Uluslararası "Bulgar Mirası" forumunun on ikinci edisyonu, 20 ila 22 Ağustos tarihleri arasında Balçık'ta düzenlenecek. Bu yılki etkinliğin ana odağı, Birinci Dünya Savaşı sırasında Dobruca sakini binlerce insanın Moldavya'daki Romanya kamplarına sürülmesinin 110. yıl dönümü olacak.
Forum Direktörü Marusya Kostova, her yıl önemli bir tarihi olayın yıl dönümüne odaklandıklarını belirterek, "Bu yıl, 1916 yılında Dobruca halkının Romanya kamplarına sürülmesinin 110. yılını anıyoruz. Arşiv verilerine göre o dönemde Dobruca'dan 40 binden fazla Bulgar, Türk, Gagavuz, Tatar, Yahudi, Roman ve bölgede yaşayan diğer etnik gruplara mensup kişi kaçırıldı" dedi. Kostova, o dönemde tüm Dobruca'nın Romanya egemenliği altında olduğunu ve bu olayların tüm bölgeyi etkilediğini hatırlatarak, sürülenlerden kaçının geri dönebildiğine dair bugün bile kesin veriler bulunmadığını sözlerine ekledi.
Konuyla ilgili düzenlenen bilim konferansında, Dobriçli yazar ve araştırmacı Georgi Kazandzhiev, kendi araştırmalarını ve kişisel anılarını paylaştı. Kazandzhiev, Babadağ'da yayımlanan "Dobruca" gazetesindeki listelere atıfta bulunarak şunları anlattı: "Bu dönemde Dobriç bölgesinden 4567, Silistre bölgesinden 9642, Tutrakan bölgesinden 2293 ve Kurtbunar bölgesinden 1019 kişi sürüldü. Bu sürgünlerde en çok acı çeken yer, Ostrov bölgesine bağlı Almaliy köyü oldu. Köyün 1819 sakini arasından 1534 kişi, aralarında küçük çocuklar, yaşlılar ve hatta 3 yaşındaki bebeklerin de bulunduğu halde alıkoyuldu. İrimlik (Râmnic) köyü için hazırlanan isim listesinde 16 numarada, o dönem 52 yaşında olan ve annemin babası olan dedem Dimitar İvanov'un adını buldum. Ben o zamanlar küçük bir çocuktum; dedem bana Romanyalıların onu nasıl sürüklediklerini anlatırdı."
Kazandzhiev, dedesinin kamplarda yaşadığı zorlukları da şu sözlerle aktardı: "Dedem Dimitar, diğer mahkûmlarla birlikte Prut Nehri'nden kamp depolarına buz parçaları taşıyordu. Buz parçası, mahkûmun başının üzerinde taşınmak zorundaydı ki su vücuduna damlasın. Kamp komutanının bu emrini yerine getiremeyen veya getirmek istemeyenlere, diğer asi mahkûmlara ibret olması için 25 sopa darbesi vuruluyordu. Yollarda onları koruyan jandarmalar ise alay ediyor, ayakkabılarını ve kıyafetlerini alıyordu. Birçok insan donarak can verdi. Kimilerinin sadece el ve ayak parmakları, kimilerinin ise tüm uzuvları dondu. Dedem Dimitar, yıllar sonra Bulgaristan'a döndüğünde bile çocuklarına ve yakınlarına bitlerden kalan izleri gösterirdi."
Forum, 20 Ağustos'ta saat 10.00'da anma töreni, sergi ve bu yıl dönümüne adanmış tarih konferansıyla açılacak. Bilim konferansında hem daha önce yayımlanmış araştırmalar hem de yeni arşiv belgeleri ele alınacak. Saat 17.00'de ise yurt dışındaki Bulgar topluluklarının temsilcilerinin katılımıyla geleneksel uluslararası Bulgar etnolojisi konferansı düzenlenecek. Konferans öncesinde, Bulgaristan Bilimler Akademisi'nin etnoloji ve etnografiye adanmış gezici sergisinin açılışı yapılacak. Daha önce Varna'da da sergilenen bu koleksiyonun, eylül sonuna kadar Balçık'ta kalması ve öğrenciler tarafından da ziyaret edilmesi hedefleniyor.
"Bulgar Mirası"nın vazgeçilmez unsurlarından biri olan uluslararası folklor yarışması da 21 Ağustos'ta 09.00 ile 17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yıl da öncelik yurt dışındaki Bulgar topluluklarının halk dansları topluluklarına verilecek. En kalabalık gruplar Moldavya'dan gelecek; ayrıca Romanya, Ukrayna'dan sanatçılar ve ilk kez Banat Bulgarları topluluğu da sahne alacak. 22 Ağustos'ta ise saat 10.00'da gala konseri başlayacak.