Antarktika'daki bir yanardağ, atmosfere saf altın püskürtüyor ve bilim insanları bu sürecin nedenini hâlâ çözmüş değil.
Bu eşsiz fenomen, dünyanın en güneydeki aktif yanardağı olan Erebus'ta tespit edildi. Yanardağ, her gün atmosfere mikroskobik saf altın kristalleri gönderiyor.
Erebus, Güney Kutbu'na yaklaşık 1350 kilometre uzaklıktaki Ross Adası'nda bulunuyor ve sürekli bir lav gölüne sahip olmasıyla biliniyor. Ancak lav ve volkanik gazların yanı sıra Erebus, elementel altın parçacıkları da salıyor – bu, daha önce başka bir yanardağda gözlemlenmemiş bir durum.
Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, yanardağ günde yaklaşık 80 gram altın tozu püskürtüyor. En ince parçacıklar, hava akımlarıyla kraterden 1000 kilometreye kadar taşınabiliyor.
Altın izlerine Hawaii'deki Kilauea, İtalya'daki Etna, Alaska'daki Augustine ve Meksika'daki El Chichón gibi diğer aktif yanardağlarda da rastlanmıştı. Bilim insanları, magmanın bakır, gümüş, cıva, arsenik, selenyum, kükürt ve altın gibi çeşitli elementler içerdiğini ve bunların farklı kimyasal bileşikler oluşturabildiğini belirtiyor.
Altın, volkanik süreçlerde doğrudan buharlaşmıyor çünkü metalin kaynama noktası çok daha yüksek. Bunun yerine, altının klor veya kükürt içeren uçucu bileşiklerle taşındığı, sıcak volkanik gazlarda kararlı kaldığı ve soğuduktan sonra kristal oluşturabildiği düşünülüyor.
New Mexico Madencilik ve Teknoloji Enstitüsü'nden Kimberley Meeker liderliğindeki bir jeokimya ekibi, krater çevresindeki kar örneklerini, lav gölünün üzerindeki volkanik gazları ve Antarktika troposferindeki havayı analiz etti. Tüm örneklerde mikroskobik saf altın parçacıkları bulundu.
Elektron mikroskobuyla yapılan incelemeler, parçacıkların sıradan tanecikler değil, neredeyse mükemmel geometrik şekle sahip şeffaf kristaller olduğunu gösterdi. Bazı kristallerin boyu 60 mikrometreye kadar ulaşıyor.
Etkileyici keşfe rağmen Erebus, en fazla altın salan yanardağ değil. Kilauea'nın günde 500 ila 800 gram, Etna'nın ise 2,4 kilograma kadar altın ürettiği tahmin ediliyor. Erebus'u benzersiz kılan şey, metalin kristal elementel altın olarak oluşması.
Bu sürecin nedeni bilim insanları için hâlâ bir gizem. Hipotezlerden biri, altının lavdan klor içeren uçucu bileşikler halinde ayrıldığı, soğurken kristalleştiği ve Antarktika buzunun üzerine çöktüğü yönünde.
Ancak araştırmacılar, bu teorinin bu kadar iyi şekillenmiş kristallerin oluşumunu tam olarak açıklamadığını, çünkü volkanik gazlardaki altın miktarının yetersiz göründüğünü belirtiyor.
Volkanolog Philip Kyle daha sonra başka bir olasılık öne sürdü: Altın, lav gölünün yüzey kabuğunda yavaş yavaş oluşuyor ve ardından volkanik gazlarla birlikte atmosfere püskürtülüyor olabilir.