Icerige atla
Politika ⭐ 75/100

İran, Bulgarlara 'Kâfir ve Münafık' mı Dedi?

İran, Bulgarlara 'Kâfir ve Münafık' mı Dedi?
Havuz Partisi + İngilizce

İki Bulgar politikacı, Tahran'daki cenaze töreninde okunan Kuran ayetiyle ilgili tartışmaların odağında yer alıyor.

Geçtiğimiz hafta, 'Vızrajdane' (Diriliş) Partisi'nden milletvekili Angel Georgiev ve eski milletvekili Zlatan Zlatanov, İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze törenine katıldı. İki Bulgar siyasetçinin bu törene katılan tek Avrupalı heyet olması dikkat çekerken, asıl tartışma okunan Kuran ayeti üzerinden alevlendi. Bazı yorumcular, ayette geçen ifadelerle Bulgarların dolaylı yoldan 'kâfir ve münafık' olarak nitelendiğini, bu yolla tüm Bulgar ulusunun aşağılandığını öne sürdü.

İran'ın Sofya Büyükelçiliği, Angel Georgiev ve Zlatan Zlatanov'un Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze törenine katılımını gösteren video görüntüleri yayınladı. KAYNAK: İRAN BÜYÜKELÇİLİĞİ FACEBOOK

Peki bu şüphe nereden kaynaklandı? Cenaze töreninde Tahran'daki onlarca yabancı heyet, taziyelerini sunmak üzere tek tek cenaze salonuna girdi ve tabuta yaklaşırken her bir heyet için farklı bir Kuran ayeti okundu.

Birçok uluslararası medya kuruluşu hemen bu durumu haberleştirdi ve seçilen ayetlerin gizli bir mesaj taşıyabileceği yönünde şüpheler dile getirildi. Bu iddialar ilk olarak Suudi Arabistan heyeti için okunan ayetle gündeme geldi. Suudi heyete, 'Al-i İmran' Suresi'nden iki ordunun çarpıştığı bir ayet okundu. Ayette, bir ordunun Allah yolunda savaştığı, diğerinin ise düşman olduğu ve 'Allah'ın dilediğini desteklediği' ifade ediliyordu.

İşte bu 'iki ordu' ayeti, birçok kişi tarafından İran ile Suudi Arabistan arasındaki Sünni-Şii ayrışmasına dayanan dini ihtilaflara bir gönderme olarak yorumlandı.

Öte yandan, Tahran yönetimine yakınlığıyla bilinen Hizbullah heyeti için aynı surenin 139. ayeti okundu: 'Ve gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer inanıyorsanız, siz üstün geleceksiniz.'

Yine İran'ın güçlü desteğini alan Hamas heyeti için ise 'Ahzab' Suresi'nin 23. ayeti okundu: 'Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi sözünü yerine getirip şehit oldu, kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir şeyi değiştirmediler.'

Bu durum, her bir ayetin neden seçildiğine dair bir dizi spekülasyonu ve ev sahiplerinin bu seçimle aslında ne demek istediğine yönelik tartışmaları beraberinde getirdi.

Bulgar heyeti de bu fırtınanın dışında kalmadı. Özellikle birçok Bulgar, iki siyasetçinin İran'ın başkentinde görünmesine şaşırmıştı.

'Vızrajdane' Partisi lideri Kostadin Kostadinov, Bulgaristan Ulusal Radyosu'na (BNR) yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'Davet, İran hükümeti tarafından Sofya'daki İran Büyükelçiliği aracılığıyla geldi ve biz de bunu duyurduk çünkü bizim için büyük bir onurdu. Tüm Avrupa'dan davet edilen tek heyet olduğumuzu bilmiyorduk, ancak bu özel durumda bu, onurlu bir halkın kahramanlığına ve cesaretine duyulan saygı ve takdirin bir işaretidir. Sadece Bulgaristan'da değil, dünyadaki her özgür düşünen insan, dünyanın en büyük iki askeri gücü olan ABD ve İsrail'e karşı başarıyla savaşan ve sadece savaşmakla kalmayıp bu çatışmayı kazanan son derece kahraman bir ulusa saygı göstermelidir.'

İran'ın Sofya Büyükelçiliği, resmi Facebook sayfasında 'Vızrajdane' temsilcilerinin Ayetullah Ali Hamaney anısına düzenlenen cenaze törenine katılımını gösteren video görüntüleri yayınladı.

Açıklamada, Angel Georgiev ve Zlatan Zlatanov'un (kendisinin Bulgaristan Parlamentosu'ndaki Bulgaristan-İran Dostluk Grubu'nun eski başkanı olduğu belirtilerek) Tahran'da 'şehit düşen İran liderinin naaşına saygılarını sundukları' ifade edildi.

İkiliye ait görüntüler çeşitli İran medya kanallarında da yayınlandı. Böylece, onların taziyesi sırasında okunan Kuran ayetinin hangisi olduğu da netleşti.

Bu ayet, 'Ahzab' Suresi'nin 48. ayetiydi: 'Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et! Vekil olarak Allah yeter.'

Bu durum, Bulgaristan'daki bazı yorumculara hemen ayetin başındaki güçlü ifadelere takılma fırsatı verdi. Bazı haberlerde, İran'ın Bulgarları 'kâfir ve münafık' olarak gördüğü, bu nedenle onlara bu ayetin okunduğu ve böylece 'Vızrajdane'li iki politikacı yüzünden tüm Bulgarlarla alay edildiği, Bulgarların incitildiği ve aşağılandığı yönünde başlıklar atıldı.

Tahran'daki kaynaklar ise ayetlerin 'Şan-ı Nüzul' (Farsça bir terim olup 'iniş sebepleri' anlamına gelir) esasına göre seçildiğini açıkladı. Araplar buna 'Esbab-ı Nüzul' der. Bu, Kuran'daki belirli ayetlerin vahyedilmesine yol açan tarihsel bağlamı ve olayları inceleyen bir İslami ilimdir. Bu bilgi birikimi, kutsal metinlerin doğru yorumlanmasına ve yanlış anlaşılmaların önlenmesine yardımcı olur.

Konu oldukça spesifik ve karmaşık bir teolojik mesele olduğu için '24 Chasa' gazetesi, Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü'ne bağlı Fetva Kurulu'na başvurarak, Tahran'daki Bulgar heyeti için okunan ayet hakkında özel bir yorum ve açıklama talebinde bulundu. Fetva, yüksek rütbeli bir İslam alimi tarafından verilen, İslam hukuku ilkelerine dayalı olarak dini, sosyal veya hukuki konularda rehberlik sağlayan resmi bir dini-hukuki görüştür.

Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü'ne bağlı bu özel birimden yapılan açıklamada, söz konusu 'Ahzab' Suresi'nin, Müslüman toplumunun Medine'de yerleşmesinden sonraki döneme ait olduğu ve Müslümanların yoğun dış ve iç baskı altında olduğu zorlu bir dönemdeki olaylarla bağlantılı olduğu belirtildi.

48. ayet özelinde ise, 'Peygamber Muhammed'i ve müminleri, kâfirler ve münafıklar olmak üzere iki grubun baskısı altında oldukları bir zamanda güçlendirmek için indirildiği' ifade edildi.

Fetva Komisyonu, bu ayet bağlamında kimlerin kâfir ve münafık olarak kabul edildiğini de açıkladı: 'Kâfirler (küffar), Peygamber'i tehditler, savaşlar ve siyasi baskı yoluyla mesajından vazgeçirmeye veya taviz vermeye zorlamaya çalışanlardır. Münafıklar (münafikun) ise dışarıdan Müslüman gibi görünen ancak gizlice İslam düşmanlarını destekleyen, şüphe yayan ve müminler arasına fitne sokan kişilerdir.'

Bu ayetin ve 'Ahzab' Suresi'nin yorumu birkaç yönde yapılmaktadır. Birincisi, kişisel çıkarlara ve baskılara boyun eğmemek. 'İtaat etme' emri, müminlerin -ve her şeyden önce Peygamber'in- inanç düşmanlarının taleplerini kabul etmemeleri veya tehditleri ya da zorlamaları altında taviz vermemeleri gerektiği anlamına gelir.

İkinci olarak sabır ve kararlılık. Ayet, İslam'a davet sırasında ortaya çıkabilecek manevi ve fiziksel sınavlar karşısında sabırlı ve metin olmayı öğretir.

Mümin, insanların baskısı veya adaletsizliği karşısında eğilmemelidir.

Üçüncü olarak ise Allah'a tevekkül etmek. Müslümanlar için baskı ve sınav anlarında tek güvenli sığınak Allah'tır. 'Vekil' kelimesi, kişinin işlerini emanet ettiği kimse anlamına gelir. Kişi tüm işlerini Allah'a bırakıp O'nun yardımına inandığında, kalbi huzur, güven ve iç huzuru bulur.

Yapılan yoruma göre, Tahran'da Bulgar halkına hakaret edildiği yönünde bir endişeye yer olmadığı gibi, bu özel Kuran metninin seçilmesi, cenaze törenine katılanları herhangi bir şekilde incitme girişimi olarak da değerlendirilemez.

Malta'da Eğlen, İngilizce Öğren
Paylaş: