Sevilen rengi seçmek genellikle tamamen kişisel bir zevk meselesi gibi görünse de, bazı araştırmalar renk tercihleri ile beynin bilgiyi işleme biçimi arasında bir bağlantı arıyor. WP Kobieta'da yer alan bir habere göre, ortalamanın üzerinde zeka katsayısına sahip kişiler seçimlerinde daha tutarlı davranıyor ve duyuları aşırı yormayan renklere yöneliyor. Bu noktada öne çıkan iki ton ise mavi ve yeşil.
Mavi en sık tercih edilen renk oluyor
Haberde, Britanya Kolumbiyası Üniversitesi'nde yapılan bilimsel deneylere atıfta bulunuluyor. Bu deneylere göre mavi, yüksek entelektüel potansiyele sahip kişiler arasında en çok tercih edilen renk konumunda. Bunun açıklaması modaya veya estetiğe değil, rengin dikkat ve sakinlik hissi üzerindeki etkisine dayanıyor.
Mavi geleneksel olarak gökyüzü, deniz ve geniş açık alanlarla ilişkilendiriliyor. Metinde de vurgulandığı üzere, bu çağrışımlar rahatlama hissini destekleyebiliyor ve gerginliği azaltarak uzun süreli odaklanma için daha uygun bir ortam yaratıyor.
“Bu seçim tesadüf değil. Mavi, içgüdüsel olarak gökyüzünün enginliği ve okyanusun sakinliği ile özdeşleşiyor. Stresi azaltarak rahatlama hali yaratıyor” ifadeleri yer alıyor. Yazarlar, mavi ortamı aynı zamanda daha kolay soyut düşünme ve standart dışı çözümler bulma süreciyle de ilişkilendiriyor.
Yeşil neden favoriler arasında?
Materyalde, yüksek zekaya sahip kişilerin tercih ettiği renkler arasında yeşil ikinci sırada yer alıyor. Özellikle yeşilin parlak ve aşırı doygun tonları değil, daha derin, sakin ve yumuşak tonları çekici geliyor.
Bunun nedeni yine görsel yorgunlukla açıklanıyor. Renk psikolojisinde yeşil, algılanması nispeten kolay ve sürekli dikkat yorgunluğu gerektirmeyen bir renk olarak değerlendiriliyor. Habere göre bu durum, beynin kaynaklarını güçlü dış uyaranları işlemek yerine doğrudan yapılan işe aktarmasına olanak tanıyor.
“Beyin pürüzsüz bir şekilde analitik moda geçebilir; bu da bilgi edinmeyi, odaklanmayı ve doğru sonuçlara varmayı kolaylaştırır” deniliyor. İşte bu yüzden yeşil, kişinin uzun süre odaklanmak zorunda olduğu çalışma veya eğitim ortamlarıyla anılıyor.
Parlak kırmızı ve turuncu daha çok yorabiliyor
Kuvvetli sıcak renklere karşı tutum ise tamamen farklı. Materyale göre yüksek zekaya sahip kişiler, özellikle çalışmaları veya odaklanmaları gerektiğinde, etraflarında çok parlak kırmızı veya turuncunun uzun süre bulunmasını daha az tercih ediyor.
Bunun nedeni, yoğun tonların dikkati çok daha güçlü çekmesi ve kalıcı bir görsel uyarana dönüşebilmesi. Uzun süre maruz kalmak, duyusal yorgunluğa veya daha çabuk dikkat dağınıklığına yol açarak tek bir göreve odaklanmayı zorlaştırabiliyor.
Ancak bu, parlak renklerin “kötü” olduğu veya onları seven kişilerin daha az zeki olduğu anlamına gelmiyor. Materyalde bu renkler yalnızca, sakin ve uzun süreli zihinsel çalışmalar için her zaman en uygun arka planı oluşturmayan daha yoğun uyarıcılar olarak ele alınıyor.
Tüm bunların zeka ile ne ilgisi var?
Haberdeki temel fikir, beynin sezgisel olarak kendisini aşırı yüklemeyen bir ortamı tercih edebildiği yönünde. Analiz yapmak, problem çözmek veya büyük miktarda bilgiyi işlemek için daha fazla zaman harcayan kişiler için sakin renk ortamı çok daha rahatlatıcı olabiliyor.
Bu nedenle mavi ve yeşil, uyum hissini destekleyen ve aşırı görsel uyaranları sınırlayan renkler olarak tanımlanıyor. “Yüksek zeka katsayısına sahip kişilerin mavi ve yeşili seçmesi, zihinlerinin sezgisel olarak uyuma yöneldiğini gösteriyor” diye özetleniyor.
Elbette favori rengin tek başına bir kişinin zekasını ölçmesi mümkün değil. Ancak bu durum, kişinin hangi görsel ortamda kendini daha sakin ve odaklanmış hissettiğine dair ilginç bir ipucu verebiliyor.