Ruslar, kayıp askerleri bulma vaadiyle ortaya çıkan aracılardan tazminat ödemelerinin peşinde koşan dolandırıcılara kadar yeni bir pazar oluşturdu.
İlan yayınlandıktan dakikalar sonra mesajlar yağmaya başladı. Kimisi kapalı veritabanları aracılığıyla kayıp askeri bulmayı vaat ediyor, kimisi esaretten kurtarılmasını ya da esir takas listelerine dahil edilmesini sağlayabileceğini iddia ediyordu. Bazıları generaller ve güvenlik yetkilileriyle bağlantıları olduğunu öne sürüyordu. Yardım teklif edenler arasında ‘askeri avukatlar’, tarot okuyucuları ve falcılar da vardı; bunlar kişinin yerini kartlarla belirleyebileceklerini, hatta onu eve getirmek için ‘geri dönüş büyüsü’ yapabileceklerini iddia ediyorlardı.
Tek bir sorun vardı: Asker aslında yoktu. Rus yetkililer tarafından ‘yabancı ajan’ ilan edilen ve Rusya’da yayını yasaklandıktan sonra sürgünde faaliyet gösteren TV Rain (Dozhd) gazetecisi Yekaterina Fomina, bu askeri yapay zeka kullanarak oluşturdu ve ilanı kayıp asker yakınlarının bulunduğu Telegram gruplarında yayımladı. Amaç, başkalarının çaresizliğinden ne kadar hızlı para kazanmak isteyenlerin ortaya çıkacağını görmekti.
Ancak deney yalnızca dolandırıcıların varlığını değil, aynı zamanda onların beslendiği sorunun boyutunu da ortaya koydu. Ukrayna Savunma Bakanlığı ve Askeri İstihbarat Müdürlüğü desteğiyle Savaş Esirleri Koordinasyon Merkezi tarafından kurulan Ukrayna projesi ‘Bulmak İstiyorum’ (Khochu Nayti), Ocak 2024 ile Haziran 2026 arasında kayıp Rus askerleriyle ilgili 200.084 başvuru aldı.
Bu rakam küçük bir Avrupa şehrinin nüfusuna denk. Her başvurunun arkasında, yakınının yaşıyor mu, esir mi yoksa ölü mü olduğunu bilmeyen bir aile var. Koordinasyon Merkezi’ne göre, gerçek sayı çok daha yüksek olabilir, çünkü birçok Rus bu projenin varlığından habersiz.
Ukrayna girişimi başladığından bu yana 3.939 Rus askerinin Ukrayna’da esir tutulduğunu doğruladı. Bunlardan 2.519’u daha sonra takas edildi. Ukrayna ve Rusya arasındaki en son esir takasında, geri dönen Rus askerlerinin yüzde 57’si daha önce aileleri tarafından ‘Bulmak İstiyorum’ projesi aracılığıyla bulunmuştu.
Rus Askerlerinin Ölümü Mahkemede Kanıtlanmak Zorunda KaldığındaBağımsız Rus yayın kuruluşları Meduza ve Mediazona’nın Mayıs ayında yayımlanan ortak araştırmasına göre, yaklaşık 90 bin Rus askeri, ceset bulunamamasına rağmen mahkeme kararıyla ölü ya da kayıp ilan edildi. Tahmin, miras davaları, ölüm veya kayıp ilanı talepli davalar ve Federal Noter Odası verilerinin analizine dayanıyor.
Resmi ölüm onayı olmadan yakınlar ölüm belgesi alamıyor, miras işlerini çözemiyor veya devlet tazminatı talep edemiyor. Sonuç olarak, mahkemeler bir kişinin yaşayıp yaşamadığı sorusuna yanıt veren kurumlar haline geliyor.
Meduza ve Mediazona araştırmacıları bu kategoriyi ilk kez Rus askeri kayıplarına ilişkin genel tahminlerine dahil etti. Sonuç olarak, 2026 başına kadar öldürülen Rus asker sayısının yaklaşık 352 bin olduğu tahmin ediliyor.
Önemli bir nokta, bu tür mahkeme davalarının yüzde 80’inden fazlası savaşın son iki yılına ait. Yaklaşık yüzde 66’sı 2024’te kaybolan askerlerle ilgiliyken, yüzde 23’ü 2025’te kaybolanları kapsıyor.
Meduza ve Mediazona’nın görüştüğü askeri analistlere göre, bu tür davalardaki artış yalnızca kayıpların boyutuyla değil, aynı zamanda çatışmanın doğasındaki değişikliklerle de bağlantılı. FPV drone’ların yaygın kullanımı, yoğun topçu bombardımanları ve geniş mayın tarlaları, cesetlerin savaş alanından tahliyesini giderek imkansız hale getiriyor. Bu koşullar altında, bir kişinin ölü veya kayıp ilan edilmesi için mahkeme süreci çoğu zaman akıbetini belirlemenin tek yasal yolu oluyor.
Kayıp asker sorunu Rusya için yeni değil. 1980’lerdeki Sovyet-Afgan Savaşı’ndan sonra ve her iki Çeçen harekatı sırasında da yakınlar, ölülerin akıbeti hakkında bilgi eksikliği, resmi bildirimlerde gecikmeler ve yıllar süren bürokratik işlemlerle karşı karşıya kalmıştı. Devletin cevap veremediği durumlarda asker anneleri komiteleri, askerlerin kaderini belirlemeye çalışarak öne çıkmıştı.
Ancak mevcut savaş ölçek olarak farklı. Bu tür vakalar bir zamanlar binlerle ifade edilirken, bugün on binlerce, hatta yüz binlerce Rus ailesini ilgilendiriyor. Yakınlar için konunun yalnızca duygusal değil, aynı zamanda maddi bir boyutu da var.
Ölümün Değeri Ne Kadar?Bir asker resmi olarak kayıp listesinde olduğu sürece ailesi yalnızca normal askeri maaşını alabiliyor. Tek seferlik federal ödemeler ve bölgesel tazminatlar ise ancak ölüm resmen tanındıktan sonra kullanılabiliyor.
Resmi Rus hükümet verilerine göre, bölgeye bağlı olarak ölen bir askerin yakınlarına ödenen toplam tazminat 14-15 milyon rubleye (155.000-165.000 euro) ulaşabiliyor. Rusya’nın birçok yerinde bu miktar, bir ailenin on yıllar boyunca elde edebileceği kazanca denk.
İşte bağımsız Rus medyasının giderek daha sık ‘ölüm tazminatı avı’ olarak adlandırdığı şey burada başlıyor.
Bu terim yalnızca tazminat ödemeleri üzerindeki rekabeti ifade etmiyor. Zamanla, kayıp askerlerin aranması, savaş esirleri hakkında bilgi edinme aracılığı, ailelere hukuki yardım ve devlet ödemelerine erişim için çeşitli düzenekleri içeren daha geniş bir pazarı tanımlamaya başladı.
Yekaterina Fomina’nın deneyi sırasında tespit ettiği ve kayıp asker anneleri ile eşlerinin ifadeleriyle doğrulanan bu tür hizmetlerin maliyeti 10.000 ruble (yaklaşık 110 euro) ile 24.000 ruble (yaklaşık 265 euro) arasında değişiyordu. Gazetecinin soruşturmasına göre, aracılar ve dolandırıcılar psikolojik baskıyı aktif olarak kullanarak yakınları, sevdiklerinin kaderi hakkında sözde gizli bilgiler için ödeme yapmaya ikna ediyordu.
Tazminat İçin Evlenilir mi?Aynı zamanda Rusya’da başka kazanç yolları da ortaya çıktı. En çok tartışılan düzeneklerden biri, sözde ‘bir günlük eşler’ ve ‘kara dullar’ı içeriyor. Rus medyası haberlerine göre, kadınlar cepheye giden adamlarla sahte ilişkiye giriyor veya onlarla evleniyor, böylece öldürülmeleri halinde tazminat ödemelerini almayı hedefliyor.
Nisan 2026’da Radio Free Europe/Radio Liberty, ‘Dolandırıcılar Rus Askerlerine Yapılan Ödemelerden Nasıl Kazanç Sağlıyor’ başlıklı makalesinde bu tür birkaç vakayı anlattı. Gazetecilere göre, Primorsky Krai’de Astsubay Alexander Polishchuk, askerler ile iki yerel kadın arasında sahte evlilikler ayarladı. Sözleşmeli askerler öldürüldükten sonra tazminat ödemelerinin düzenekteki katılımcılar arasında paylaşıldığı iddia ediliyor.
Habarovsk’ta Şubat 2026’da altı kişilik bir grup, askeri gönüllülerle sahte evlilikler ayarlamak ve noter tasdikli vekaletnamelerle banka hesaplarına erişmek şüphesiyle gözaltına alındı. Soruşturmacılara göre, davadaki iddia edilen zarar yaklaşık 2,4 milyon ruble (yaklaşık 26.000 euro) olarak belirlendi.
Gazeteciler ayrıca Kemerovo Bölgesi’nden bir vakayı aktardı. Mart 2026’da bir mahkeme, çiftin aslında birlikte yaşamadığı ve evliliğin askerin askeri sözleşmesini imzalamasından kısa süre sonra yapıldığı tespit edildiği için ölen bir askerin dul eşini miras haklarından ve tazminat ödemelerinden mahrum bıraktı.
Sahte evlilikler, mahkeme anlaşmazlıkları, aracılar ve dolandırıcılarla ilgili hikayelerin tümü aynı hukuki statü etrafında ortaya çıktı: ölen bir asker.
Rus yetkililer yıllardır savaşa katılımı yalnızca vatansever söylemlerle değil, aynı zamanda birçok bölge için benzeri görülmemiş mali teşviklerle de meşrulaştırdı: sözleşme imzalama, çatışmada görev yapma ve görev başında ölme karşılığında yapılan ödemeler.
Bir kişinin ölümü aynı anda hem yasal bir gerçek haline geldiğinde, hem miras talebi, hem de milyonlarca ruble tazminata erişim anlamına geldiğinde, kaçınılmaz olarak etrafında bir ekonomi gelişir. Belki de ‘ölüm tazminatı avı’nın temel paradoksu budur.
Fotoğraf: Dreamstime