Sosyal medyada giderek daha fazla kadın, adet döneminden önceki günlerde kendilerini daha az çekici, şişkin, yorgun ve duygusal olarak dengesiz hissettiklerini paylaşıyor. TikTok'ta "luteal çirkinlik" olarak popüler olan bu durum, milyonlarca izlenme alarak bu değişimlerin gerçekten var olup olmadığı yoksa sadece bir internet akımı mı olduğu sorusunu akıllara getirdi.
"Sadece bana mı öyle geliyor yoksa dünyanın en çirkin insanı mıyım?" diye soruyor 30 yaşlarındaki bir kadın, "Bakış açısı: luteal fazdaki kızlar" notuyla paylaştığı TikTok videosunda. 2,4 milyondan fazla izlenen bu videoya yüzlerce kadın aynı şeyi yaşadıklarını belirten yorumlar yapıyor.
Genel pratisyen hekim ve kadın hormonları uzmanı Dr. Louise Newson'a göre, adet döngüsünün ikinci yarısı olan ve adet kanamasının başlamasıyla sona eren luteal fazdaki belirtiler tamamen gerçek olabiliyor.
Dr. Newson, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Hormonlar cildi, kolajeni, uykuyu ve ruh halini etkiliyor. Birçok kadın cildinin daha kuru olduğunu, teninin daha soluk göründüğünü, sivilce çıktığını, şişkinlik yaşandığını ve göğüs şeklinde değişiklikler olduğunu fark ediyor" diyor.
25 yaşındaki Elena Spaven ise bu dönemde "aşırı derecede şişkin" hissettiğini belirtiyor.
"Cildim cansız görünüyor, yüzüm daha yorgun, göğüslerim ise daha ağır ve ağrılı" diye ekliyor.
Londra Üniversitesi Koleji'nde üreme ve moleküler genetik alanında öğretim görevlisi olan Dr. Helen O'Neill'e göre bunun sebebi hormonal değişiklikler. Adet öncesi günlerde östrojen seviyeleri düşerken, progesteron artıyor; bu da sebum üretimini ve sıvı tutulumunu tetikleyerek yüzde şişkinliğe, genel ödemeye ve göğüslerde hassasiyete yol açabiliyor.
Fiziksel değişimlerin yanı sıra birçok kadın bilişsel ve duygusal belirtiler de yaşıyor.
Elena, "Kendimi letarjik, tamamen motivasyonsuz ve sanki beynim ağır çekim çalışıyor gibi hissediyorum. Daha dikkatsizim, daha çok şey unutuyorum ve kimseyle konuşmak istemiyorum" diye konuşuyor.
30 yaşındaki Henrietta da luteal fazda yoğun sinirlilik, değersizlik hissi ve hatta hoş olmayan deneyimlere dair takıntılı hatırlamalar yaşadığını anlatıyor.
"Bazen konuşma sırasında en basit kelimeleri hatırlamakta zorlanıyorum, görüşüm bulanıklaşıyor ve odaklanamıyorum. Bu durum özellikle iş yerinde çok zorlayıcı olabiliyor" diyor.
Dr. Newson'un belirttiğine göre bu belirtiler sıklıkla hafife alınıp "sıradan bir PMS (Premenstrüel Sendrom)" olarak nitelendiriliyor.
"Kadınlar gerçekten acı çekiyor ve bu durum onların çalışma, sosyalleşme ve normal şekilde işlev görme becerilerini etkiliyor" diye vurguluyor.
Uzmanlar, hormonal değişikliklerin kişisel ilişkileri de etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Henrietta, bu dönemde partnerine karşı daha çabuk sinirlendiğini, arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde ise ya aşırı fazla şey paylaştığını ya da tamamen içine kapandığını itiraf ediyor.
İki çocuk annesi 36 yaşındaki girişimci Charlotte Dods, şişkinlik, sivilce ve odaklanma sorununun özgüvenini ciddi şekilde zedelediğini söylüyor.
"Kendi işinizi yaptığınızda, hormonlarınız değişiyor diye takviminizi durduramazsınız" diyor.
Uzmanlar, birçok kadının luteal fazdan ancak sosyal medya sayesinde haberdar olması nedeniyle adet döngüsü konusunda daha fazla eğitime ihtiyaç olduğunu düşünüyor.
Dr. O'Neill, kadınların bu dönemi "öngörülebilir ve geçici bir faz" olarak kabul etmelerini, beslenmelerine ve sıvı alımlarına dikkat etmelerini öneriyor. Tuzlu yiyecekler, alkol ve işlenmiş gıdaların kısıtlanması ile fiziksel olarak aktif kalınması, şişkinliği ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabiliyor.
Dr. Newson, belirtilerin şiddetli olması ve günlük hayatı aksatması durumunda kadınların mutlaka tıbbi destek almaları gerektiğinin altını çiziyor.
"İlk muayenede yeterli yanıtı alamazsanız, ikinci bir görüş alın. Bu belirtiler, kadınların sadece katlanmak zorunda olduğu şeyler olarak kabul edilmemeli" diye konuşuyor.