Meclis'te son günlerde popülist bir 'anne' söylemi yaygınlaşmaya başladı. Bu söylemde annelerin 'evde oturması', 'çocuk doğurup bakması' gerektiği gibi ifadeler duyuluyor. Tabii ki bu yorumları yapanların tamamı erkek milletvekilleri.
Oysa gerçek şu: Bulgar anneler, Avrupa'da doğum oranında ön sıralarda yer alıyor. Öte yandan resmi istatistiklere göre Bulgar kadınları, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 47'sini üretiyor. Eğer birileri kadınlara 'evde oturun' derse, devletin iflasına hazır olmalı.
Üstelik Bulgar anneler ve kadınlar, GSYİH'ye eklenmeyen 'görünmez' bir emek de harcıyor. Bir buçuk milyon kadın; yemek yapma, temizlik, yaşlı ebeveyn bakımı ve aile ilgilenme gibi işlerle uğraşıyor. Hesaplamalara göre bu emek, resmi olarak kaydedilseydi yılda en az 18 milyar euro değerinde olurdu.
Bu nedenle demografik sorunu, 'Bulgar kadınları doğurmak istemiyor' gibi bir iddiaya indirgemek ve kadınlara 'yeterince doğurmuyorsunuz' ya da 'evde yeterince oturmuyorsunuz' diye suçluluk yüklemek büyük bir ikiyüzlülük ve tam bir anlayışsızlıktır.
Bulgaristan için demografik sorun; göç, yüksek ölüm oranı, AB'deki en düşük yaşam süresi, güvensiz ortam ve özellikle GSYİH'ye en büyük katkıyı sağlayan şehirlerde kreş, anaokulu ve sosyal hizmetlere erişim zorluğu anlamına geliyor.
Dün annelerin düzenlediği protestoda bir kadın benimle şunları paylaştı: 'Bu yıl bizim anaokulunda kreş grubu için sıfır yıl ilan edildi çünkü hemşire yok.'
Meclis'ten kadınlara 'evde oturun' dendiğinde sormak istiyorum: Peki kim çalışacak? Hemşirelerin, öğretmenlerin, sosyal hizmet uzmanlarının, devlet memurlarının ve kadınların bazen yüzde 90'a ulaştığı onlarca mesleğin yerini kim dolduracak?
Biz annelere işe dönme imkânı sağlamalıyız. Onlara ihtiyacımız var. Ama daha fazla çocuk doğurmaları için gerekli koşulları sunmadık. Yeterli kreşimiz yok. Yeterli anaokulumuz yok. Yeterli sosyal hizmetimiz yok.
Anneleri, onlarca belge toplamak için sıra sıra dolaştırıp duruyoruz. Sonra da 'evde oturun' diyoruz.
Bir de şu kesin yalanı çürütelim: Tarihin hiçbir döneminde Bulgar kadını erkekle omuz omuza çalışmamış değildir. Biz çalışan anneler toplumuyuz.
Biz milletvekillerinin görevi, annelere nerede durmaları gerektiğini anlatmak değil; alçakgönüllülükle onlara bu imkânsız görevin üstesinden gelmeleri için tüm fırsatları sunmaktır.
(Facebook'tan alıntıdır)