Akdeniz'de yaklaşık 800 istilacı türün kalıcı olarak yerleştiği bildirildi. Uzmanlar, deniz suyundaki ısınmanın bu türlerin yayılması için uygun koşullar yarattığını belirtiyor. Bu türler yerel canlıları yerinden ederken, kıyı topluluklarının geleneksel geçim kaynaklarını da tehdit ediyor.
Bilim insanları, Akdeniz Bölgesi'ni iklim değişikliğine karşı en savunmasız alanlardan biri olarak tanımlıyor. Tahminlere göre, yüzyılın sonuna kadar deniz suyu sıcaklığı 2 ila 6 santigrat derece artacak ve sıcak hava dalgaları daha sık ve yoğun hale gelecek.
Oşinograf Ronan McAdam, Avrupa-Akdeniz İklim Değişikliği Merkezi'nden, sürecin aynı zamanda Akdeniz'in kendine özgü özellikleriyle de güçlendiğini belirtiyor. Nispeten kapalı bir havza olduğu için, biriken ısıyı okyanuslardan daha zor dağıtıyor.
Bilim insanları en tehlikeli istilacılar arasında balon balığını gösteriyor. Süveyş Kanalı yoluyla bölgeye giren istilacı türler, yavaş yavaş batıya doğru ilerliyor ve şimdiden Fransa ile İspanya kıyılarına ulaşıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne bağlı Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu verilerine göre, istilacı türler bölgede on yıllardır görülüyor. Ancak 21. yüzyılın başlarından itibaren, su sıcaklığındaki artışa paralel olarak yayılmaları hızla arttı.
Aslan balığı ilk kez 2012 yılında Akdeniz'in doğu kesiminde kaydedildi ve ardından hızla batıya doğru yayılmaya başladı.
Akdeniz'de halihazırda yaklaşık 1000 istilacı tür belirlendi. Bilim insanları, bunlardan yaklaşık 800'ünün kalıcı olarak yerleştiğini belirtiyor.
Olası bir önlem olarak, aslan balığı gibi tüketilebilir türlerin avlanmasının ve satışının teşvik edilmesi tartışılıyor. Bir diğer öneri ise balıkçılara, insanlar için tehlikeli olan balon balığı gibi türleri yakalamaları karşılığında maddi teşvik verilmesi ve ardından bu balıkların imha edilmesi.
İtalyan Yüksek Çevre Koruma ve Araştırma Enstitüsü'nden zoolog Piero Genovesi'ye göre, tek kalıcı çözüm fosil yakıt kullanımının sınırlandırılması. Ona göre bu, uluslararası düzeyde koordineli eylem gerektiriyor.