Büyük petrol şirketlerine vergi yükümlülükleri getirilmesi, dev teknoloji şirketlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmaya zorlanması ve Avrupa'nın iklim felaketlerine karşı korunması... Teresa Ribera'nın yaz sonu siyasi hedefler listesinde iddialı fikirler eksik değil.
Yeşil dönüşüm ve rekabet politikasından sorumlu Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı, "Politico"ya verdiği 90 dakikalık röportajda Çin, veri merkezleri, iklim felaketlerinin finansmanı ve diğer konulara dair görüşlerini paylaştı.
Yaptığı bazı yorumlar, AB yürütme organının önümüzdeki aylardaki planlarına ışık tutarken, bazıları da Ribera'nın kişisel önceliklerini gözler önüne seriyor. İklim değişikliği onun en büyük endişesi olmaya devam ediyor ve röportaj boyunca Avrupa'yı kavuran sıcak hava dalgalarından, orman yangınlarından ve kuraklıktan bahsetti.
"Bu yaz tam bir çılgınlıktı," diye yorumluyor Ribera.
Göreve başlamasının üzerinden iki yıl geçen eski İspanyol Çevre Geçiş Bakanı, çift yönlü görevinin rekabet boyutuna da odaklanmış durumda. Onun bir sonraki büyük sınavı, arama motoru devi Google'ın olası bölünmesine nasıl yaklaşacağı olacak.
İşte bu röportajdan çıkarılan beş temel sonuç:
1. Brüksel iklimle ilgili maliyetler konusunda endişeli
Ribera, bu yazın komisyon üyelerinin dikkatini iklim değişikliğiyle artan maliyetlere çektiğini belirtti.
Cuma günü Komisyon'da sonbahar önceliklerine adanan toplantı, küresel ısınma tartışmasıyla başladı ve Avrupa'yı iklim değişikliğinin sonuçlarına karşı daha iyi koruma gerekliliği konusunda oybirliği sağlandığını söyledi.
"İklim konusunda bazen doğru dengenin ne olduğu, bunun rekabetçilikle ne derece uyumlu olduğu tartışmaları yaşandı. Ancak artık giderek daha net görülüyor ki, iklim eylemi rekabetçilik açısından ilerlemenin tek yolu," diyen Ribera, iklim değişikliğini sınırlamaya yönelik yatırımların gelecekteki zararların maliyetlerini düşürdüğüne dikkat çekti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "iklim eylemine içtenlikle bağlı olduğunu ve iklim boyutu konusunda endişeli olduğunu" belirten Ribera, "Bu yaz devasa bir şoktu" ifadelerini kullandı.
"Komiserler ekibi arasında iklim eylemi konusunda ciddi bir endişe ve aciliyet duygusu var," diyen Ribera, ancak "Bunun, yeşil hedeflere ulaşmak için gereken hızla ne derece örtüştüğünü bilmiyorum" itirafında da bulundu.
2. İklim koruma önlemlerini finanse etmek için büyük petrol şirketlerine vergi
AB, Avrupa'yı iklim felaketlerine karşı daha iyi korumak için bir öneri üzerinde çalışıyor, ancak Ribera bir adım ötesini düşünüyor. Ona göre, bu planın sunulmasının hemen ardından AB, kıtanın iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını sağlayacak önlemlerin nasıl finanse edileceğini düşünmeye başlamalı.
Geçen hafta "Politico"ya verdiği demeçte, fon yaratmak için AB'nin daha büyük bir ortak bütçeyi, daha fazla ortak borçlanmayı veya fosil yakıt şirketlerinin kârları üzerinden bir vergiyi değerlendirmesi gerektiğini söylemişti. Bu haftaki röportajında ise aşırı kârlara yönelik vergi fikri konusundaki tutumunu daha da güçlendirdi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in küresel vergi önerisini "ilginç" olarak nitelendiren Ribera, İspanya hükümetinin yakın zamanda yaptığı fosil yakıtlara Avrupa çapında vergi uygulanması önerisini de destekledi.
"Petrol şirketinde çalışan bir arkadaşım bana, iyi yönetilen bir petrol şirketinin en kârlı iş olduğunu söyledi. Kötü yönetilen bir petrol şirketi ise ikinci en kârlı iş," diye şaka yaptı.
"Ancak bu kârları çok fazla insan almıyor. Zaten şu anda yaşadığımız şey, bu kârlarla doğrudan bağlantılı olan sonuçların, zararların, acıların ve maliyetlerin çok yüksek olması ve bunların tamamen toplum tarafından karşılanması. Bence bu tartışmayı başlatmanın bir anlamı var. Nereye varacağını bilmiyorum," diye ekledi.
3. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezlerinin enerji ihtiyaçlarını karşılamaya zorlanması
Ribera, AB'de büyük veri merkezlerinin yayılmasının çevresel ve sosyal sonuçları konusunda da endişeli. Elektrik şebekelerinin ve enerji arzının zaten zorlandığına dikkat çekti.
Onun tercih ettiği çözüm: Teknoloji devlerinin, şebekeden serbestçe enerji çekmelerine izin vermek yerine, veri merkezlerini beslemek için yenilenebilir enerji üretimine yatırım yapmaya zorlanması.
"Bu işin arkasındaki şirketler, daha önce hiç görülmemiş ölçekte pazar gücü ve kapasiteyi tek elde topluyor. Bu yüzden, açıkçası, ihtiyaç duydukları şeye ve yerel topluluklarla ek çatışmaları önleyecek yollara yatırım yapmaları istenebilir," dedi.
Ribera, iyi bir örnek olarak İspanya hükümetinin geçen ay sunduğu ve veri merkezlerinin elektriğinin yüzde 80'ini yeni kurulan rüzgar ve güneş santrallerinden sağlamasını gerektiren tasarıyı gösterdi.
4. AB'ye karşı "Google"
Büyük teknoloji şirketlerinden bahsetmişken, Ribera Komisyon'un, ABD'deki yakın bir mahkeme kararının ardından benzer bir talebin reddedilmesinin ardından Google'ın bölünmesi konusunda ısrar edip etmeyeceğine dair yaklaşan kararına da yanıt veriyor.
Ribera, Atlantik'in her iki yakasında da tutarlı bir karar alınmasının daha tercih edilebilir olacağını belirtti. "Şirketler, bu küresel şirketler, tüketiciler ve düzenleyici kurumlar için her zaman yeterli tutarlılığı korumak tavsiye edilir," dedi.
Ancak Washington'dan, büyük teknoloji şirketlerine yönelik antitröst kurallarını yumuşatması yönündeki baskılara boyun eğeceğine dair hiçbir belirti göstermedi. Ribera, her kararın "kendi yeteneklerimize, değerlendirmelerimize ve yasalarımıza uymamıza" dayanacağını belirtti.
5. Çin'le diyalog kurmak ama kırmızı çizgilere bağlı kalmak
Ribera, Komisyon'daki birçok meslektaşına kıyasla Çin'e karşı daha yumuşak bir yaklaşımıyla tanınıyor. Bu haftaki röportajında, Pekin'in üretimdeki baskın rolünün Avrupa sanayisi karşısında çıkardığı zorluklarla başa çıkmak için diyalog ve ticari önlemlerin bir kombinasyonunu savundu.
"Çin'le ticaretteki bu dengesizliklerle başa çıkmanın bir yolunu bulmalıyız," diyen Ribera, aynı zamanda "siyasi diyalogun çok önemli olduğunu" düşündüğünü belirtti.
Ancak bu, AB'nin sanayilerini korumaktan vazgeçmesi gerektiği anlamına gelmiyor diye vurguladı.
"Bence sert duruşumuzu savunmak için güçlü yönlerimizi de kullanmamız önemli; her şeye izin vermeyeceğiz. Brüksel, Çin'le birlikte hangi alanlarda çalışabileceğimizi, dikkate almamız gereken ihtiyat unsurlarının neler olduğunu ve siyasi diyalogun bu konuyla başa çıkma şeklimizi nasıl tamamlayıp güncelleyebileceğini anlamalı," diye konuştu.