Icerige atla
Kültür ⭐ 70/100

Dünyanın en küçük üçüncü ülkesi adını değiştirdi: İşte nedeni

Dünyanın en küçük üçüncü ülkesi adını değiştirdi: İşte nedeni
Malta Mavi Lagün'de İngilizce

Pasifik Okyanusu'ndaki ada ülkesi Nauru, ulusal kimliğini ve kültürel mirasını güçlendirmek amacıyla adını resmi olarak Naoero Cumhuriyeti olarak değiştirdi. Başkent Yaren'deki parlamento, mayıs ayında ülkenin adının değiştirilmesine yönelik anayasa değişikliğini kabul etti. İlk aşamada ulusal bir referandum planlansa da, Reuters'ın aktardığı üzere bu plandan vazgeçildi.

Devlet Başkanı David Adeang, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada referandum planlarının iptal edildiğini duyurdu. Adeang, "Referandum yapılmaması kararı, Naoero'nun halk tarafından kabul edilecek yeni bir isim değil, zaten var olan bir değer olduğu üzerine yapılan titiz tartışmalar sonucunda alındı. Bu isim hiçbir zaman kaybolmadı, sadece tam anlamıyla benimsenmeyi bekliyordu. Zaten halkın kimliğinin bir parçası, ulusal armada yer alıyor ve toplum içinde telaffuz ediliyor. En önemlisi de anayasa tarafından izin verilmiş bir durum" ifadelerini kullandı.

Adeang, bu kararın siyasetle değil, kimlikle ve "atalarımızın mirasını koruyup çocuklarımızın geleceğini güçlendirmekle" ilgili olduğunu sözlerine ekledi. Reuters, Naoero'nun yaklaşık 12 bin kişilik nüfusuyla Vatikan ve Monako'dan sonra dünyanın en küçük üçüncü ülkesi olduğunu hatırlattı.

Avustralya haber ajansı ABC News'ün aktardığı hükümet açıklamasında, "Naoero Cumhuriyeti, daha önce Nauru olarak bilinen yerin yeni resmi adıdır. Kısaltılmış biçimi Naoero olacak, ülke kodu NRO olarak güncellenecek ve halk 'dei-Naoero' olarak anılacaktır" denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Naoero, yenilenen bir ulusal gururu ve birlik, sorumluluk, vatanseverlik, daha iyi sağlık, eğitim ve sürdürülebilir kalkınma temellerine dayanan yeni bir dönemi simgeliyor. Naoero'nun geleceği, geçmişteki hatalardan ders çıkararak ve gelecek nesiller için daha akılcı kararlar alırken bu deneyimlerden faydalanarak inşa edilecektir."

Pasifik Adaları Haber Ajansı (PINA), hükümetin uluslararası kuruluşları ve ülkeleri resmi olarak bilgilendirdiğini ve yeni isme geçiş sürecinin başladığını belirtti. Ajans, anayasa değişikliği sürecinin 29 Ocak 2026'da başladığını hatırlattı. Aylarca süren tartışmaların ardından milletvekilleri değişikliği oybirliğiyle kabul etti ve Meclis Başkanı Marcus Stephen tarafından 13 Mayıs 2026'da onaylanarak isim değişikliği resmileşti. Açıklamada, Avrupalı sömürgecilerin adanın yerel adı olan Naoero'yu telaffuz etmekte zorlandıkları için ülkenin adını Nauru olarak değiştirdikleri kaydedildi. Ayrıca Türkiye ("Türkiye") ve Esvatini (eski Svaziland) gibi ülkelerin de resmi isimlerini yerel dili daha iyi yansıtacak şekilde değiştirdikleri örnek olarak verildi.

Birleşmiş Milletler'in dijital kütüphane sistemlerinin, küresel havacılık otoritelerinin ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Naoero'yu tanımaya başlayacağı tahmin ediliyor. Independent gazetesi, yeni pasaportların basılmasının ve yasal belgelerin güncellenmesinin maliyet yaratmasına rağmen, hükümetin bunu halkının kültürel ve psikolojik sağlığına yönelik hayati bir yatırım olarak gördüğünü vurguladı.

El Cezire, adanın bu isim değişikliğinin hükümetin ülkenin kimliğini korumaya yönelik daha geniş çaplı çabalarının bir parçası olduğuna dikkat çekti. Nauru dili olarak bilinen "dorerin Naoero", UNESCO tarafından "ciddi şekilde tehlike altında" olarak sınıflandırılıyor. Topluluk içinde hala konuşulsa da okullarda öğretilmiyor; ancak hükümet geçen yıl dili müfredata dahil edecek bir yasa tasarısı kabul etti. Bir asırdan fazla bir süre önce adadan geçen denizcilerin dayattığı yanlış telaffuzun ortadan kaldırılmasıyla, Naoero Cumhuriyeti'nin dünyaya geleceğini kendi şartlarında ve kendi yerel sesiyle belirleyeceğinin sinyalini vermesi bekleniyor.

ABD'deki Evergreen State College'da coğrafya ve Kızılderili çalışmaları profesörü olan Zoltan Grossman, İngiliz Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, "Yerel telaffuzu yansıtmak için yer adlarının bu şekilde 'yeniden yerlileştirilmesi', eski sömürgeleştirilmiş halkların egemenliklerini haykırma biçimidir" dedi. Grossman, "Temelde dekolonizasyon kendi kaderini tayin etme ile ilgilidir ve kendi kaderini tayin etmenin en temel ifadelerinden biri, kendi dilinizi konuşabilmek ve atalarınızın isimlerini kullanabilmektir" diye ekledi. Nauru'yu uluslararası arenada temsil eden güreşçi Arcmen Willis ise İngiliz basınına yaptığı açıklamada bu değişikliği desteklediğini belirterek, Naurulu olmayanların da yeni ismi doğru telaffuz etmek için çaba göstermesini umduğunu sözlerine ekledi.

Gece Eğlen, Gündüz Öğren
Paylaş: