Fransa'da 50 yılın en kötü mısır hasadı bekleniyor
İklim krizinin körüklediği aşırı sıcaklar, Avrupa'daki kuraklığı daha da derinleştiriyor. Bilimsel bir analiz, bu durumun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu.
Rekor sıcaklık dalgaları, olağanüstü sıcak atmosfer nedeniyle nehirlerden, göllerden, topraktan ve bitkilerden suyun hızla buharlaşmasına yol açtı. Yeni araştırmaya göre, Batı Avrupa'da tarım amaçlı toprakları etkileyen kuraklıklar iklim değişikliği nedeniyle artık beş kat daha olası. Doğu Avrupa'da ise bu oran on bir kata kadar çıkıyor.
Bilim insanları, iklim krizinin Avrupa'daki kuraklığın yapısını değiştirdiği ve bu yaz yüksek sıcaklıkların kilit faktör olduğu konusunda uyarıyor. Batı Avrupa'daki mevcut kuraklık 'aşırı' olarak sınıflandırılırken, iklim değişikliği olmasaydı 'ılımlı' düzeyde kalacağı belirtiliyor.
Birçok ülke su kullanımına acil durum kısıtlamaları getirdi. Güney İngiltere'nin büyük bölümünde hortumla sulama yasağı uygulanıyor.
Çiftçiler bu durumdan ciddi şekilde etkileniyor. Avrupa genelinde yaklaşık 9 milyon ton tahılın kullanılamaz hale gelmesi bekleniyor. Fransa'da 50 yılın en kötü mısır hasadı öngörülürken, Rumen çiftçiler bir milyon hektardan fazla ekili alanını kaybediyor.
Avrupa'daki nehirlerin su seviyesi düşüyor. Bu durum temiz hidroelektrik enerji üretimini azaltıyor ve yük gemilerinin geçişini kısıtlıyor. Hollanda'nın Lobith kentinde Ren Nehri'nin seviyesi, 1976'nın sıcak yazında gözlemlenen minimum seviyenin altına indi. Bilim insanları, tüm bu faktörlerin gıda ve enerji fiyatlarını yükseltebileceği ve en çok düşük gelirli haneleri vuracağı uyarısında bulundu.
Uzman Dominik Schumacher, 'Sıcaklıklar arttıkça atmosferin susuzluğu hızla artıyor ve nehirlerden, göllerden, barajlardan ve topraktan nemi çekip alıyor' dedi. Schumacher, 2026 yılındaki kuraklığın 2022'dekinden iki ay önce başladığını da ekledi.
Londra Imperial College'dan araştırmacı Dr. Mariam Zachariah, 'Avrupa, bu kavurucu ve kurak yazların tekrar tekrar yaşanacağı bir geleceğe doğru gidiyor' ifadelerini kullandı.
Araştırmacı Merel Lauwen ise 'Bu sadece çiftçiler için bir kriz değil, Avrupa'nın en savunmasız kesimlerine sinsice yaklaşan bir kriz' diye konuştu.