Fransa'nın doğusundaki Lalique Müzesi, yıldırım soygunuyla sarsıldı. Reuters ve BTA'nın haberine göre maskeli soyguncular, Alsace bölgesindeki Wingen-sur-Moder kasabasında bulunan müzenin giriş kapısını kırarak Pazar sabahı milyonlarca euro değerinde yaklaşık 20 parça mücevher ve eseri çaldı.
Müze yetkilileri, güvenlik sistemlerinin devreye girdiğini ve kayıp eserlerin tespit edildiğini açıkladı. Polis, soruşturma kapsamında güvenlik kamerası kayıtlarını analiz ediyor. Hangi eserlerin çalındığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Müze, ünlü Fransız cam ve kristal ustası René Lalique ile ailesine adanmış durumda. Lalique'in Art Nouveau tarzı mücevherleri ile Art Deco tarzı cam ve kristal eserlerinin de aralarında bulunduğu 650'den fazla parçaya ev sahipliği yapıyor.
Kariyerine kuyumcu olarak başlayan René Lalique (1860-1945), eserlerinde cam, emaye, fildişi ve yarı değerli taşları kullanmasıyla tanınıyordu.
Müze yönetimi, güvenlik önlemlerini artırmak amacıyla müzenin yeniden açılmadan önce birkaç gün süreyle ziyarete kapatıldığını duyurdu.
Bu soygun, geçtiğimiz yıl Paris'teki Louvre Müzesi'nde yaşanan ve tüm dünyada büyük yankı uyandıran cesur hırsızlığı hatırlattı. Henüz bir yılını doldurmamış olan o olayda birkaç şüpheli gözaltına alınsa da çalınan paha biçilmez eserlerin izine henüz rastlanmadı.
Louvre Müzesi tam 8 dakikada soyuldu. Associated Press'in aktardığına göre hırsızlar, hafta sonu dünyanın en çok ziyaret edilen bu müzesine girip 88 milyon euro değerindeki kraliyet mücevherlerini çalarak kayıplara karıştı. Soygun anına dair gün gün ve dakika dakika hazırlanan bir zaman çizelgesi, olayın ne kadar profesyonelce planlandığını gözler önüne serdi.
Fransız yetkililer, hırsızların bir sepetli kamyonetin sepetiyle müzenin cephesine tırmandığını, bir pencereyi kırdığını, vitrinleri parçaladığını ve Pazar sabahı kaçtığını anlattı. Paris Louvre Müzesi Müdürü, bu olayı "korkunç bir başarısızlık" olarak nitelendirdi.
İşte o soygunun dakika dakika kronolojisi:
10 Ekim: Hırsızlar, kullanacakları sepetli kamyoneti çalmak için sahte bir bahane kullandı. Paris Savcısı Laure Beccuau, zanlıların kamyonetin sahibi şirketle buluşup tehdit kullanarak aracı ele geçirdiğini ancak fiziksel şiddete başvurmadığını belirtti. Şirket, Paris'in yaklaşık 20 kilometre kuzeyindeki Louvres kasabasında hırsızlık ihbarında bulundu. Kasabanın adının müzenin adıyla neredeyse aynı olması birçok kişide bunun bir tesadüf olup olmadığı sorusunu akla getirdi.
19 Ekim (Soygun Günü):
09:00: Louvre Müzesi kapılarını ziyaretçilere açtı.
09:30: İnşaat işçisi kılığındaki hırsızlar, sepetli kamyoneti Paris'te sıkça rastlanan bir görüntü oluşturacak şekilde Seine Nehri kıyısındaki Quai François Mitterrand'a park etti. Çevresine yol çalışması işaretleri koyarak tadilat yapıyormuş izlenimi yarattılar. İki kişi sepetle yükselerek bir balkona ulaştı ve bir pencereden içeri girdi.
09:34: İki hırsız, Apollo Galerisi'nin güney ucundan müzeye girdi. Güvenlik kontrol odasındaki alarm tetiklendi. Bir görevli, komuta merkezini telsizle uyardı.
09:35: Hırsızlar bir taşlama makinesi kullanarak iki vitrinin camını kesti ve mücevherleri aldı. Güvenlik görevlileri, ziyaretçilerin güvenliğini ön planda tutarak tahliyeye başladı. Müze müdürü, yakındaki polis karakolunu arayarak acil yardım istedi.
09:38: Hırsızlar aynı pencereden dışarı çıkarak kaçtı. Doğu yönünde kendilerini bekleyen iki kişiyle birlikte skuterlerle uzaklaştılar. Olay yerinde inşaat işçilerinin giydiği türden sarı bir yelek, taşlama makinesi ve diğer ekipmanları bıraktılar. Kültür Bakanı Rachida Dati, güvenlik görevlilerinin hırsızlardan birinin sepetli kamyoneti ateşe verme girişimini engellediğini söyledi.
10:34: Bakan Dati, sosyal medyadan "Bu sabah Louvre Müzesi'nin açılışı sırasında bir soygun gerçekleşti" duyurusunu yaptı.
Gün içinde: Müze dışında, III. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugénie'ye ait 1300'den fazla elmas içeren imparatorluk tacı bulundu. Hırsızların, tarihi açıdan paha biçilmez sekiz nesneyle daha kaçtığı belirtildi.
22 Ekim: Müze kapılarını yeniden açtı. Savcı Beccuau, soruşturma kapsamında yaklaşık 100 dedektif ve adli tıp uzmanının çalıştığını, güvenlik kamerası kayıtlarının ve sepetten, müze içinden ve olay yerinde bulunan nesnelerden toplanan 150'den fazla örneğin analiz edildiğini duyurdu.