Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, bir tarafın diğerini ezici bir askeri zaferle yenmesiyle bitmeyecek. Sonu müzakere ve anlaşmayla gelecek. Bu değerlendirmeyi ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptı. Washington, Moskova ve Kiev arasında diplomatik çabaları yeniden güçlendirdiği bir dönemde açıklama geldi. Sözleri, Donald Trump ile Volodimir Zelenski'nin New York'taki görüşmesinin hemen ardından geldi. Görüşmede enerji altyapısına yönelik karşılıklı saldırıların en azından durdurulması olasılığı ele alınmıştı.
WABC radyo istasyonuna verdiği röportajda Rubio, çatışmaların sürmesinin hiçbir tarafa fayda sağlamadığını söyledi. "Kesinlikle Ukrayna'ya zarar veriyor ve Rusya için felaket. Bu savaşta iyi durumda değiller, bu bir gerçek. Dolayısıyla savaşın sona ermesi son derece akıllıca olur" dedi. Dış politikada mantıklı çözümün her zaman hızlı gerçekleşmediğini de kabul etti. "Böyle konularda mantıklı görünen şey her zaman gerçekleşmiyor" diye vurguladı.
Rubio'ya göre taraflar şu anda savaşı bitirecek bir anlaşmaya ulaşmadı. Yine de çatışmanın sonuçta müzakerelerle biteceğine inandığını söyledi.
Rubio'nun en güçlü mesajı olası askeri sona ilişkin değerlendirmesiydi. "Bu savaş bir gün kesinlikle müzakere ve anlaşmayla bitecek. Bir tarafın diğerine ezici askeri zaferiyle bitmeyecek. Anlaşmayla bitecek" diye konuştu. Devlet Bakanı'na göre asıl soru bunun ne kadar sürede olacağı ve bedelinin ne olacağı. "Ne kadar erken olursa o kadar az insan ölür ve o kadar az yıkım olur" dedi.
Bu, Trump yönetiminin üst düzey bir yetkilisinin savaşın olası sonuna ilişkin en net kamu açıklamalarından biri. Washington, bir tarafın tam teslimiyetiyle değil siyasi bir anlaşmayla sonlanmasını görüyor.
Rubio, Donald Trump'ın arabuluculuk çabalarını sürdürme niyetinde olduğunu açıkça belirtti. "Başkan, durumu iyileştirmek ve bu iki ülke arasındaki anlaşmazlıkları aşmak için nerede bir fırsat çıkarsa hazır olacağız dedi. Başkan bunu yapmaya hazır. Ve biz denemeye devam edeceğiz" dedi.
Mesaj, 22 Eylül'de New York'ta Trump ile Zelenski arasında yapılan görüşmenin ardından geldi. Görüşmenin ardından Ukrayna Cumhurbaşkanı, Kiev'in karşılıklı enerji ateşkesine hazır olduğunu açıkladı. Ukrayna, Rusya'nın enerji tesislerine yönelik saldırılarını durduracak, Rusya da Ukrayna'nın elektrik, ısıtma ve su temini altyapısına yönelik saldırılarını durduracak. Amerikan tarafının öneriyi Moskova'ya iletmesi gerekiyor. 23 Eylül itibarıyla onaylanmış bir anlaşma yok.
Enerji ateşkesi, daha geniş müzakereler için alan olup olmadığının testi haline gelebilir. Kiev, saldırıların durdurulmasının karşılıklı olması gerektiğini, tek taraflı olmaması gerektiğini vurguluyor. Zelenski, Trump'ın Ukrayna'dan tek başına Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını istemediğini belirtti.
Diplomatik süreç zorlu olmaya devam ediyor. Rusya ve Ukrayna savaş eylemlerini ve hava saldırılarını sürdürüyor, kilit konulardaki pozisyonları uzak kalıyor. Washington hem müzakere fırsatı arıyor hem de Moskova'ya ekonomik baskıyı artırıyor. Eylül ayında Temsilciler Meclisi, Rus enerji ve savunma sektörüne yönelik yeni bir yaptırım paketi kabul etti.
Rubio'nun sözleri başka açıdan da önemli. Tartışmayı savaşın müzakereyle bitip bitmeyeceği sorusundan, hangi anlaşmanın iki taraf için de kabul edilebilir olacağı sorusuna kaydırıyor. ABD Dışişleri Bakanı olası anlaşmanın nasıl görünmesi gerektiğini belirtmedi, toprak tavizlerini özetlemedi ve Ukrayna'nın hangi güvenlik garantilerini alacağını açıklamadı. İşte bu sorular en zor olanları.
Bu sözler barışın yakın olduğu anlamına gelmiyor. Daha çok Trump yönetiminin çatışmanın stratejik sonunu nasıl değerlendirdiğini gösteriyor: Ne Moskova ne de Kiev tam askeri zafer elde edecek ve bir noktada müzakere masasına oturmak zorunda kalacak. Artık kilit soru sadece bunun olup olmayacağı değil, ne zaman ve hangi koşullarda olacağı.