Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Çarşamba günü Bakanlar Kurulu'nda Westinghouse üst yönetimiyle bir araya geldi. Toplantının ana gündem maddesi, Kozloduy Nükleer Santrali'nin 7. ve 8. ünitelerinin inşası projesindeki son durum oldu.
Görüşmelerde ağırlıklı olarak, yeni nükleer güç kapasitelerinin hayata geçirilmesine zemin hazırlayan ön mühendislik faaliyetlerinin yürütülmesi ele alındı. Taraflar ayrıca, inşaat takvimi ve projenin nihai maliyetine ilişkin daha net bir tablo ortaya koyması beklenen ön fizibilite çalışmasının tamamlanmasını da masaya yatırdı.
Toplantıya Başbakan Yardımcısı Galab Donev ve ABD'nin Bulgaristan Maslahatgüzarı Martin McDowell de katıldı.
Kozloduy NGS'nin 7. ve 8. ünitelerinin inşası, ülkenin en büyük enerji projelerinden biri olarak görülüyor ve Bulgar nükleer enerjisinin geleceği için kilit öneme sahip.
20 Mayıs'ta düzenlenen brifingde, projenin 10 yıl süreceği ve sadece inşaat aşamasında Bulgaristan ekonomisine 9,12 milyar avro katkı sağlayacağı açıklandı. Bu rakamın ülkenin GSYİH'sının yüzde 1'ine denk geldiği belirtildi. Yeni ünitelerin 2037 yılında devreye girmesi bekleniyor.
Westinghouse Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Projeleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Joel Ikeer, her yatırılan 1 avronun 2,7 avro olarak geri döneceğini ifade etti. Kozloduy'un yeni bloklarının 60 yıllık işletme süresi boyunca Bulgar ekonomisine 55 milyar avro katkı sağlayabileceği kaydedildi.
Projenin nihai maliyeti ve üretilecek elektriğin fiyatı, mühendislik, tedarik ve inşaat sözleşmesi imzalanmadan önce netleşecek. Bir sonraki aşamada Bulgar hükümetinin Avrupa Komisyonu'ndan yeni kapasiteler için izin alması ve yatırım faaliyetlerine başlaması gerekiyor. Bu süreç, nihai finansal modelin hazırlanmasına ve projenin kararlaştırılan koşullarda yürütülmesine olanak tanıyacak.
Brüksel ile eşgüdüm, ek mühendislik çalışmalarıyla paralel yürütülecek ve bu sürecin 14 ay sürmesi bekleniyor. Güney Kore, ABD ve Kanada ihracat bankalarından finansman onayının da yaklaşık aynı sürede alınması öngörülüyor. Nihai yatırım kararının 2027 sonuna kadar alınması ve ardından anahtar teslim inşaat sözleşmesinin imzalanması planlanıyor.
Westinghouse yetkilileri, AP1000 reaktörünün tamamen pasif güvenlik sistemlerine sahip olduğunu, modüler tasarımıyla megavat başına en düşük karbon ayak izini sunduğunu vurguladı. Reaktörün insan müdahalesi gerektirmeyen doğal kuvvetlerle pasif soğutma yapabildiği, aynı zamanda aktif güvenlik sistemlerine de sahip olduğu belirtildi. Tasarımın mevcut Avrupa düzenleyici çerçevesiyle birlikte ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve Batı Avrupa Nükleer Düzenleyiciler Birliği'nin katı standartlarına uygun olduğu ifade edildi.
Reaktörlerin ömrünün 60 yıldan 80 hatta 100 yıla kadar uzatılabileceği kaydedildi. Hyundai Engineering yetkilileri, bugüne kadar konsept tasarımla ilgili 2.000'den fazla çizim ve 300'den fazla doküman hazırlandığını, Bulgar düzenleyici gerekliliklere uyarlanan dokümantasyonun 72.000 sayfayı aştığını bildirdi. Ayrıca Amerikan reaktöründeki tüm elemanların metrik sisteme dönüştürülmesi çalışmalarının sürdüğü açıklandı.
Hyundai, yeni reaktörlerdeki işlerin yüzde 30'unu Bulgar yüklenicilere vermeyi taahhüt ederken, Westinghouse'un 30'dan fazla Bulgar firmasıyla çerçeve anlaşması bulunduğu belirtildi. Konsorsiyum temsilcileri, iki bloğun inşası için yerel personelin hazırlanması ve eğitilmesine vurgu yaparak, bu kişilerin gelecekte yurt dışı projelerinde de görev alabileceğini ifade etti.