The Bubble Room, Grand Hotel Millennium Sofia ve Pinot Sofia'nın iş birliğiyle hayata geçirilen, şampanya, gün batımları ve yaz akşamlarına adanmış yeni bir sezonluk mekan.
Sofya, Avrupa'nın şehir lüksü kültürünü geliştiren başkentleri arasında giderek daha sağlam bir yer ediniyor. Şarap barları, butik restoranlar ve roof mekanlarının ardından bu yaz başkent bir adım daha atarak, ilk özel şampanya roof bar'ı The Bubble Room'u ağırlamaya başladı.
Grand Hotel Millennium Sofia, 2 Temmuz'dan itibaren The Bubble Room'u açıyor. Sofya'nın ilk özel şampanya roof bar'ı olan mekan, otelin 30. katındaki özel lounge The Sphere'de yer alıyor. Helikopter pistinin hemen altında konumlanan yeni alan, 360 derece panoramik şehir manzarası ve daha önce Bulgaristan'da bulunmayan bir konsept sunuyor.
The Bubble Room sadece yeni bir bar değil, şampanyaya adanmış bir alan. Özenle seçilmiş şampanya seçkisi, etkileyici manzara, müzik ve atmosferin birleştiği mekan, her yaz akşamını özel bir ana dönüştürmeyi hedefliyor.

Konsept, özel bir sezonluk deneyim olarak tasarlandı. The Bubble Room, 2 Temmuz'dan eylül ortasına kadar, sadece perşembe, cuma ve cumartesi günleri, gün batımından gece 02:00'ye kadar açık olacak. Sınırlı süre, mekanın felsefesinin bir parçası: Sadece yazın en güzel haftalarında var olan bir yer.

Şampanya Hikayeler Anlattığında
Son yıllarda özel şampanya barları, Avrupa başkentlerinde en ilginç trendlerden biri haline geldi. Şampanyanın sadece özel günlerde içilen bir içki olduğu yönündeki geleneksel algıyı değiştiriyor ve onu modern şehir kültürünün doğal bir parçasına dönüştürüyorlar.
İşte bu fikir, Grand Hotel Millennium Sofia ile Pinot Sofia arasındaki ortaklığın temelini oluşturuyor.
Bulgaristan'ın en tanınmış şampanya uzmanlarından biri olan Pinot Sofia, misafirleri iyi bilinen markaların ötesine taşıyan bir seçki oluşturdu. The Bubble Room, seri üretim markalar yerine, son yıllarda Şampanya bölgesinin yeni yüzünü belirleyen bağımsız üreticiler ve butik şirketlere odaklanıyor.
Bunlar arasında Hélène Charbaut, JM Sélèque, Étienne Calsac, Elise Bougy, André Jacquart, Benoît Marguet, Fleury, Louise Brison ve daha onlarca üretici yer alıyor. Bu üreticilerin şaraplarına nadiren bir arada rastlanabiliyor.
Menü, Blanc de Blancs, Blanc de Noirs, Rosé, Vintage Champagne, Extra Brut, Brut Nature ve Zero Dosage gibi zengin bir seçenek sunuyor. Şampanyaların bir kısmı bardak bazında da servis edilecek. Bu, konukların farklı stilleri ve üreticileri keşfetmesine olanak tanıyor – Avrupa'nın en iyi şampanya barlarına özgü bir uygulama.
Günün En Güzel Saati
Bazı yerler gün batımı için yaratılmıştır.
Şehrin gürültüsünün üzerinde konumlanan The Bubble Room, her dakika değişen bir Sofya manzarası sunuyor – Vitoşa Dağı'ndaki son güneş ışınlarından gece yarısından sonraki şehir ışıklarına kadar. Günle gece arasındaki geçiş, tüm konseptin etrafında şekillendiği an.
Burada zaman saatle değil, bir kadeh daha şampanya, bir şarkı daha ve ufka bir bakış daha ile ölçülüyor.
Yazın Kendi Soundtrack'i Var
The Bubble Room'da her akşamın kendine özgü bir müzikal karakteri olacak.
Temmuz ayında DJ Emma, Sergio Daniello, Stephane Love, Choizz, Samoraya, Liya ve Adriansky, her açık günde farklı bir atmosfer yaratmak için kabinin başında olacak. Müzik, atmosferi tamamlayacak ancak domine etmeyecek şekilde özenle seçiliyor – sohbetler, şampanya ve Sofya'nın panoramik manzarası için doğal bir fon.
Sadece Bir Yaz İçin Lüks
Neredeyse her şeyin her an erişilebilir olduğu bir dünyada, The Bubble Room farklı bir yaklaşım benimsiyor.
Eylül ortasından sonra mekan bir sonraki yaz sezonuna kadar kapılarını kapatacak. Bu sınırlılık, her ziyareti ertelenemeyecek bir deneyimin parçası haline getiriyor.
The Bubble Room ile Grand Hotel Millennium Sofia ve Pinot Sofia, sadece Sofya haritasında yeni bir yer açmıyor. Şampanyaya adanmış, uzmanlık, etkileyici panorama ve özenle seçilmiş atmosferi başkentin en yüksek noktalarından birinde birleştiren yeni bir format başlatıyor.
Bir yazlığına Sofya, şehre yeni bir bakış açısı kazanıyor. Ve yeni bir kadeh kaldırma sebebi.