Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

15 Temmuz Direnişi, Dünya Demokrasi Tarihinde Eşsiz Bir Örnek

15 Temmuz Direnişi, Dünya Demokrasi Tarihinde Eşsiz Bir Örnek
Malta Mavi Lagün'de İngilizce

Türkiye siyasi tarihinin en acımasız darbe girişimlerinden biri, tam 10 yıl önce 15 Temmuz 2016'da yaşandı. Ülkemizin kurumlarına sızmış bir terör ağı tarafından gerçekleştirilen bu darbe teşebbüsünün amacı, milletimizin geleceğini ele geçirmek ve Türkiye'yi yıllarca sürecek bir kaosa sürüklemekti.

Onurlu milletimiz, darbecilere karşı durarak bağımsızlığını ve geleceğini savundu. Kahramanca direnişiyle tüm dünyaya, bu topraklarda milli iradenin asla esir alınamayacağını ilan etti. Türk halkının 15 Temmuz gecesi sergilediği sağduyu, cesaret ve ileri görüşlülük, şüphesiz dünya demokrasi tarihinde de eşsiz bir örnek teşkil etmektedir.

FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen bu hain darbe girişimi, sıradan bir darbe kalkışması değil, ülkemizin bağımsızlığını da tehdit eden kapsamlı bir işgal girişimiydi. Darbecilerin ilk hedefleri, milli iradeyi ve bağımsızlığımızı simgeleyen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. 15 Temmuz gecesi yaptığım açıklamada, milletin gücünden daha üstün bir güç tanımadığımı vurgulamıştım. Bu açıklamayı yaparken, Türk milletinin kendi iradesini koruyacağına olan inancım tamdı. Nitekim aynı gece, büyük bir inanç ve kararlılıkla sokaklara dökülen milletimiz, terör örgütüne boyun eğmedi. Devletinin bağımsızlığını, demokratik kazanımlarını ve özgür iradesini canı pahasına savunarak darbecileri püskürttü ve nesilden nesile gururla anlatılacak bir milli irade destanı yazdı.

Milletimizin bu cesur duruşundan ilham alarak, bu sinsi darbe girişiminin olumsuz sonuçlarını hızla ortadan kaldırmak için derhal harekete geçtik. En kısa sürede, devlet kurumlarında demokratik işleyişe siyasi olmayan yollarla zarar verebilecek tüm yapılanmaları tehdit unsuru olmaktan çıkaran yapısal reformları hayata geçirdik. Ardından, mücadele ettiğimiz diğer terör örgütlerini bitirme stratejisi kapsamında yurt içinde ve yurt dışında yürütülen operasyonlarda kritik başarılar elde ettik. Son olarak da milli birlik ve beraberlik tarihimizde yeni bir sayfa açan 'Türkiye'siz Terör' sürecini başlattık.

'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzu gerçekleştirme yolundaki temel aşamalardan birini oluşturan bu süreç, kapsayıcı ve birleştirici yaklaşımı, güvenlik güçlerimizin özverili çabaları ve siyasi kurumlarımızın desteği sayesinde hedefine emin adımlarla ilerlemektedir. 'Türkiye'siz Terör' sürecinin başarıya ulaşmasının sadece ülkemizin huzuruna değil, tüm bölgemizin barışına da katkı sağlayacağına inanıyorum.

Ülkemizin ekonomik refahını ve kalkınmasını da hedef alan bu darbe girişiminin faillerine karşı yürüttüğümüz mücadele sonucunda, enerji, ulaştırma, sağlık, tarım, teknoloji ve savunma gibi sektörlerde hayata geçirdiğimiz projelerle daha müreffeh bir geleceğe doğru kararlı adımlar attık. Son 10 yılda başlattığımız 'Milli Teknoloji Hamlesi' sayesinde savunma, havacılık ve uzay sanayisinde önemli ilerlemeler kaydettik. Elektrikli ve akıllı ulaşım sistemleri geliştirdik, sağlık ve tarım alanındaki büyük yatırımlarla milletimizin fedakarlığını boşa çıkarmamaya çalıştık. Bu dönemde uluslararası alanda tanınan birçok ürün geliştirdik. Bunların başında yerli elektrikli otomobilimiz TOGG, milli muharip uçağımız KAAN, milli korvetlerimiz ve insansız hava araçlarımız geliyor.

Öte yandan, geçen 10 yılda dış politikada girişimci yaklaşımıyla Türkiye, bölgesel ve küresel düzeyde krizlerin ve çatışmaların çözümünde etkili bir aktör haline geldi. Tüm kriz bölgelerinde güçlünün değil, mazlumun ve haklının yanında yer aldık; barış ve huzurun tesisi için sorumluluk üstlenmekten kaçınmadık. Zulmün ve adaletsizliğin olduğu her yerde uluslararası hukukun, adaletin ve vicdanın sesi olduk. Bugün Türkiye, bölgesel ve küresel meselelere katkısı aranan, fikrine saygı duyulan ve görüşlerine başvurulan bir ülke olarak tanımlanıyorsa, bunun temelinde 15 Temmuz gecesi canı pahasına bağımsızlığını ve geleceğini savunan onurlu milletimizin iradesi yatmaktadır.

Uluslararası işbirliği gerektiren terörle mücadele, dış politika gündemimizde öncelikli yerini korumaktadır. Bilindiği gibi, FETÖ'nün yurt dışı yapılanmasındaki iç çözülme süreci son iki yılda hız kazandı. Ancak bazı ülkelerin hâlâ bu örgüte üstü kapalı da olsa destek verdiğini ve mensuplarını barındırdığını biliyoruz. Bu vesileyle, amaçlarına ulaşmak için her yolu meşru gören, her kılığa giren, demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi evrensel değerleri istismar etmekten çekinmeyen FETÖ'ye karşı daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulamak isterim. 15 Temmuz gecesi darbeciler tarafından katledilen 253 vatandaşını kaybetmiş bir millet olarak, uluslararası toplumdan temel beklentimiz, Türkiye'nin haklı mücadelesine destek vermesidir. Küresel barış, güvenlik ve refah, ancak terör örgütlerine karşı hiçbir ayrım gözetmeksizin kararlı ve tavizsiz bir mücadele ve samimi işbirliği ile sağlanabilir.

Uzun dönem Malta'da, üniversite destekli okullarda dilini geliştir. Kayıt bilgisi →
Paylaş: