Hindistan'da sürücüleri ilgilendiren büyük bir sorun yaşanıyor ve bu sorunun kısa sürede Avrupa'yı da etkilemesi bekleniyor. Binlerce kişi, zorunlu hale getirilen E20 yakıtına karşı sokaklara döküldü. Araç sahipleri, bu benzine geçtikten sonra araçlarının daha fazla yakıt tüketmeye başladığını, bazıları ise yakıt sistemi bileşenlerinin daha hızlı aşındığından endişe ettiklerini söylüyor. Hükümet ise yeni yakıtın kapsamlı şekilde test edildiğini ve motorlara zarar vermediğini belirtiyor.
Hindistan, nisan ayından itibaren E20 benzinini tüm istasyonlarda standart yakıt olarak sunmaya başladı. Bu, normal benzinin yüzde 20 oranında biyoetanol içerdiği anlamına geliyor. Oysa daha önceki standart, tıpkı Avrupa'da olduğu gibi yüzde 10 katkılı E10'du. Bu değişiklik büyük bir eleştiri dalgasına yol açtı. Sosyal medyada sürücüler, daha yüksek yakıt tüketimi, düşük performans ve artan işletme maliyetlerinden şikâyet eden yorumlar paylaşmaya başladı.
Birkaç gün önce binlerce araç sahibi Delhi sokaklarına çıkarak yeni yakıtın zorunlu hale getirilmesini protesto etti. Göstericiler, yetkilileri sürücülere gerçek bir seçenek bırakmamakla suçluyor. Etanol oranı artırılmamış benzin hâlâ bulunabiliyor olsa da, birçok bölgede bu yakıt standart E20'den yüzde 40 ila 50 daha pahalıya satılıyor.
Başbakan Narendra Modi liderliğindeki hükümet, sürücülerin suçlamalarını reddediyor ve yakıtın zararlı etkileri olduğu yönündeki iddiaların sosyal medyada yayılan dezenformasyondan kaynaklandığını söylüyor. Ortak bir basın toplantısında hükümet yetkilileri ve altı otomobil üreticisinin temsilcileri, yıllar süren testlerin E20 kullanımının motorlara veya yakıt sistemlerine zarar verdiğini göstermediğini açıkladı.
Maruti Suzuki temsilcisi, üreticinin E20'ye resmî olarak uyumlu olmayan 15 milyondan fazla eski araca ait servis verilerini analiz ettiğini ve yeni yakıtla ilgili herhangi bir hasar kaydına rastlanmadığını belirtti.
Üreticiler ve hükümet, motor dayanıklılığıyla ilgili suçlamaları reddediyor ancak E20'nin bir dezavantajı olduğunu kabul ediyor. Biyoetanol, benzinden daha az enerji içerdiği için araçlar daha fazla yakıt tüketiyor. Üreticilere göre bu, yakıt verimliliğinde yaklaşık yüzde 3 ila 3,5 oranında bir düşüş anlamına geliyor. Bazı analizler ise belirli koşullar altında yakıt tüketimindeki artışın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
BBC'nin aktardığına göre oto tamircileri, eski araçlarda yakıt sisteminde tortu oluşabileceğini veya daha sık bakım gerekebileceğini söylüyor. Uzmanlar ayrıca, E20'nin eski araçların dayanıklılığı üzerindeki etkisine dair endişeleri kesin olarak doğrulayacak ya da giderecek, kamuya açık ve bağımsız araştırmaların henüz yapılmadığına dikkat çekiyor.
Şu anda E20 yalnızca Hindistan'da zorunlu, ancak benzer kararlar Avrupa'da da değerlendiriliyor. Almanya'da birkaç yıldır Volkswagen, BMW ve Mercedes gibi otomobil üreticilerinin katılımıyla E20 benzini üzerinde testler yapılıyor. Amaç, yüksek biyoetanol oranının aktarma organları ve yakıt sistemleri üzerindeki etkisini incelemek.
Bu arada diğer AB ülkeleri de EU RED III direktifinden kaynaklanan düzenlemeleri uygulamaya hazırlanıyor. Proje, 2030 yılına kadar ulaştırmada yenilenebilir enerji kaynaklarının payının önemli ölçüde artırılmasını öngörüyor. Projenin kendisi E20 benzinini içermese de uzmanlar, yeni hedeflere ulaşmanın gelecekte yakıtlardaki biyobileşen oranının daha da artmasına yol açabileceğini belirtiyor.