İran Dışişleri Bakanlığı, Güney Kore'yi Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir askeri konuşlanma veya ABD operasyonlarına katılma konusunda uyardı. Bakanlık, bu tür bir girişimin "ciddi sonuçları" olacağı tehdidinde bulundu. Haberi AFP ve Reuters ajansları duyurdu.
Seul yönetimi, Cuma günü yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında Şubat ayı sonlarında başlayan savaş nedeniyle seyrüsefer güvenliğinin bozulduğu stratejik Hürmüz Boğazı'na "katkı" sağlamayı değerlendirdiklerini belirtmişti. Ancak Seul, henüz kesin bir karar alınmadığını ve herhangi bir katılımın ülkenin kendi savunma kapasitesini korumasına bağlı olduğunu da sözlerine ekledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagai, bugün Seul yönetimine "Amerikan baskı ve yıldırma politikalarına" boyun eğmemesi çağrısında bulundu.
Bagai, X platformundan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Basra Körfezi veya Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonlara başka ülkelerin askeri olarak konuşlanması veya katılımı, yalnızca bu saldırıdan sorumlu ülkeye doğrudan destek olarak görülebilir ve ciddi sonuçları olacaktır."
Savaşın başlamasından bu yana bölgedeki deniz trafiği neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Bu durum küresel enerji piyasalarını olumsuz etkilerken, ham petrol fiyatlarını da yükseltti. İran, gemilerin boğazdan geçiş için izin almasını şart koşarken, Washington ve bölgedeki birkaç ülke bu uygulamayı kesin bir dille reddetti. Tahran yönetimi ise savaş öncesi geçerli olan serbest dolaşım rejimine kesinlikle geri dönmeyeceklerini duyurdu.
Öte yandan Bagai, Birleşmiş Milletler Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) Tahran aleyhine bir karar tasarısı kabul etmesi durumunda İran'ın karşılık vereceğini belirtti. Reuters'ın aktardığına göre Bagai, BM organını İran aleyhine karar almaya zorlamaya çalışan Avrupa ülkelerinin "mantıksız" hareket ettiğini savundu ve ABD ile yaşanan savaşın nükleer tesislere erişimi imkansız hale getirdiğini vurguladı.
Savaşın yarattığı ağır ekonomik zorluklar arasında İran hükümeti, serbest piyasadaki akaryakıt fiyatlarında köklü bir değişikliğe giderek benzin fiyatlarını iki katına çıkardı. Devlet Petrol Ürünleri Dağıtım Şirketi Başkanı Keramet Veys-Keremi'nin devlet televizyonundan duyurduğu karara göre, 8 Eylül itibarıyla sübvansiyonlu kotaların dışındaki litre başına benzin fiyatı 50 binden 100 bin riyale yükseltildi.
Devlet yakıt yardımları ise korunmaya devam edecek. İranlılar, özel kartları aracılığıyla alacakları ilk 110 litrelik kota için litre başına yaklaşık 1 ABD sentinden biraz fazla bir bedel ödemeye devam edecek. Bu kotanın dolmasının ardından ise yeni ve daha yüksek tarife devreye girecek.
Dünyanın en ucuz benzinine sahip ülkelerinden biri olan İran'da, sübvansiyonlu kota dışındaki fiyatların ikiye katlanması, düşük gelir düzeyi nedeniyle haneleri ciddi şekilde etkileyebilir. Uzmanlar, bu artışın ulaşım maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde ek bir baskı oluşturmasından endişe ediyor. Zaten ağustos ayı sonlarında yakıt tedariki konusundaki gerilim ve kıtlık endişeleri, Tahran'daki benzin istasyonlarında saatlerce, hatta gece boyu süren kuyruklara yol açmıştı.
İran hükümeti, savaşın ekonomi üzerinde ağır bir darbe indirdiğini kabul ederken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hem devlet kurumlarına hem de halka harcamaları kısıtlama çağrısında bulundu.