Adalet Bakanlığı, bugün kamuoyunun tartışmasına sunduğu yasa değişikliği paketiyle tapu dolandırıcılığına karşı daha etkili bir koruma sağlamayı, vasiyetnameler, gayrimenkul işlemleri, vekaletnameler ve zamanaşımı yoluyla mülkiyet kazanımı konularında kuralları sıkılaştırmayı hedefliyor.
Bakanlığın açıklamasına göre, yasa teklifleri arasında el yazısı vasiyetnamelerin ilanında şeffaflık getirilmesi, tıp ve huzurevi yönetici ile çalışanları lehine yapılan vasiyet hükümlerinin iptali için özel bir dayanak oluşturulması, noterlere yeni yükümlülükler getirilmesi ve durum tespiti yoluyla düzenlenen noterlik işlemlerinde güvence sağlanması yer alıyor.
Bu değişiklikler, Adalet Bakanlığı'nın gayrimenkul devir işlemleri ve vasiyetnamelerdeki dolandırıcılıkla mücadele etmek için başlattığı kapsamlı reformun bir parçası. Taslak; Noterler Odası, Yüksek Avukatlık Konseyi, Yargıtay, Savcılık ve hukuk camiasının önde gelen temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu tarafından hazırlandı.
Miras Kanunu'nda yapılan değişikliklerle, vasiyetçi tarafından bizzat notere teslim edilmemiş el yazısı vasiyetnamelerin ilanında şeffaflık zorunluluğu getiriliyor. Bu durumlarda noter, Noterler Odası'nın internet sitesinde bir duyuru yayımlayacak.
Ayrıca, tıp veya yaşlı bakım merkezinde bulunan bir kişinin, bu kurumun yöneticisi, çalışanı veya onlarla bağlantılı bir kişi lehine yaptığı vasiyet hükümlerinin geçersiz sayılması için özel bir dayanak oluşturuluyor. Vasiyetçinin eşi ve belirli bir yakını için istisna tanınıyor. Bağışlamalar için de benzer bir yasak getiriliyor.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişikliklerle, durum tespiti yoluyla noterlik işlemi yapılması prosedürü güncelleniyor. Noter, üç tanığın dinlenmesinin yanı sıra, zilyetliğe ve süresine dair yazılı deliller de toplayacak. Talep sahibinin, beyan ettiği hususları doğrulamak üzere bizzat noter huzuruna gelmesi zorunlu tutulacak.
Durum tespiti işleminin başlatıldığı, ilgili belediye, ilçe veya muhtarlığın internet sitesinde ve ilan panosunda duyurulacak.
Düzenlendiği tarihte tescile tabi olmayan daha eski mülkiyet belgelerinin (başta devlet veya belediye ile yapılan işlem sözleşmeleri ile devlet veya belediye mülkiyetine ilişkin tutanaklar) tescil edilebilmesine de olanak tanınıyor. Bu sayede vatandaşların sadece tescil işlemi için noterden durum tespiti tutanağı alma zorunluluğu ortadan kalkacak ve gayrimenkul sicili sisteminin oluşturulmasına katkı sağlanacak. Noterler ve Noterlik Faaliyetleri Kanunu'nda da noterlere daha fazla sorumluluk yükleniyor.
Bir gayrimenkulün devri söz konusu olduğunda, noter ilgili tapu sicilinde kontrol yaparak kişinin gayrimenkulü devretme hakkına gerçekten sahip olup olmadığını araştırmakla yükümlü olacak.
Son olarak, ehliyetli bir vatandaşın kendi isteğiyle güvenilir bir kişiyi belirleyerek, bu kişinin onayı olmadan malvarlığıyla ilgili önceden belirlenmiş devir işlemlerini yapamamasını veya belirli yükümlülükler üstlenememesini öngören bir düzenleme hayata geçiriliyor. Bu kısıtlama ilgili sicile ve elektronik kişisel kayıt kartına işlenecek.