Eurostat'ın 5 Ağustos'ta yayımladığı son verilere göre Bulgaristan, günlük tütün ve nikotin ürünleri kullanımında yüzde 26,3 ile birinci sırada yer aldı. Bu durum kimse için şaşırtıcı bir haber değil. "24 часа" başta olmak üzere ülkedeki çoğu medya, Bulgaristan'ın bu istatistikteki birinciliğini manşetlerine taşıdı. Ancak aynı Eurostat grafiğinde İsveç'in yüzde 23,9 ile hemen ardından ikinci sırada gelmesi dikkat çekici bir detay.
İlk bakışta bu iki ülkenin, tıpkı Norveç ve Hırvatistan gibi benzer sağlık riskleriyle, toplumsal ve sağlık yüküyle karşı karşıya olduğu izlenimi oluşuyor. Ancak işin aslı, en ciddi kamusal tartışmalardan birinin doğru nabzını tutmakta yatıyor. İstatistiksel amaçlarla tüm tütün ve nikotin ürünlerinin tek bir soruda birleştirilmesi, matematiksel olarak doğru bir sonuç doğursa da sağlık açısından yanıltıcı olabiliyor. Sigara içmek ile tütün ve nikotini içmek dışındaki yollarla tüketmek aynı düzeyde bir sağlık riski olarak değerlendirilemez. İki ülkedeki hastalık oranları, bu alışkanlıklarla bağlantılı hastalıklardan kaynaklanan ölümler ve yaşam süresi verileri İsveç'in lehine olacak şekilde birbirinden kesin çizgilerle ayrılıyor.
İsveçliler ortalama 83-84 yaşına kadar yaşarken, Bulgarlar 75-76 yaşına kadar yaşıyor.
Ölüm nedenlerine bakıldığında tablo çok daha ilginç bir hal alıyor. Bulgaristan ve İsveç'te kronik bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanan ölüm oranları merak uyandırıcı düzeyde; İsveç'te bu oran yüzde 85'in üzerindeyken, Bulgaristan'da yüzde 80'in üzerinde. Ancak bu hastalıklardan kaynaklanan erken ölümler konusunda ülkemiz AB'deki en yüksek oranlardan birine sahipken, İsveç en düşük oranlardan birinde yer alıyor. Ülkemizde tüm ölümlerin yüzde 61'i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanırken, İsveç'te bu oran yaklaşık yüzde 30. Akciğer kanseri konusunda ise durum oldukça çarpıcı. İstatistiksel olarak her iki ülke de en yüksek genel tütün ve nikotin kullanımına sahip olmasına rağmen, İsveç Avrupa'da akciğer kanserinden ölümün en düşük olduğu ülkelerden biri olurken, Bulgaristan AB ortalamasının çok üzerinde bir hastalık yüküyle karşı karşıya.
Peki ya sağlığı etkileyen diğer risk faktörleri?

Alkol önemli bir faktör olsa da iki ülke arasındaki tüketim farkı nispeten az. Evet, Bulgaristan'da kişi başına düşen saf alkol tüketimi yıllık 11,5 litre ile İsveç'in (8,8 - 9,0 litre) sadece 2-3 litre üzerinde. Bu küçük fark, yaşam süresindeki yaklaşık sekiz yıllık farkı açıklamakta yetersiz kalıyor.
Fazla kilo ve obezite Bulgaristan ile İsveç arasında keskin farklar yaratıyor mu? Burada da farklar küçük. Bulgaristan'da nüfusun yaklaşık yüzde 55-60'ının fazla kilolu ve obez olduğu kaydedilirken, bu oran İsveç'te yüzde 50-55 seviyelerinde. Her iki ülke için de bu gösterge AB ortalaması olan yaklaşık yüzde 51'e yakın. Sadece obezite konusunda fark daha belirgin; Bulgaristan'da obezite oranı yüzde 24 iken, İsveç'te bu oran yaklaşık yüzde 19.
Peki üç temel risk faktörüne dair veriler bize aslında ne söylüyor?
Nikotin: Günlük nikotin tüketiminde benzerlik var. Ancak Bulgaristan sigara içme oranında en yüksek seviyede (yaklaşık yüzde 37), İsveç ise en düşük seviyede (yaklaşık yüzde 5). İsveç'te dumansız nikotin ürünleri önemli ölçüde kullanılıyor (yaklaşık yüzde 19-20), Bulgaristan'da ise bu oran yüzde 1 civarında. Eurostat'ın 2024 verilerine göre elektronik sigara kullanımı her iki ülkede de yaklaşık yüzde 1-2 seviyesinde.
Alkol: Bulgaristan ve İsveç benzer tüketim hacmine sahip ve her ikisi de AB ortalamasının üzerinde alkol tüketiyor.
Fazla kilo ve obezite: Fazla kilo konusunda benzer parametreler söz konusu. Bulgaristan'da obezite oranı daha yüksek (yaklaşık yüzde 23-24), ancak İsveç'teki oranla (yüzde 18-19) arasında uçurum yok.
İsveç ve Bulgaristan modeli

Nikotin kullanmak, sigara içmekle aynı şey değil. İsveç'te nikotin kullanımının büyük bir kısmı dumansız ürünlerle ilgiliyken, Bulgaristan'da baskın nikotin kullanımı sigara içmekle bağlantılı. İki ülkede de tütün veya nikotin kullananların oranı benzer, ancak sağlık riski profili farklı ürünler tüketiyorlar.
Koruyucu hekimlik: Halk sağlığı için büyük bir faktör
İsveç, koruyucu hekimlik, tarama, aşılanma ve kanser taramalarında Avrupa'nın liderlerinden biri. İsveç'teki veriler şöyle: Mamografi taraması yaptıran kadınların oranı yüzde 83, rahim ağzı kanseri taraması yüzde 78, kolorektal kanser taraması yüzde 65, yaşlılara yönelik grip aşısı oranı yüzde 69. Bulgaristan için bu yüksek rakamlar henüz çok uzak. Örneğin, 65 yaş üstü nüfusun sadece yüzde 10'u grip aşısı oluyor. Bu göstergeler, İsveç'teki daha düşük önlenebilir ölüm oranlarına ve daha iyi sağlık sonuçlarına kesinlikle katkı sağlıyor.
İstatistiksel veriler değerlidir, ancak asıl önemli olan bunların eleştirel bir yaklaşımla yorumlanmasıdır. Tüm tütün ve nikotin ürünlerinin tek bir kategori olarak sunulması, yanlış sonuçlara varılma riskini beraberinde getirir. Genel tütün ve nikotin kullanım düzeyleri benzer olsa da İsveç, daha uzun bir yaşam süresinin, daha düşük önlenebilir ölüm oranlarının ve sigara içmeyle bağlantılı hastalıklarda çok daha iyi göstergelerin keyfini sürüyor. Bu nedenle kamu politikaları, yalnızca insanların herhangi bir nikotin ve tütün ürünü kullanıp kullanmadığını değil, gerçek sağlık riskini anlamak için tam olarak ne kullandıklarını değerlendirmelidir. Aksi takdirde istatistiklerin temel farkları açıklamak yerine üzerini örtme riskiyle karşı karşıya kalırız.
Yüksek düzeyde koruyucu hekimlik ve taramalar, hastalıkların daha erken teşhis edilmesi ve daha başarılı bir şekilde tedavi edilmesi anlamına gelir. Bulgaristan'da bu temel sağlık kavramları iyi biliniyor, ancak hala stratejiler, planlar ve programlar düzeyinde kalıyor ve iyi niyet temennileri olarak kalıyor. İsveç modelinde ise bunlar gerçekte hayata geçiriliyor.
Kaynaklar:
- Eurostat: Her 6 kişiden 1'i tütün veya ilgili ürünleri günlük kullanıyor
- Eurobarometer Anketleri
- İsveç'te snus olmasaydı: Snus'un sigaraya bağlı ölümlere etkisi
- 2026 Ülkelere Göre Avrupa Obezite Oranları
- Alkol - İsveç Halk Sağlığı Kurumu
- OECD Veri Gezgini • Alkol tüketimi
- Kişi başına toplam alkol tüketimi (saf alkol litreleri, tahmini veriler, 15+ yaş) - OECD üyeleri