Icerige atla
Ekonomi ⭐ 75/100

Bulgaristan'da Küçük Modüler Reaktör Projesinde Yeni Aşama Tanıtıldı

Bulgaristan'da Küçük Modüler Reaktör Projesinde Yeni Aşama Tanıtıldı

Küçük modüler reaktörler, Bulgaristan'ın gelecekteki enerji altyapısında kilit bir unsur haline gelebilir. Bu teknoloji, kamu kaynaklarına ek yük getirmeden temiz ve güvenilir enerji üretimi sağlayabilir. Bu görüşler, ülkede benzer bir teknolojinin enerji karışımına dahil edilmesine yönelik düzenlenen bir panel tartışmasında dile getirildi.

Forum, Sofya'da düzenlenen Üçüncü Bölgesel Ekonomi Konferansı (ARES 2026) kapsamında gerçekleşti. "Küçük Modüler Reaktörlerin Gelişimi İçin Bölgesel Perspektifler" başlıklı oturum, Bulgaristan, Türkiye ve Yunanistan Amerikan Ticaret Odaları tarafından organize edildi.

Özel bir formatta düzenlenen oturuma, Blue Bird Energy'nin (hissedarları arasında Glavbolgarstroy ve Asarel Medet bulunuyor) İcra Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Andon İçev ile Polonyalı SGE şirketinden İş Geliştirme Direktörü Robert Rudich katıldı.

Şirketler, 2025 yılının sonunda Bulgaristan'da GE Vernova Hitachi BWRX-300 teknolojisiyle küçük modüler reaktör projeleri geliştirmek üzere bir ortak girişim kurduklarını hatırlattı. Planlanan modele göre; saha seçimi ve hazırlığı, lisans süreçlerine destek, tasarım çalışmaları, inşaat yönetimi ve proje uygulaması yer alıyor.

Andon İçev panelde yaptığı konuşmada, bu tür teknolojilerin uzun vadede enerji gelişimini belirleyebileceğini söyledi. Küçük modüler reaktör projesini sektör için potansiyel olarak stratejik bir adım olarak nitelendirdi.

İçev'e göre nükleer enerji, uzun vadeli bir gelişim ufkuna sahip. Bu nedenle bugün alınacak kararlar gelecekteki enerji sistemini doğrudan etkileyecek. Projelerin hayata geçirilmesi için net bir strateji, sorumluluk ve iş dünyası, devlet, finans kurumları ile akademik çevreler arasında geniş bir iş birliği gerektiğini vurguladı.

İçev sözlerine şöyle devam etti: Uygulama yaklaşımının tüm paydaşların – tüketiciler, iş dünyası ve devlet – çıkarlarını gözetmesi kritik önem taşıyor.

Robert Rudich ise tartışmada enerji güvenliğinin bölge ekonomileri için en büyük zorluklardan biri olduğunu belirtti. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin yeni, temiz ve güvenilir enerji kapasitelerini hızla geliştirdiğini ancak büyük nükleer reaktörlerin tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Endüstriyel gelişim, veri merkezleri ve yapay zeka ile artan talebin karşılanması gerektiğini ifade etti.

Rudich, tam da bu noktada küçük modüler reaktörlerin artan talep karşısında temiz ve baz yük enerjisi sağlamada kilit rol oynayabileceğini vurguladı. Bu bağlamda birçok Avrupa ülkesinde BWRX-300 tipi reaktör projelerinin geliştirildiğini ve koordineli uygulamanın ölçek ekonomisinden önemli tasarruflar sağlayabileceğini belirtti.

Robert Rudich, projelerin hayata geçirilmesindeki yenilikçi yaklaşımla ilgili olarak, teknolojinin klasik anlamda devrim niteliğinde olmadığını söyledi. Çünkü bu teknoloji, GE Vernova Hitachi'nin bu tür reaktörleri geliştirmede yaklaşık 70 yıllık deneyimine dayanıyor. Rudich'e göre yenilik esas olarak iş modelinde gizli; bu model sayesinde daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle daha fazla kapasite inşa edilebiliyor.

Rudich ayrıca Bulgaristan'da bu tipte birden fazla reaktör inşa etme potansiyeli olduğunu, çünkü proje konseptinin net ve ölçülebilir ekonomik faydalar sağladığını ekledi.

SGE'den yapılan açıklamada, bu tür nükleer teknolojinin kamu kaynağına değil, sanayi, enerji şirketleri ve elektrik tüketicilerinin katılımına dayanacağı belirtildi. Bu paydaşlar projeye yatırım yaparak kendi enerji bağımsızlıklarını da artırabilecek.

Teknolojinin gelişimine örnek olarak, Bulgar şirketin icra direktörü Kanada'nın Darlington kentine yapılan bir heyet ziyaretinden bahsetti. Burada Batı dünyasında BWRX-300 teknolojisiyle ilk reaktör inşa ediliyor. İçev, sadece birkaç hafta önce tesisin 1000 tonluk temel yapısının döküldüğünü söyledi.

Panel katılımcıları, projeye stratejik bir yaklaşım çağrısında bulundu. Onlara göre proje, Bulgaristan'ın enerji güvenliği için kilit önem taşıyor. Uzun vadeli planlama, sorumluluk ve iş dünyası, devlet, finans kurumları ile akademik çevreler arasında iş birliğinin gerekliliğini vurguladılar.

Paylaş: