alanında, havuzda veya diğer ortak alanlarda bulunmasına izin verilmeyebiliyor.
Bazı oteller köpeğin odada yalnız kalmasına izin verirken, bazıları kesinlikle yasaklıyor. Bazı yerlerde hayvanın ortak alanlarda her zaman tasmalı olması istenebiliyor. Bu yüzden rezervasyon sadece 'Evcil hayvan kabul ediyor musunuz?' sorusuyla yapılmamalı, daha somut sorular sorulmalı: 'Ücret var mı? Depozito var mı? Kilo sınırlaması var mı? Köpek odada yalnız kalabilir mi? Restoranda izin var mı? Terasta izin var mı? Hayvanın girmesine izin verilmeyen alanlar var mı?'.
Otel evcil hayvan kabul etse bile restoranının kendi kuralları olabiliyor. Farklar genellikle kapalı alan ile açık bahçe veya teras arasında oluyor. Köpeklere izin veriliyorsa sorumluluk sahibe kalıyor. Hayvanın sandalyeye ve masaya çıkmaması, yemeğe ulaşmaması, müşterilerin arasında dolaşmaması veya yan masalardaki insanları rahatsız etmemesi gerekiyor. Bu durum şehirdeki restoran ve kafeler için de geçerli. 'Köpekle izinli' demek hayvanın serbestçe dolaşabileceği anlamına gelmiyor. Yurtdışında olduğu gibi artık Bulgaristan'da da birçok mekânda evcil hayvanlar için su kapları bulunuyor ve personel onlara özel ilgi gösteriyor.