Güldürücü gaz kullanımı direksiyon başında giderek daha endişe verici bir trend haline gelirken, uzmanlar yüksek hız, güçlü araç ve bilinci değiştiren madde kombinasyonunun ölümcül sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. NOVA'nın haberine göre, bu endişe verici konu Plovdiv'de sosyal medyada yayılan bir videoyla yeniden gündeme geldi. Görüntülerde güçlü bir araç içindeki iki genç görülüyor; kaydı yapan kişiye göre sürücü güldürücü gaz kullanıyor. Olayla ilgili polis ve savcılık soruşturma başlattı.
Bu olay, yaklaşık bir yıl önce yaşanan ağır bir kazayı hatırlatıyor. O zaman direksiyon başında yalnızca iki haftalık deneyimi olan genç bir sürücü, Sofya'da 199 km/s hızla giderken görüntülenmişti. Soruşturmaya göre sürücü güldürücü gazın etkisi altındaydı. Kazada bir toplu taşıma yolcusu hayatını kaybetmişti.
"Sanki Sarhoş Gibiyim"
Sanal gerçeklikle yapılan bir deney, güldürücü gaz kullandıktan sonra araç kullanmanın ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor. Simülasyonda sürücü yön duygusunu kaybediyor, hız ve mesafeyi doğru değerlendiremiyor, görüş bulanıklaşıyor.
İlk simülatör merkezlerinin kurucusu Denis Stoynev, "Hiçbir şey aynı değil. Sanki sarhoş gibiyim. Şeridim kesişiyor. Direksiyondaki en ufak bir harekette her şey değişiyor. Bulanık görüyorsun ve ışıkları tanıyamıyorsun. Aracı şeritte bile tutamıyorsun" diye anlatıyor.
Uzmanlara göre yüksek hızda risk daha da artıyor çünkü sürücü durma mesafesini ve gereken süreyi doğru hesaplayamıyor.
Yasada Boşluk Var
Tüm risklere rağmen güldürücü gaz uyuşturucu madde olarak sınıflandırılmıyor. İçişleri Bakanlığı'nın elindeki saha testleri bu maddeyi tespit edemiyor. Güldürücü gaz ancak biyolojik örnekle ve kullanımdan sonraki kısa bir süre içinde kanıtlanabiliyor.
Giderek Daha Fazla Genç Hastaneye Kaldırılıyor
Pirogov Hastanesi'ndeki doktorlar da endişe verici bir eğilim bildiriyor. Acil servise güldürücü gaz kullandıktan sonra gelen çocuk, ergen ve gençlerin sayısı giderek artıyor.
Doç. Dr. Bogdan Mladenov'a göre kronik kullanım sinir sisteminde kalıcı hasarlara, duyu kaybına, hareket bozukluklarına ve hatta geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Uzmanlar, bilinci değiştiren hiçbir maddenin güvenli sürüşe izin vermediği konusunda hemfikir.