23 Haziran 2016 tarihinde gerçekleşen ve Birleşik Krallık'ı AB'den ayıran tarihi referandumun üzerinden tam 10 yıl geçti. Ada ülkesi vatandaşları sandık başına gitmiş ve kıl payı bir farkla ayrılık kararı çıkmıştı. Oyların %51,9'u AB'den ayrılmayı desteklerken, %48,1'i kalmayı tercih etti. Seçmenler ağırlıklı olarak ülkenin sınırlar, yasalar ve bütçe üzerinde tam kontrolü ele geçirme, AB vatandaşlarının serbest dolaşımını kısıtlama ve Brüksel'in Britanya siyaseti üzerindeki etkisini azaltma arzusuyla ayrılık yönünde oy kullandı.
Az bir farkla alınan bu karar yalnızca Birleşik Krallık'ı değil, tüm Avrupa'yı değiştirdi. Birleşik Krallık, zorlu müzakerelerin ardından 31 Ocak 2020'de AB'den resmen ayrıldı. O tarihten bu yana ülke bağımsız bir ticaret politikası izliyor, yeni göçmenlik kuralları getiriyor ve dünya çapında düzinelerce ticaret anlaşması imzalıyor.
10 yıl sonra Birleşik Krallık'ta kamuoyu önemli ölçüde değişti. 2026 yılına ait çeşitli anketlere göre Britanyalıların %55 ila %57'si artık ayrılmanın bir hata olduğunu düşünüyor. Çoğunluk, daha kolay ticaret ve hatta insanların serbest dolaşımının bazı unsurlarının geri getirilmesi de dahil olmak üzere AB ile daha yakın bağları destekliyor.
Bununla birlikte, büyük siyasi partiler tamamen yeniden katılım konusunu gündeme getirmiyor. Brexit, adadaki siyasi istikrarsızlığı hızlandırdı ve özellikle İskoçya ve Kuzey İrlanda'da olmak üzere İngiltere ile Birleşik Krallık'ın diğer bölgeleri arasındaki farklılıkları derinleştirdi.