Icerige atla
Yaşam ⭐ 78/100

Irkçı Damgası Yememek İçin Ölen Adama Yardım Etmediler

Irkçı Damgası Yememek İçin Ölen Adama Yardım Etmediler
Malta Mavi Lagün'de İngilizce

Britanya'nın en katı okul müdiresi olarak bilinen Katharine Birbalsingh, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir konferansta çarpıcı açıklamalarda bulundu. Jamaika ve Guyana kökenli bir ailede Britanya'da doğan Birbalsingh, 20 yılı aşkın öğretmenlik deneyiminin ardından 2014'te Londra'da Michaela Community School'u kurdu. Okul, disiplin, öğretmene saygı, yüksek akademik beklentiler ve net kurallarla modern eğitim trendlerine ters bir felsefe izliyor.

Birbalsingh, Sorumlu Vatandaşlık İçin İttifak (ARC) konferansında yaptığı konuşmada, geçtiğimiz Aralık ayında Southampton'da yaşanan bir olaya dikkat çekti. 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Henry Nowak, başka bir genç tarafından bıçaklanmış ve yerde kanlar içinde yatarken polise dokuz kez bıçaklandığını ve nefes alamadığını söylemesine rağmen polis tarafından kelepçelenmişti. Polis memurları, onu saldırgan sanarak yardım etmemiş ve Nowak kısa bir süre sonra hayatını kaybetmişti. Olayın görüntülerinin mahkemede yayınlanmasıyla konu yeniden gündeme geldi.

Birbalsingh, polislerin bu davranışını 'ırkçılıkla suçlanma korkusu'na bağladı. "Bu genç polisler kötü niyetli ya da beceriksiz değil, sadece ölümüne korkuyorlar. Irkçı olarak algılanmaktan ödleri kopuyor" dedi. Nowak'ın saldırganının siyahi olduğunu hatırlatan Birbalsingh, polisin en güçlü içgüdüsü olan kurbanı koruma refleksinin, ırkçılıkla suçlanma korkusu tarafından bastırıldığını söyledi.

Eğitimci, aynı durumun geçtiğimiz Eylül ayında öldürülen sağ görüşlü aktivist Charlie Kirk'ün ölümüne gençlerin verdiği tepkide de görüldüğünü belirtti. "Charlie Kirk iki küçük çocuk babasıydı ama gençler internette ölümünü kutladı. Çünkü onların gözünde o bir 'ezen'di ve bu yüzden ölümü şefkati hak etmiyordu" ifadelerini kullandı.

Birbalsingh'e göre genç neslin ahlaki pusulasını bozan şey, eğitim sisteminde ve kültürde yaygınlaşan 'mağdur kültürü'. Gençlerin dünyayı sadece 'ezenler' ve 'ezilenler' olarak iki kategoriye ayırmayı öğrendiğini söyleyen Birbalsingh, "Biz baby boomer'lar, X kuşağı ve büyük milenyaller çocuklarımıza iyiyi kötüden ayırmayı öğretemedik. Onları mağdur kültürüne mahkum ettik" diye konuştu.

Londra Bilim Müzesi'ndeki bir sergiyi örnek veren Birbalsingh, havacılık gibi büyük bir insan başarısının yanında bile geçmişte kadınların ve siyahilerin havacılık okullarına alınmadığını anlatan metinler olduğunu, James Watt'ın buhar makinesinin yanında köle ticaretiyle bağlantısının vurgulandığını söyledi. "Tüm insanlık tarihi, tüm karmaşıklığı ve nüanslarıyla birlikte tek bir anlatıya indirgeniyor: ezenler ve ezilenler" dedi.

Okul müdiresi, gençlerin kendi ülkelerine aidiyet hissedemediğini çünkü eğitim sisteminin onlara ülkelerinin sadece kötü bir ezen olduğunu öğrettiğini savundu. "Çocuklarımızı kurtarın, Batı'yı kurtarın" çağrısı yapan Birbalsingh, ebeveynlere ve öğretmenlere geleneksel değerleri savunma çağrısında bulundu.

Uzun dönem Malta'da, üniversite destekli okullarda dilini geliştir. Kayıt bilgisi →
Paylaş: