Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, bu yıl Polonya'nın Gdansk şehrinin ev sahipliği yaptığı Ukrayna'nın Yeniden İnşası Uluslararası Yüksek Düzey Konferansı'nda konuştu. Her yıl düzenlenen ve devlet ile hükümet başkanlarını, uluslararası kuruluşları, finans kurumlarını ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getiren bu forumda Radev, uluslararası toplumun savaşı sona erdirmek için güç ve kaynaklarını seferber etmesi gerektiğini vurguladı.
Ukrayna'daki savaşın 4 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini ve 11 Haziran itibarıyla Birinci Dünya Savaşı'nın süresini de geride bıraktığını hatırlatan Radev, "Bu yıpratma, yıkım ve tahribat savaşı son bulmalıdır" dedi. Başbakana göre ateşkesin sağlanması ve BM Şartı ile uluslararası hukuk ilkeleri temelinde kalıcı bir barış çözümünün aranması, diplomasinin gücüyle ulaşılması gereken ortak hedef olmalıdır.
Radev, Ukrayna'daki tahribatın üstesinden gelmenin yalnızca ekonomik bir girişim olmadığını; tüm Avrupa'nın istikrarı, güvenliği ve rekabet gücü açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bulgaristan'ın bu süreci uzun vadeli olarak desteklemeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Bulgar Başbakanı, bölgesel işbirliği girişimleri kapsamında desteklenebilecek üç stratejik alan belirledi: enerji çeşitlendirmesi, Karadeniz bölgesindeki bağlantısallık ve güvenlik alanındaki işbirliği.
Enerji kaynaklarının ve taşıma güzergahlarının çeşitlendirilmesinin Ukrayna'nın sürdürülebilir kalkınması için kritik önem taşıdığını vurgulayan Radev, Bulgaristan'ın bu alanda Dikey Gaz Koridoru'nun genişletilmesine katkı sağladığını açıkladı. Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Slovakya, Moldova ve Ukrayna'nın gaz iletim ağlarını birbirine bağlayan bu proje tamamlandığında Ukrayna'ya doğal gaz arzını güvence altına alacak ve ülkenin enerji güvenliğini pekiştirecek. Radev ayrıca Hazar Denizi bölgesinden Avrupa'ya elektrik iletimini hedefleyen projelerin ve Trans-Balkan Boru Hattı'nın da yeniden inşa sürecinde değerlendirilebileceğini vurguladı.
AB'nin Karadeniz'e kıyısı olan iki üye devletinden biri olan Bulgaristan, bölgedeki AB politikasının şekillendirilmesinde önemli bir sorumluluk üstleniyor. Radev, Bulgaristan'ın Adriyatik ile Karadeniz'i modern demiryolu ve kara yoluyla birbirine bağlayan 8. Taşıma Koridoru'nun inşası için yoğun çaba harcadığını belirtti. Yunanistan ve Romanya ile birlikte hayata geçirilmesi planlanan Selanik-Kavala-Aleksandroupolis-Burgaz-Varna-Ruse-Köstence çok modlu koridoru ise tüm bölge ve Ukrayna için güvenilir yeni tedarik zincirleri oluşturacak.
Bulgaristan ile Romanya'nın Karadeniz'de ortak bir Deniz Güvenliği Merkezi kurma ortaklığına da değinen Radev, bu girişimin bilgi paylaşımı, kritik deniz altyapısının korunması, serbest denizcilik ve çevre gözetimi yoluyla Ukrayna'nın ekonomik toparlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Radev, Ukrayna'nın AB üyeliğine duyduğu güçlü isteğin kurumsal reform ve modernizasyon için gerçek bir itici güce dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Yerli iş dünyasını canlandıracak ve doğrudan yatırımları Ukrayna ekonomisine çekecek şeffaf, öngörülebilir bir ekonomik ortam oluşturulması çağrısında da bulundu.
Konuşmasında Ukrayna'daki Bulgar diasporasına da değinen Radev, Bulgaristan'ın Ukrayna'da en büyük ulusal azınlığa sahip AB üyesi devlet olduğunu hatırlattı. Ukrayna'daki Bulgar diasporasının 250 bini aşkın kişiden oluştuğunu belirten Radev, bu nedenle Bulgaristan'ın Ukrayna'da kalıcı barışın sağlanmasında ve en iyi yeniden inşa koşullarının oluşturulmasında güçlü bir çıkarı bulunduğunu vurguladı. "Bulgaristan aktif biçimde çalışmaya hazır ve bu sürece sıkı sıkıya bağlıdır" dedi.