Bulgaristan'da yeni bir skandal patlak verdi. Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in hükümetinde İçişleri Bakanı olarak görev yapan İvan Demerdzhiev'in, bakanlık yemini ettikten sonra tam 53 gün boyunca Amerikalı bir lobiciyle aktif sözleşmesinin olduğu ortaya çıktı. Bu bilgi, Epitsentar.bg'nin Amerikalı lobici Joel Rubin'den aldığı yanıtla gün yüzüne çıktı.
İşin ilginç yanı, Epitsentar.bg'nin Rubin'e soru yöneltmesinin hemen ardından, ABD'deki Lobicilik Faaliyetlerini Açıklama Yasası (LDA) kapsamındaki Kamu Sicili'nde Demerdzhiev ile yapılan sözleşmenin nihai raporu yayımlandı. Bu raporda sözleşmenin 30 Haziran 2026 itibarıyla feshedildiği resmen beyan edildi.
Sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde Demerdzhiev'in zaten İçişleri Bakanı olması, akıllara şu soruyu getiriyor: Bulgar devletinin kaynakları, Magnitski konusuyla ilgili bilgi toplamak ve bunları özel olarak finanse edilen lobi faaliyetleri kapsamında ABD kurumlarına sunmak için kullanılmış olabilir mi?
İvan Demerdzhiev, Amerikalı lobici Joel Rubin ile 19 Şubat 2026'da sözleşme imzaladı. Sözleşme 2 Nisan'da tescil edildi ve lobi şirketi Washington Strategy Group'a başlangıçta 30 bin ABD doları ödendi.
Demerdzhiev, kendisine yakın BIRD yayınına verdiği demeçte, Amerikalı lobicileri neden tuttuğunu şöyle açıklamıştı: "Yolsuzlukla suçlanan ve Magnitski yasası kapsamında yaptırıma uğrayanlar için adalet ve Bulgaristan için kalkınma."
Joel Rubin'in ilk raporunda, Demerdzhiev'in "özel kişi; avukat; siyasi lider; demokrasi aktivisti" olarak tanımlandığı görülüyor. Ancak Epitsentar.bg'nin kendisiyle iletişime geçmesinin ardından 20 Temmuz 2026'da yayımlanan ikinci raporda, Rubin Demerdzhiev'i yalnızca "demokratik faaliyetler savunucusu" olarak tanımladı. Bu raporda "özel kişi", "avukat" ve "siyasi lider" ifadeleri artık yer almıyor.
Raporda bu değişikliğin nedeni açıklanmıyor, ancak raporun sunulduğu tarihte müşterinin tanımının değişmiş olması, lobi şirketinin müşterisinin yeni kamu kimliğine – yani Bulgaristan İçişleri Bakanı olduğuna – uyum sağladığı sorusunu akla getiriyor.
Joel Rubin, Epitsentar.bg'nin kendisine yönelttiği soruları yanıtlamaktan kaçındı. Özellikle, geçtiğimiz hafta Washington'a giden Demerdzhiev'in ABD Adalet Bakanlığı, ABD Hazine Bakanlığı ve Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC) yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin organize edilmesinde, aracılık edilmesinde veya koordine edilmesinde kendisinin veya şirketinin bir rolü olup olmadığı sorusuna yanıt vermedi.
Rubin, Epitsentar.bg'ye gönderdiği kısa yanıtta yalnızca sözleşmesinin 30 Haziran 2026 itibarıyla feshedildiğini belirtmekle yetindi ve diğer sorulara hiçbir açıklama getirmedi.
İkinci raporda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise ücretteki büyük düşüş oldu. İlk çeyrekte 30 bin dolar olarak bildirilen ücret, ikinci çeyrekte 5 bin doların altına indi.
Ancak asıl skandal, 8 Mayıs'ta (Rumen Radev hükümetinin anayasa ve yasalara sadakat yemini ettiği tarih) ile 30 Haziran arasındaki 53 günlük dönemde, Demerdzhiev ile Amerikalı lobi şirketi arasındaki sözleşmenin resmen yürürlükte olması. Bu dönemde Demerdzhiev zaten İçişleri Bakanlığı'nı yönetiyordu. Bu bakanlık, uluslararası ortaklarla hassas bilgileri toplayan, analiz eden ve paylaşan kurumdur. Demerdzhiev'in sık sık medyada vurguladığı gibi, bu bilgiler küresel Magnitski yasası kapsamındaki yaptırımlarla da ilgili.
Tüm bunlar, bakanın kamu görevleri ile Amerikalı lobicilerle olan özel hukuk ilişkileri arasında yeterli kurumsal mesafe olup olmadığı sorusunu kaçınılmaz olarak gündeme getiriyor.
İvan Demerdzhiev, Amerikalı lobicilere ödediği paralarla ilgili olarak kamuoyuna henüz bir açıklama yapmadı. Bulgaristan mevzuatına göre, Bakanlar Kurulu üyeleri göreve başladıktan sonra yasal süre içinde Sayıştay'a mal varlığı, çıkarlar ve beyana tabi diğer hususları içeren bildirimlerde bulunmak zorundadır. Ancak bu bildirimler henüz kamuya açıklanmış değil. Demerdzhiev'in ne beyan ettiğinin Ağustos ortasında netleşmesi bekleniyor.
O zaman, Washington Strategy Group ile yaptığı ve bakan olduktan sonra da devam eden sözleşmeyi beyan edip etmediği de ortaya çıkacak. Soru artık Başbakan Rumen Radev'e de yöneltilmiş durumda. Toplum, bakanının bu yükümlülüğü zamanında ve eksiksiz yerine getirip getirmediğini bilme hakkına sahip.
Şeffaflık, İvan Demerdzhiev'in Magnitski konusunu abartarak gündeme getirmesiyle başlayan ve olayın tam anlamıyla bir "Lobigeyt"e dönüşmesiyle sonuçlanan bu süreçteki sorulara verilecek en güvenilir yanıt olacak.