Bulgaristan Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası'na katılamasa da Bulgar futbolseverler başka bir uluslararası yarışta boy gösteriyor: futbol yorumcularını ya göklere çıkarmak ya da yerin dibine sokmak. ABD, Meksika ve Kanada'da düzenlenen turnuvada BNT ekranlarından tanıdık birçok isim Bulgaristan adına yorum yapıyor: Ivaylo Angelov, Stefan Georgiev, Byulent Myumyunov, Iliyan Enev ve "Üçüncü Yarı" stüdyo programında yer alan Radostin Lyubomirov. Konuk yorumcular arasında ise Borislav Borisov ve Nikola Ibrisimov bulunuyor.
Byulent Myumyunov, Arjantin-Mısır maçı sırasında sosyal medyada aynı anda hem "Hosanna" hem de "Çarmıh" benzetmeleriyle karşılaştı. Bir izleyici onu "Bulgaristan'ın en hazırlıklı, en duygusal, en kültürlü yorumcusu, poliglot ve spor gazetecisi" olarak överken, bir başkası "Myumyunov'u yorumcu koltuğundan indirin, tüm grup hangi yabancı kanala geçeceğimizi düşünüyor" diye tepki gösterdi.
Her yorumcu için benzer övgü ve şikayetler söz konusu. Kimi izleyiciler yorumcuların paslaşmaları tek tek anlatmasından rahatsız olurken, kimileri ise bunun maçın doğal akışı olduğunu savunuyor. Özellikle İspanya, Arjantin, Fransa veya İngiltere'nin golünde yorumcunun "Gol" diye bağırması, bazı taraftarlar tarafından tarafsızlık ilkesine aykırı bulunuyor.
Turnuvanın en çok konuşulan ismi ise BNT Spor Müdürü Ivaylo Angelov. Brezilya 2014'te Meksika'yı anlatırken adeta "Meksika" lakaplı yorumcu, bu turnuvada da gaflarıyla gündem oldu. Brezilya-Norveç maçında tribünde sandviç yiyen ABD'li aktör Woody Harrelson'ı Brezilya'nın eski kalecisi Cláudio Taffarel'le karıştırdı. Ardından İngiltere-Norveç maçında Norveç'in golünü fark etmeyip "top auta çıktı" demesi tuzu biberi oldu. Angelov, bu gaflarıyla adeta televizyonun Marko Totev'ine dönüştü.
Influencer Andrea Banda Banda da BNT'deki "Üçüncü Yarı" programında yer alıyor. Turnuvanın pop kültür bağlamını, viral anları ve yeni nesil futbol yıldızlarını sunmakla görevlendirilen Banda Banda, stüdyoya getirdiği böreklerle ve neşeli tavrıyla dikkat çekiyor.

BNT'nin stüdyosundaki bilardo masası da ayrı bir tartışma konusu. Üzerinde futbolcu numaralarının bulunduğu kartonlar, analistler tarafından taktik anlatmak için kullanılıyor. Diğer televizyonların Messi, Ronaldo ve Haaland gibi yıldızların sanal olarak dolaştığı stüdyolarının yanında bu yöntem oldukça ilkel bulunuyor.
Ancak BNT'nin en büyük artısı, maçları yorumlaması için hazırlıksız kişileri çağırmaması. Krasimir Balakov, Ivaylo Yordanov ve milli takım hocası Aleksandar Dimitrov gibi futbol adamlarının ağırlanması takdir topluyor.
Bu durum sadece Bulgaristan'a özgü değil. Romanya'da kamu yayıncısı TVR, yayın hakkını 20 milyon avro karşılığında Antena 1'e kaptırdı. Antena 1'in yorumcuları maçları ABD'den değil Bükreş'teki stüdyodan yaptı. Ayrıca futbol dışından isimleri davet etmeleri tepki çekti. Eski milletvekili Cristian Preda, "Sesinizi kapatın, yoksa 104 maçı 104 kez duyarsınız" diyerek alay etti.
Rumen yorumcu Emil Gradinescu ise genç meslektaşlarını savundu. "Tempoları inanılmaz, gece gece maç anlatmak insanüstü bir çaba. Eleştirenler önce kendilerinin bu tempoda ne üretebileceğini düşünsün" dedi. Gradinescu, İngiliz yorumcuları örnek göstererek "Az konuşurlar ama konuştukları tam yeridir. Bizimkiler ise susmaktan korktuğu için çok konuşuyor" ifadelerini kullandı.
Sırbistan'da RTS yorumcusu ve eski Atletico Madrid'li Rade Bogdanovic, Belçika-İran maçında siyahi oyuncu Nathan N'Goy için "Siyahi oyuncuların konsantrasyon ve dayanıklılık sınırı 60-80 dakikadır" dedi. Irkçı bulunan bu sözleri İngiltere, Fransa ve İspanya'da da tepki çekti. RTS kendisini yayından çekmek zorunda kaldı, Bogdanovic ise özür diledi. Daha önce de 41 yaşındaki Cristiano Ronaldo için "Rezalet, FIFA onu zorla taşıyor" yorumuyla gündeme gelmişti.
Türkiye'de TRT yorumcusu Murat Cimen, Yeni Zelanda ile İran'ı karıştırdı. 4 dakika boyunca yanlış takımı anlattı. İranlı oyuncu Mehdi Taremi'nin formasını yakından görünce hatasını anladı ve özür diledi. Buna rağmen TRT tarafından görevden alındı.
Yunanistan'da ERT'nin yorumcuları genel olarak beğeniliyor. Özellikle Alexis Spiropoulos, derin taktik analizleri ve tarihsel bağlamıyla övülüyor. Ancak bazı izleyiciler, anlatımı "akademik" ve "duygusuz" bularak "Futbol dersi gibi, heyecan yok" diye eleştiriyor. Gol anlarında tepkilerin İtalyan, İspanyol veya Arjantinli yorumculara göre çok sönük kaldığı belirtiliyor.
İngiltere'de BBC'nin, maliyet ve karbon ayak izini düşürmek için maçları Salford'taki sanal stüdyodan yayınlaması eleştiri yağmuruna tutuldu. Olivier Giroud'nun yorumculuğu "sıkıcı" ve "çok ezber" bulundu. BBC iPlayer'ın bir maç sırasında çökmesi ise tuzu biberi oldu.