Trakya Otoyolu'nda sık seyahat edenler için tekdüze yolculuğa renk katacak bir sapak var. Plovdiv'in hemen ardından Belozem yönüne döndüğünüzde, doğa ve insanların olağanüstü bir uyum içinde yaşadığı bir yere varıyorsunuz. Belozem, boşuna 'Leylek Köyü' olarak anılmıyor; burası Bulgaristan'da beyaz leylekleri gözlemlemek için en sembolik yerlerden biri.
Köye girer girmez gözleriniz ister istemez yukarıya kayıyor. Evlerin çatılarında, elektrik direklerinde ve yüksek ağaçlarda onlarca dev yuva yükseliyor. Bugün bu yuvaların sayısı 120'yi aşmış durumda. En etkileyici manzara ise ziyaretçileri Geo Milev İlkokulu'nun çatısında bekliyor; yuvaların çoğu burada bulunuyor. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra okul çatısı adeta bir koloniye dönüşüyor ve aynı anda 100'den fazla leylek gözlemlenebiliyor.
Belozem, bu görkemli kuşların doğal yaşamına yakından tanıklık etme fırsatı sunuyor. Bir banka oturup sokaklarda yürümek ya da sessiz bir köşede durmak yeterli; leyleklerin havada süzüldüğünü, yavrularını beslediğini veya yuvalarına döndüğünü görebilirsiniz. Köyün Meriç Nehri'ne yakın konumu, çevresindeki sulak alanlar ve küçük su birikintileri, bu kuşlar için ideal yaşam koşulları sağlıyor.
Belozem'in merkezinde beyaz leyleklere adanmış özel bir park bulunuyor. Ziyaretçiler burada ahşap bir gözlem kulesine çıkabilir, bilgilendirme panolarından kuşların yaşamı hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve neredeyse her yönden en az bir leylek yuvası görmenin keyfini çıkarabilir. Yerel halk gülümseyerek anlatmayı sevdikleri bir şakayı da paylaşıyor: Köydeki yüksek doğum oranının hiç de tesadüf olmadığını, leyleklerin bunda parmağı olduğunu söylüyorlar.
Avrupa'nın Beyaz Leylek Köyü
Belozem'in bir doğa koruma örneği olarak hikayesi 2005 yılında başladı. O yıl köy, 'Yeşil Balkanlar' doğa koruma örgütü tarafından aday gösterilerek Alman EuroNatur vakfının 'Avrupa'nın Beyaz Leylek Köyü' uluslararası girişimine dahil oldu. Program, beyaz leyleğin yerel doğa ve kültürün ayrılmaz bir parçası olduğu 15 Avrupa ülkesinden yalnızca 15 yerleşim yerini bir araya getiriyor.
O günden bu yana Belozem bu unvanı haklı çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda yuva sayısını da önemli ölçüde artırdı; yaz aylarında bu sayı 120'ye ulaşıyor. Bu başarının arkasında yerel halkın, gönüllülerin ve doğa korumacıların sürekli çabaları var. Yeni yuvalar için yapay platformlar yerleştiriyor, ağaçları yuvalamaya uygun hale getirmek için bakım yapıyor ve kuşlar için tehlike oluşturabilecek atıkları düzenli olarak temizliyorlar.
Bisikletçiler İçin İdeal Bir Durak
Düz arazi yapısı Belozem'i bisiklet sürmek için harika bir destinasyon haline getiriyor. Köye araba ile olduğu gibi trenle de ulaşmak mümkün; bisiklet taşımacılığı kolay ve erişilebilir. Tren istasyonu köyün içinde yer alıyor ve birçok yerel halkın günlük ulaşım aracı olarak bisikleti tercih etmesi tesadüf değil. İki tekerlekli bir gezinti, hiçbir yuvayı kaçırmadan tüm ilginç noktaları rahatça dolaşma imkanı verirken, sakin sokaklar ve güzel manzaralar deneyimi daha da keyifli hale getiriyor.
Görülmeye Değer Diğer Yerler
Leyleklerin yanı sıra Belozem'de birkaç ilginç durak daha var. Halk kütüphanesinde, 'Avrupa'nın Beyaz Leylek Köyü' girişiminin tarihini ve kuşlar hakkında ilginç bilgileri sunan küçük bir bilgi merkezi oluşturulmuş. Köyün sembollerinden biri olan güzel Katolik kilisesi de dikkat çekiyor; burası sadece manevi bir merkez değil, aynı zamanda çeşitli toplumsal ve kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.
Doğa severler, okuldan sadece 15 dakikalık yürüme mesafesindeki Kisimovi Dupki mevkiine kadar yürüyüşlerine devam edebilir. Gölgeli söğüt ağaçları, sakin suları ve hoş atmosferiyle burası piknik, balık tutma veya doğada kısa bir mola için harika bir seçenek. Belozem, bazen en ilginç yerlerin otoyoldan sadece birkaç kilometre uzakta olduğunun kanıtı. Kısa bir sapma, araba gürültüsünü leylek gagalarının şakırtısıyla değiştirmek ve Bulgaristan'ın en sıradışı köylerinden birini keşfetmek için yeterli; insanların doğayı koruduğu ve doğanın da her bahar onlarca kanatlı misafirle karşılık verdiği bir yer.