Icerige atla
Yaşam ⭐ 75/100

Birkaç Kişi Kucaklaşmalı: Bu Ağaç Bulgaristan'dan Daha Yaşlı

Birkaç Kişi Kucaklaşmalı: Bu Ağaç Bulgaristan'dan Daha Yaşlı
Malta'da dil eğitimi alırken çalışma hakkınız da var, biliyor muydunuz? Detaylar →

Görkemli Pirin Dağları'nın kalbinde, Bınderitsa Kulübesi'ne çok uzak olmayan bir noktada, gerçek bir doğa harikası büyüyor. Baykuşeva Mura çamı, 1300 yılı aşkın süredir ayakta duran ve boyutlarıyla olduğu kadar tarihiyle de etkileyen bir ağaç.

Bu ağacın 8. yüzyılda, yani Bulgar devletinin henüz emekleme döneminde filizlendiği tahmin ediliyor. Yüzyıllar boyunca hükümdarlar, imparatorluklar ve sınırlar değişirken, bu asırlık ağaç aynı yerde kalmayı başarmış ve tarihin canlı bir tanığı haline gelmiş.

Baykuşeva Mura, Bulgaristan'ın en yaşlı iğne yapraklı ağacı ve Avrupa'nın da en eskilerinden biri. Adını, 1897 yılında Pirin Dağları'ndaki ilk bilimsel araştırmalar sırasında ağacı tanımlayan ormancı Konstantin Baykuşev'den alıyor.

Gerçek Bir Doğa Devi

Ağacın boyu yaklaşık 26 metre, gövde çevresi ise neredeyse 8 metreye ulaşıyor. Gövdesini kucaklamak için el ele tutuşan birkaç yetişkin insan gerekiyor.

Deniz seviyesinden yaklaşık 1930 metre yükseklikte, yalnızca belirli dağlık bölgelerde yetişen nadir bir Balkan türü olan asırlık karaçam ormanları arasında yer alıyor.

Görmeye Değer

Baykuşeva Mura'ya giden rota, yaz aylarında nispeten kolay ve ulaşılabilir olduğu için hem dağcıların hem de çocuklu ailelerin favori duraklarından biri.

Birçok kişi, dev gövdenin yanında durduklarında zamanın durduğu hissine kapıldıklarını söylüyor. Bu nedenle ağaca sık sık 'Bulgaristan'ın yaşayan tarihi' deniyor.

Efsaneler ve Saygı

Yöre halkı, ağacın özel bir enerji taşıdığına inanıyor. Bir efsaneye göre, gövdesine yaslanıp bir an sessiz kalırsanız, dağın gücünü hissedersiniz. Başka bir inanışa göre ise bu asırlık çam, doğaya saygıyla ziyaret edenlere şans getiriyor.

Korunan Bir Doğal Zenginlik

Bugün Baykuşeva Mura, korunan bir doğal anıt ve UNESCO Dünya Doğa Mirası Listesi'nde yer alan Pirin Ulusal Parkı'nın simgelerinden biri.

Bu ağaç, bir turistik cazibe merkezinden çok daha fazlası; on üç asırdır insana zamanın gücü karşısında ne kadar küçük olduğunu hatırlatan canlı bir doğa anıtı.

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: