Yeni akıllı telefon alacaklar artık yalnızca kameraya, işlemciye ve tasarıma bakmıyor; cihazın kaç yıl gerçekten kullanılabilir kalacağını da sorguluyor. BGR uzmanları, iPhone ile Samsung'un amiral gemilerinin dayanıklılığını karşılaştırdı ve varılan sonuç şu: Aradaki fark, birkaç yıl öncesiyle kıyaslandığında çok daha küçük.
Samsung, özellikle Galaxy S serisinde yazılım desteği konusunda büyük ilerleme kaydetti. Bununla birlikte Apple; iOS güncellemelerini tüm uyumlu cihazlara eş zamanlı dağıtması, eski modellerdeki güçlü performansı, daha yüksek ikinci el değeri ve daha gelişmiş servis ağıyla hafif üstünlüğünü korumaya devam ediyor. Artık her iki taraf da beş ila yedi yıl kullanım sunan telefonlar üretebiliyor; ama cihazının daha yavaş eskimesini isteyen kullanıcılar için iPhone biraz daha güvenli liman olmayı sürdürüyor.
Samsung artık eskisi gibi geride değil
Birkaç yıl öncesine kadar Apple'ın avantajı açıktı. iPhone, uzun iOS desteğiyle eski modellerin modern uygulamalarla ve kritik güvenlik yamalarıyla uyumlu kalmasını sağlıyordu. Bu fark artık o kadar belirgin değil. Samsung, Galaxy S25 serisi için küresel lansmanından itibaren yedi nesil işletim sistemi güncellemesi ve yedi yıl güvenlik desteği vaat ediyor; güncellemenin ulaşma süresi modele, operatöre ve pazara göre farklılık gösterebiliyor.
Bu taahhüt, en yeni Galaxy amiral gemilerini yazılım desteği süresi bakımından iPhone ile aynı kategoriye taşıyor. Kullanıcı açısından bunun anlamı şu: Pahalı bir Samsung almak, artık eski Android nesilleri gibi yazılımın hızla eskimesi riskini taşımıyor.
Apple, güncelleme dağıtımında öne çıkıyor
Ama kaç yıl destek verileceği her şeyi anlatmıyor; güncellemenin cihaza nasıl ulaştığı da bir o kadar önemli. Apple, iOS'u tamamen kendi kontrolünde tutuyor ve yeni sürümleri tüm uyumlu iPhone'lara aynı anda yayımlıyor. Android'de süreç farklı işliyor: Google yeni sürümü önce Pixel telefonlara gönderiyor, ardından Samsung bunu One UI'a uyarlıyor — bu da ekstra zaman alıyor.
Bu durum Galaxy telefonları zayıf yapmıyor, ancak iPhone'ların yeni yazılımı çoğunlukla daha hızlı ve daha öngörülebilir şekilde aldığı anlamına geliyor. Güvenlik, yeni özellikler ve uzun uygulama uyumluluğu önceliği olan kullanıcılar için bu ayrıntı önem taşıyor.
Eski iPhone'lar henüz pes etmiyor
Performans da kritik bir sınav. Bir telefon güncelleme alıyor olabilir; ama birkaç yıl sonra ağır aksıyorsa uzun desteğin pek anlamı kalmıyor. BGR, 2019'da piyasaya çıkan iPhone 11 serisinin iOS 27'yi desteklediğini belirtiyor. Apple, iPhone 11, iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max'ı iOS 27 ile uyumlu cihazlar arasında sayıyor; yani bu modeller lansmanlarından yedi yıl sonra hâlâ geçerliliğini koruyor.
Ancak önemli bir not düşmek gerekiyor: iOS 27 ile uyumlu olmak, eski her iPhone'un tüm yeni özelliklere kavuşacağı anlamına gelmiyor. Apple, iOS 27'deki bazı Apple Intelligence özelliklerinin yalnızca iPhone 16 ve sonrası ile iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max'ta kullanılabileceğini açıklıyor.
İkinci el değeri güçlü bir koz olmayı sürdürüyor
iPhone'un en büyük artılarından biri ikinci el fiyatı. Pek çok kullanıcı için telefonun gerçek maliyeti satın alım fiyatı değil, iki üç ya da beş yıl sonra ne kadar değer kaybettiğidir. BGR'nin aktardığı SellCell'in Ağustos 2025 tarihli raporuna göre iPhone 16, piyasaya çıkışından beş ay sonra değerinin yüzde 35,4'ünü yitirdi; Samsung Galaxy S25 ise aynı sürede yüzde 46,6 değer kaybetti.
Bu Galaxy'nin kötü bir alım olduğu anlamına gelmiyor. Sadece iPhone'un ikinci el olarak daha kolay ve daha iyi fiyata satıldığını gösteriyor. Her birkaç yılda bir telefon değiştiren kullanıcı için bu fark ciddi bir kalem oluşturabilir.
Servis erişimi de ömrü belirliyor
Dayanıklılık yalnızca yazılıma ve işlemciye bağlı değil. Her akıllı telefonun pili zamanla kapasitesini yitiriyor; yoğun kullanımın ardından birkaç yılda pil değişimi kaçınılmaz hale geliyor. Her iki marka da onarım maliyetlerini düşürebilecek genişletilmiş garanti ve servis programları sunuyor. Ancak BGR'ye göre Apple, daha geniş mağaza ve servis noktası ağıyla bu alanda avantajlı konumda. iPhone kullanıcılarının büyük bölümü tanı veya onarım için hızla randevu alabiliyor; Samsung'da ise bu imkân bölgeye göre değişiyor ve zaman zaman cihazın yetkili servise gönderilmesini gerektiriyor.
Pratik ama önemli bir etken bu. Bir telefonun yedi yıl yazılım desteği olabilir; ancak pili, ekranı veya şarj girişi kolayca servise giremiyor olursa o cihazın gerçek ömrü kısalıyor.
Sonuç: Fark küçüldü, ancak sıfırlanmadı
İyi bakılırsa günümüzün Samsung ve iPhone amiral gemileri artık beş ila yedi yıl rahatça dayanabiliyor. Samsung, en yeni amiral gemilerine yedi yıllık destek taahhüdüyle Apple'ın en güçlü argümanlarından birini büyük ölçüde etkisiz hale getirdi. Yine de iPhone, uzun kullanımda hâlâ hafif üstünlüğünü koruyor. Bu avantaj, güncellemelerin kaç yıl sürdüğünden öte, telefonun etrafındaki tüm sistemden geliyor: eş zamanlı güncellemeler, güçlü çipler, eski modellerin performansı, yüksek ikinci el değeri ve kolay servis erişimi.
Seçim artık eskisi kadar net değil. Galaxy S amiral gemileri, uzun vadeli bir telefon isteyen kullanıcılar için çok daha ciddi bir rakip haline geldi. Ama temel kriter cihazın olabildiğince yavaş eskimesi ve yıllar sonra değerini mümkün olduğunca koruması ise iPhone hâlâ küçük ama hissedilir bir adım önde.