Eski Savunma Bakanı ve VMRO Lideri Krasimir Karakaçanov, İran ile yaşanacak yeni bir savaş dalgasında Bulgaristan'ın gerçek bir hedef haline gelebileceği konusunda uyardı. Karakaçanov, ülkenin böyle bir senaryoda kendini koruyacak yeterli kendi imkanlarına sahip olmadığını vurgulayarak, en büyük riskin Amerikan askeri havacılığının Bulgar topraklarını kullanmasından kaynaklandığına dikkat çekti.
Bu açıklamalar, Financial Times gazetesinin Tahran'ın savaşın daha da genişlemesi halinde Güneydoğu Avrupa'daki, including Bulgaristan'daki Amerikan askeri varlıklarına saldırı ihtimallerini değerlendirdiğine dair haberinin ardından geldi. Karakaçanov'a göre, Avrupa'nın tutumunu değiştirmesi durumunda Bulgaristan çatışmanın içine çok daha doğrudan bir şekilde çekilebilir.
"Bulgaristan'ın karşı koyma kapasitesi yok"
"İran'ın hem Bulgaristan'ı hem de Romanya'yı vurma teknik kapasitesi var" diyen Karakaçanov, iki ülkenin en zayıf noktasının hava savunma sistemleri olduğunu belirtti. "Bulgaristan ve Romanya'nın gerekli hava savunma sistemleri yok. Bulgaristan'ın karşı koyma imkanı bulunmuyor" ifadelerini kullanan eski bakan, böyle bir saldırı durumunda savunmanın Türkiye ve Yunanistan gibi müttefikler tarafından otomatik olarak sağlanacağı beklentilerini ise "ciddiyetsiz" olarak nitelendirdi.
Financial Times'ın haberine göre, İranlı yetkililer gerçekten de Güneydoğu Avrupa'daki Amerikan askeri tesislerine saldırı ihtimalini görüştü. Bulgaristan'ın isminin özellikle geçmesinin sebebi, Amerikan tanker uçaklarının "Bezmer" hava üssünü kullanmasına izin verilmesi. Habere atıf yapan askeri analistler, İran sistemlerinin menzili ve kapasitesi kısıtlı olsa da füze tehdidinin gerçek olduğunu belirtiyor.
"Sofya yerine Bezmer çok daha mantıklı bir seçenek"
Karakaçanov, Amerikan uçaklarının faaliyet gösterdiği yere özel bir vurgu yaptı. Ona göre, seçim "Bezmer" hava üssü ile Sofya Havalimanı arasında yapılsaydı, askeri üs çok daha mantıklı bir tercih olacaktı. "Sofya Havalimanı, 2 milyon insanın yaşadığı Sofya şehrinin tam içinde yer alıyor. Olası bir İran saldırısında masum sivil kayıplar verme riski, Bezmer'e kıyasla katbekat daha yüksek" diye konuştu.
Eski bakan, bu durumun Bezmer çevresinde yaşayanları daha az değerli kılmadığını, ancak askeri üssün doğası gereği bu tür havacılık faaliyetleri için uygun yer olduğunu sözlerine ekledi. Karakaçanov'a göre, büyük bir şehirdeki sivil bir havalimanının başka bir ülkeye yönelik askeri operasyonlarda kullanılması, karşılaştırılamayacak derecede yüksek bir risk yaratır.
"Tehlikeli sınır, Avrupa'nın doğrudan işin içine girmesi"
Karakaçanov'un en ağır uyarısı, Avrupa ülkelerinin mevcut tutumlarını değiştirerek ABD'nin İran'a yönelik eylemlerine daha doğrudan destek verme ihtimaliyle ilgili. Ona göre Tahran'ın şimdilik savaşı açıkça Avrupa'ya yaymaktan kaçınmak için sebepleri var. Ancak Avrupa ülkeleri daha aktif rol almaya başlar veya saldırılar için altyapı sağlarsa, bu çekingenlik ortadan kalkabilir.
"İşte o zaman gerçek bir hedef haline geliyoruz" uyarısında bulunan Karakaçanov, İran'ın Avrupa ülkelerini taraf tutmayan aktörler olarak değil, düşman askeri altyapısının bir parçası olarak görmeye başlaması halinde riskin kökten değişeceğini vurguladı.
Financial Times, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun daha önce İran topraklarına saldırı için kullanılan yabancı bir üssün meşru bir hedef olarak görülebileceği uyarısında bulunduğunu hatırlattı. Görüşülen senaryolar arasında Bulgaristan ve Kıbrıs'taki tesisler de yer alıyordu.
Karakaçanov, İran ve Ukrayna'yı tehlikeli bir denklemde birleştirdi
Eski savunma bakanı, İran ve Ukrayna'daki savaşların artık tamamen birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceği görüşünde. Washington'ın Ukrayna'ya verilen askeri desteği, Avrupa'daki müttefiklerine Tahran'a karşı daha sert bir tutum almaları için bir baskı aracı olarak kullanabileceğini savunuyor.
"İran'daki savaş ile Ukrayna'daki savaş birbirine bağlı" diyen Karakaçanov, her iki çatışmanın da nüfuz alanlarının daha büyük bir yeniden dağılımının parçası olduğunu ve aralarındaki her yeni bağlantının askeri altyapı sağlayan ülkeler için riski artırdığını belirtti.
Karakaçanov son olarak, Bulgaristan'ın böyle bir katılımından ne kazandığına dair siyasi bir soru da gündeme getirdi. Bulgaristan'ın geleneksel olarak İran ile normal diplomatik ve ekonomik ilişkiler yürüttüğünü hatırlatan eski bakan, mevcut tırmanışla birlikte Bulgar topraklarına yönelik potansiyel risklerin giderek daha görünür hale geldiğini sözlerine ekledi.