Icerige atla
Yaşam ⭐ 82/100

Alman Mahkemesi Elektrikli Araçta Gerçek Menzil Skandalına Dur Dedi: Peugeot e-2008 Yarı Menzille İade Edildi

Alman Mahkemesi Elektrikli Araçta Gerçek Menzil Skandalına Dur Dedi: Peugeot e-2008 Yarı Menzille İade Edildi

Almanya'da bir mahkeme, elektrikli aracının gerçek menzilinin açıklanan değerin çok altında olduğunu kanıtlayan tüketiciyi haklı bularak önemli bir emsal karara imza attı.

Yıllardır süren agresif pazarlama politikalarıyla otomobil üreticileri, aracın gerçek menzilinden çok daha yüksek değerler vaat ediyor. Bu durum, birçok tüketicinin kendini aldatılmış hissetmesine neden oluyor ve giderek daha fazla kişi avukatlara başvuruyor. Almanya'daki son örnekte Wuppertal Bölge Mahkemesi, bir Peugeot e-2008 alıcısını haklı buldu. Söz konusu elektrikli araç, gerçek kullanım koşullarında resmi katalogda belirtilen menzilin ancak yarısını gidebiliyordu.

Avrupa WLTP prosedürüne göre 332 ila 341 kilometre arasında menzil vaat edilen aracın, sahibi genellikle ancak 160 kilometre yol yapabiliyordu. Üstelik bu değer, son derece ekonomik bir Eco modunda ve şehir içi sürüşte elde ediliyordu.

Mahkeme, bayinin aracı geri almasına ve müşteriye parasını iade etmesine hükmetti. Otomobil ithalatçıları, katalog verilerinin soyut istatistikler ve tahminler olduğu gerekçesiyle tüm şikayetleri reddediyor. Ancak hakimler, resmi menzil değerinin 'vaat edilmiş bir kalite' olduğunu ve tüketicinin parasını bu beklentiyle yatırdığını vurguladı.

Mahkeme kararı, Avrupa Birliği genelinde uyumlaştırılmış katı hukuk normlarına dayanıyor. Bu da, Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında da benzer bir hukuki mücadelenin tamamen mümkün olduğu anlamına geliyor.

Haklarınızı mahkemede aramak için menzil açığının, Wuppertal davasındaki gibi yüzde 50 gibi çarpıcı olması hiç de gerekmiyor. Yerleşik Avrupa içtihadına göre yasal sınır çok daha düşük belirlenmiş durumda. Eğer gerçek menzil, resmi olarak açıklanan değerlerden yüzde 10'dan fazla sapıyorsa, bu zaten malın ciddi bir ayıbı sayılıyor ve dava açmak için tamamen yeterli bir gerekçe oluşturuyor.

Söz konusu Alman davasında atanan bilirkişi, aracı testlere tabi tuttu ve bataryada steril laboratuvar koşullarında bile yüzde 18'lik doğuştan gelen bir eksiklik olduğunu kanıtladı (araç laboratuvarda vaat edilen 330 kilometre yerine ancak 282 kilometre yol yapabildi). Bu durum otomatik olarak yüzde 10'luk yasal sınırı aştığı için aldatıcı menzil konusunda tartışılmaz bir kanıt olarak kabul edildi.

Ancak Bulgaristan'da böyle bir davanın başarılı olabilmesi için müşterilerin birkaç koşulu yerine getirmesi gerekiyor. Öncelikle araç bir bayiden (tüzel kişi) satın alınmış olmalı, çünkü galerilerdeki özel kişiler arası satışlarda gizli ayıpların sorumluluğu alıcıya ait.

Ayrıca sorunun mevsimsel değil kalıcı olması gerekiyor. Eksi 10 derecede kışın menzil düşüşü nedeniyle hiçbir mahkeme şikayeti kabul etmez, çünkü bu lityum-iyon hücreler için doğal bir fiziksel süreç.

Tüketicinin en önemli silahı, batarya sağlık indeksini (State of Health) gösteren sertifikalı bir teşhis raporu. Bu rapor, erken aşınmayı ve izin verilen yüzde 10'luk sınırın dışındaki sapmaları kanıtlıyor.

Unutulmamalı ki yasa, mahkeme öncesinde resmi bir şikayet prosedürünün izlenmesini şart koşuyor. Bu, satıcıya sorunu onarım veya yazılım güncellemesi yoluyla giderme şansı vermek için yapılıyor.

Alıcılar, sözleşmenin feshi durumunda mahkemenin aracın o ana kadar yaptığı kilometrelere karşılık bir tazminat kestiğini de bilmeli. Buna rağmen, elektrikli araçların ikinci el piyasasında yaşadığı baş döndürücü ve hızlı değer kaybı göz önüne alındığında, nihai mahkeme kararı tüketici için hâlâ avantajlı oluyor.

Paylaş: