Bulgaristan Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliyana Yotova, ülkesinin jeopolitik ve coğrafi konumu ile AB üyeliği sayesinde elinde altın bir kart tuttuğunu belirterek, Avrupa'nın stratejik özerklik kazanması gerektiğini vurguladı. Yotova, Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusunda Başbakan Rumen Radev'in çekincelerini destekleyerek, Ortodoks inananların bölünmemesi gerektiğini savundu.
bTV'ye verdiği özel röportajda Bulgaristan'ın jeopolitik avantajlarına dikkat çeken Yotova, "Uzun yıllar ülkemiz bir çeper olarak görüldü ve büyük projeler bizi bypass etti. Ancak artık buradan enerji, kara ve ileri teknoloji koridorları geçecek. Bulgaristan, Avrupa'nın bu kesiminde güçlü bir ekonomik merkeze dönüşebilir" dedi.
Avrupa Birliği'nin işleyişine dair de çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Yotova, "AB, bir öğretmenin çocuklara ne öğreneceklerini söylediği bir sınıf değildir. Bulgaristan'ın sesi, diğer 26 ülkeninki kadar değerlidir. 'Evet politikası' dönemi bitmeli, Avrupa ailesinde ürkek bir misafir gibi davranmaktan vazgeçmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Yotova, Avrupa Komisyonu'nun hukukun üstünlüğü ve jeopolitik duruştan şüphe duysaydı Bulgaristan'a İyileşme ve Kalkınma Planı (PVU) fonlarını serbest bırakmayacağını vurgulayarak, "İki hükümetin başaramadığını bu hükümet 50 günde başardı" dedi.
AB'nin çok yıllı finansal çerçevesi ve kohezyon politikasına dair de uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "Bir sonraki çok yıllı bütçe, dayanışma Avrupası'nı korumalı, aynı zamanda güçlü bir sanayi ekonomisi ve küresel lider inşa etmelidir" diye konuştu.
"Ukrayna ve Orta Doğu'daki iki savaş, AB'nin işleyiş mekanizmasının son derece eskidiğini gösterdi" diyen Yotova, stratejik özerkliğin en büyük savunucularından biri olduğunu belirtti. Avrupa'nın tek bir büyük yapay zeka platformuna bile sahip olmamasının teknolojik bağımlılığı artırdığına dikkat çeken Yotova, "Çin'den ithalata bağımlılıktan kurtulmalıyız. Savunma açısından NATO'ya bu kadar güçlü bağımlı olamayız" ifadelerini kullandı.
Haftanın sıcak gündemi olan 21. Rusya yaptırım paketi tartışmalarına değinen Yotova, Başbakan Rumen Radev'in Rus Patrik Kiril ve Lukoil'in ortak sahibi Vagit Alekperov'a yönelik yaptırımlara karşı çıkma gerekçelerini haklı bulduğunu belirtti.
"Şimdi Ortodoksluğu bölmeli miyiz? Cevabım kesinlikle hayır" diyen Yotova, savaşın getirdiği akaryakıt ve fiyat artışlarının her Bulgar evine girdiğini hatırlattı. Zelenskiy'nin barış görüşmeleri çağrısı yaptığı bir dönemde, yaptırımların dini bir çatışma noktası açacağını savunan Yotova, "Tüm çabalarımız bu çatışmayı diplomatik yollarla çözmeye yönelik olmalıdır" dedi.
Patrik Kiril konusunun, PVU'dan gelen iyi haberi bastırmak için siyasi bir silah olarak kullanıldığını iddia eden Yotova, asıl gündemin Ukrayna'nın AB üyelik müzakerelerinin başlaması olduğunu ve bu kararın oybirliğiyle alındığını sözlerine ekledi. Ayrıca Avrupa liderlerinin yaptırımların geçmişte olduğu gibi 6 aydan daha uzun süreli olması konusunda anlaştığı bilgisini paylaştı.