ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi yargıcı Tomoko Akane'ye yaptırımlar uyguladı. Bu karar, Trump yönetimi tarafından mahkemeye karşı yürütülen kampanyanın bir parçası. Mahkeme, 2002 yılında uluslararası toplum tarafından savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılamak amacıyla kuruldu.
Geçen yıl, Washington, mahkeme yetkilileri dahil olmak üzere several personele yaptırımlar uygulamıştı. Bu yaptırımlar, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'ın tutuklanması ve Afganistan'da Amerikan askerlerinin soruşturulması nedeniyle uygulanmıştı.
Yaptırımlar, ilgili kişilerin Amerika'da sahip olabileceği tüm varlıklarını donduruyor ve temel olarak onları Amerikan finansal sistemine erişimi engelliyor.
Haziran ayında, üç mahkeme yargıcı, Trump ve yönetimi aleyhine dava açtı. Yargıçlar, yaptırımların yasadışı olduğunu iddia etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçen ay, yönetimin mahkemeye karşı çabalarını artıracaktır dedi. Rubio, mahkemenin Amerikan askerlerini ve diğer yetkilileri tehdit ettiğini söyledi.
ABD, mahkemenin üyesi olmadı. Mahkeme, ancak bir üye ülkenin kendisi yargılama yapamadığı veya yapmak istemediği durumlarda yetki sahibi oluyor.
Japan, ABD'nin mahkeme yargıcı Tomoko Akane'ye uyguladığı yaptırımları eleştirerek, bu kararın 'çok talihsiz' olduğunu belirtti. Japan Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni desteklediğini ve mahkemenin savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılama çabalarını takdir ettiğini açıkladı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi de bu kararı eleştirerek, yaptırımların mahkemenin bağımsızlığını tehdit ettiğini ve savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılama çabalarını engellediğini belirtti. Mahkeme, yaptırımların yasadışı olduğunu ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız şekilde çalışmasına engel oluşturduğunu iddia etti.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa da mahkemeye desteklerini açıkladı. İkisi de, mahkemenin bağımsız ve tarafsız şekilde çalışabilmesi için gerekli koşulların sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Yaptırımlar, ABD'nin mahkemeye karşı yürüttüğü kampanyanın bir parçası olarak görüldü. Mahkeme yetkilileri, yaptırımların yasadışı olduğunu ve mahkemenin bağımsızlığını tehdit ettiğini iddia etti. Mahkeme, ayrıca yaptırımların savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılama çabalarını engellediğini belirtti.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, yaptırımların kendilerine karşı bir tehdit oluşturmadığını ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız şekilde çalışmaya devam edeceğini açıkladı. Mahkeme, ayrıca yaptırımların savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçları yargılama çabalarını engellemediğini ve mahkemenin bu çabalarına devam edeceğini belirtti.