Icerige atla
Ekonomi ⭐ 85/100

Abrovski: Bulgar Üretici Başkalarının İndirimlerini Ödemeyecek!

Abrovski: Bulgar Üretici Başkalarının İndirimlerini Ödemeyecek!

Tarım Bakanı Plamen Abrovski, BNT'ye verdiği röportajda devletin, 'Özen Sepeti' girişiminin duyurulmasının ardından Bulgar üreticilere yönelik baskı girişimlerini engellemek için tüm mekanizmaları harekete geçirdiğini söyledi.

Abrovski, tedarikçileri fiyat düşürmeye zorlayan sinyallerin Rekabet Kurumu'na (KZK) ulaştığını ve bu kurumun haksız ticari uygulamaları tespit etme yetkisine sahip olduğunu belirtti. Bakan, konuyu yalnızca ekonomik bir anlaşmazlık olarak değil, Bulgar üreticinin korunması ve tüm gıda zincirinde adalet sağlanması meselesi olarak ele aldı.

Devlet, Zincirler ve Üreticiler Arasına Giriyor

'Özen Sepeti' girişiminin duyurulmasının hemen ardından tarım üreticilerine yönelik baskı sinyalleri ortaya çıktı. Bu girişim, tüketiciler için temel ürünlerde daha düşük fiyatlar öngörüyor. Sektör temsilcilerine göre, bazı üreticiler tedarik fiyatlarını %15 düşürmeye zorlanıyor, bu da tezgahtaki sosyal indirimin gıdayı üreten insanlar tarafından ödenmesi anlamına geliyor.

Plamen Abrovski, hükümetin böyle bir modele izin vermeyeceğini belirtti. Bakan, 'Bulgar üretici desteklenmeden, eşit ayakta olmadan ve doğru pazarlık gücüne sahip olmadan bu iş olmaz' dedi. Ona göre, yürürlükteki yasa değişiklikleri tam da bu tür riskler için yapıldı; ticari zincirdeki güçlü tarafın zayıf olana koşulları dikte etmesini durdurmak.

'Ben Sizin Bakanınızım, Benim İşim Sizinle İlgilenmek'

Bakan, sinyallerin ortaya çıkmasının hemen ardından iki sektör derneğiyle iletişime geçtiğini ve mağdur üreticilerle bir toplantı talep ettiğini anlattı. İlk başta zorluklar yaşandığını, çünkü çiftçiler arasında kurumlara karşı korku ve güvensizlik olduğunu söyledi. Abrovski'ye göre, bu korku, üreticiler ve büyük ticari operatörler arasındaki ilişkilerdeki sorunun ne kadar derin olduğunu gösteriyor.

Abrovski, 'Şu soruyu sordum: Peki, neden bana gelmediniz? Neden söylemediniz? Ben sizin bakanınızım, benim işim sizinle ilgilenmek' dedi. Üreticilerin yanıtı, son 30 yıldır vaatler duydukları ama kimsenin onlarla ilgilenmediği oldu. Bakan, bunu birikmiş hayal kırıklığının ve sektörde gerçek koruma eksikliğinin göstergesi olarak değerlendirdi.

KZK Davayı Üstleniyor, Suçlular Cezalandırılacak

Abrovski, ticari baskıya maruz kalan iki üreticinin davet edildiğini ve dinlendiğini belirtti. Ona göre, belirli vaka doğrudan 'Özen Sepeti' ile ilgili değil, anı kullanarak tedarik fiyatlarını baskı altına alma girişimiydi. Ancak bakan, tesadüflere inanmadığını ve 'bir yerlerde birinin sistemi test ettiğini' vurguladı.

'Ve işe yaradı' diyen Abrovski, üreticilerin KZK Başkanı ile tanıştırıldığını ve Rekabet Kurumu'na bilgi verildiğini söyledi. Bakan, 'KZK yetkilerini kullandı. Artık bu haksız ticari uygulamaları ve tedarikçi ile ticari zincir arasındaki ilişkileri inceleyebilecek tek organ KZK olduğu için suçluların cezalarını çekeceğinden eminim' dedi.

Yeni Yasalar Eski Uygulamaları Durdurmalı

Abrovski'ye göre, mevzuattaki değişiklikler KZK'ya daha güçlü araçlar veriyor. Komisyonun yalnızca ihlalleri tespit edip cezalandırmakla kalmayıp, daha önemli etki olan önlemeyi de sağlayacağına inanıyor. Amaç, ticari zincirlerin artık açık ve kaba bir şekilde yükü üreticilere aktaramayacaklarını anlamaları.

'Bu, KZK'nın yetki alanındadır. Kendi mekanizmaları var. Dahası, değiştirdiğimiz yasa onlara daha fazla yetki veriyor' diyen bakan, hükümetin 'adalet ve kontrol sağlamaya kesin kararlı' olduğunu, çünkü Bulgar çiftçilerin büyük alıcılarla müzakerelerde daha fazla korumasız kalamayacağını belirtti.

'Özen Sepeti' Çiftçileri Vurmamalı

Abrovski, 'Özen Sepeti' girişimi ile şikayet edilen ticari baskı girişimleri arasında net bir ayrım yaptı. Ona göre, önlem insanların yararına tasarlandı, ancak tüketici için düşük fiyatın üreticilere baskı yapılarak elde edilmesine izin verilemez. Bu olursa, sosyal etki en başından zedelenecektir.

Bu nedenle konu, sıradan bir fiyat tartışmasının ötesine geçiyor. Mesele, devletin hem tüketiciyi hem de üreticiyi aynı anda koruyup koruyamayacağıdır. Bulgar haneleri uygun fiyatlı gıdaya ihtiyaç duyuyor, ancak Bulgar çiftçiler bu indirimin gizli ödeyicileri haline getirilmemeli.

Üreticilerin Korkusu Ortaya Çıktı

Abrovski'nin üreticilerin kurumlara güvensizliğine ilişkin sözleri, daha geniş bir sosyal sorunu da gözler önüne serdi. Çiftçiler hemen tepki vermediler çünkü onları kimsenin koruyacağına inanmadılar. Bakana göre bu, sıradan insanın ve üreticinin politikaların merkezine konmadığı 30 yıllık birikmiş bir sonuç.

'Son 30 yıldır kimse bir şey yapmadı, kimse sıradan insana dikkat etmedi' diyen Abrovski, bu sorunu sonuçsuz kalan kampanyalı denetimler ve kamuya açık beyanlar yerine gerçek kontrole duyulan ihtiyaçla ilişkilendirdi. Ona göre, yeni yaklaşım üreticilere devletin artık yalnızca bir gözlemci olmadığını göstermeli.

Süt İthalatında da Denetim Başlıyor

Tarım Bakanı, ülkede süt ithalatında yeni bir denetim hattı başlatıldığını duyurdu. Büyük üreticilerle yaptığı toplantıda kendisine neden onları denetlediğinin sorulduğunu belirten Bakan, bunun şimdiye kadar etkili bir denetim yapılmadığını gösterdiğini söyledi. Abrovski, geçmişte denetimlerin genellikle seçici olduğunu veya PR amacıyla yapıldığını ifade etti.

Bakan, konunun her tüketici için neden önemli olduğunu açıklamak için kişisel bir örnek verdi. 'Kaşar peyniri yemeyi çok severim' diyen Bakan, piyasadaki kaşarın ne kadarının Bulgar sütünden yapılmış Bulgar ürünü olduğunu bilmediğini itiraf etti. Kontrolün amacının, tüketicilere yalnızca güzel etiketli değil, aynı zamanda şüpheli menşeli olmayan iyi gıda sunmak olduğunu söyledi.

Büyük Bahis: Adil Bir Gıda Zinciri

Üreticilere yönelik baskı vakası, düşük fiyat mücadelesinin yalnızca mağaza kasasında yapılamayacağını gösteriyor. Devlet gerçek bir etki istiyorsa, tüm zinciri izlemelidir: çiftlik ve mandıradan depoya ve tezgaha kadar. Aksi takdirde, her iyi girişim piyasadaki daha güçlü oyuncular tarafından çarpıtılabilir.

Abrovski, bu kez kurumların sadece şikayet üzerine değil, önleyici olarak da hareket edeceğinin sinyalini veriyor. Kilit test, KZK'nın gerçekleri tespit edip etmeyeceği, ihlallerde yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı ve ticari zincirlerin davranışlarını değiştirip değiştirmeyeceği olacak. Üreticiler için bu bir hayatta kalma meselesi, tüketiciler için uygun fiyatlı ve kaliteli gıda, devlet için ise uzun süre yeterli adalet olmadan çalışan bir pazarda nihayet zayıf tarafı koruyabilme yeteneği meselesidir.

Paylaş: